Hem öğrencilerden, hem hocalardan oluşan inisiyatif, Boğaziçi Üniversitesi ile de sınırlı değil. Herkese açık bir oluşum olmaya çalışıyorlar. Hedefleri ise, gıda egemenliği ile mücadele ederek vatandaşın, gıda ve tarım politikalarına tekrar müdahale edebilmesini sağlamak. Bahçenin ilk ürünlerini temmuzda almayı planlayan Tarlataban’ın tarlasında şu an ekili olarak ayrık yapraklı kırmızı marul, kara pazı, kereviz sapı, Floransa rezenesi, pembe Çanakkale domatesi gibi pek çok ilginç ürün de var.
Tarlataban’ın amaçlarını anlatan Pınar Ercan, Wêranşar’daki “Toprak ve Su” kolektifinden etkilendiğini belirtiyor ve “Bizler doğadan yabancılaşmamış, onunla uyumlu bir yaşam biçimi oluşturmalıyız. Köylerde, vadilerde, devletlerin tüm barbarlığına rağmen topraklarını şirketlere vermemek için direnen insanların neyin mücadelesini verdiğini anlamamız gerekiyor. Bunun için biz şehirli insanlar da yaşadığımız alanlarda direniş ağları yaratmalı ve bu küresel saldırı karşısında küresel dayanışma ağları kurmalıyız” diyor.
İSTANBUL