TORİN REWŞEN / HÊVİ BARAN / BEHDİNAN



YJA-Star gerillası Nîrvana Vejîn, ’25 Kasım Kadına Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’ dolayısıyla gazetemize konuştu. Aslen Kobanê’li olup Reqa’da doğup büyüyen gerilla Nîrvana, Suriye rejiminin kadına yönelik baskılarını ve DAİŞ’in Reqa’daki katliamlarına tanık oldu. Genç yaşta şahit olduğu vahşet ve zulmün ardından özgür dağlara ulaşmış olmanın mutluluğunu yaşayan gerilla Vejîn “Oradoğu’da kadın artık alternatifsiz değil, özgür yaşamı ördüğümüz dağlarımız, gerillalarımız var. Gerçek kurtuluş özgürlük dağlarındadır” diyerek kadınları dağlara, direnişe çağırdı.


Kadın fiziki olarak büyük bir hapis içinde

20 yaşındaki YJA-Star gerillası Nîrvana Vejîn, doğup büyüdüğü çevrede gelişen cinsiyetçi yaklaşımları şöyle ifade etti: “Büyüdüğüm yerde erkek egemenliği kendini aile ve okul ile kökleştiriyordu. Kadın hep ötekileştirilip nesneleştiriliyor, erkek ise merkezde tutulup özneleştiriliyordu. Kadının giydiği kıyafet, üslubu, dışarı çıkmasından tutalım kısacası her konuda erkeğin kadın üzerinde hâkimiyeti olması ve kadının attığı her adımdan erkeğin haberinin olması gerekiyordu. Eğer bunlar erkeğin dilediği gibi olmazsa kadın şiddet görür hatta katledilir! Kadın fiziki olarak dışarı çıkabilse de ruhsal olarak kendini her daim dört duvar arasında hissediyordu ve büyük bir hapis içindeydi.”


Devlet tarihi, yalanlarla beyinlere aşılıyor

Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi Suriye okullarında da çocuklara erkek egemen zihniyetin aşılandığını belirten gerilla Nîrvana, 9 yıl okul okuduğunu ve sistem okullarının çocuklar ve gençler üzerinde ne denli hasarlara yol açtığına dikkat çekip şöyle devam etti: “Öğretmenler, devletin sistemini, devletin tarihini yalanlarla beyinlere aşılıyor. Çocuk eğer devletin dayattığı tek tipe uygun değilse şiddet de uygulanıyor. Aslında birçok kötü özellik sistem okullarında çocuklara aşılanıyor.”


‘Sen Kürt’sün niye onların marşını okuyorsun?’

Vejîn, sistem-okul ile ilgili çelişkilerinin 13 yaşında geliştiğini söyleyerek şunları anlattı: Okulda her Pazar ve Perşembe günleri zorunlu olarak devlet marşı okunuyordu. Herkes okumak zorundaydı. Ben de okuyordum. Bir arkadaşım bir keresinde benim marş okuduğumu görünce ‘Sen Kürt’sün niye onların marşını okuyorsun’ demişti. Arkadaşımın söylediklerinin doğru olduğunu anlamış ve elimi aşağıya indirip okumayı bırakmıştım. Öğretmenim bunu görüp bana yaklaşmış ve ‘Niye marşımızı okumuyorsun, çabuk elini kaldır’ deyince ben tedirgin olup sadece elim yorulduğu için bıraktığımı söylemiştim. Bu tedirginliği bende devlet yaratmıştı. Özellikle kadınlar zayıf görüldüğü için asla karşı çıkma şansları yok! Bu tür arayışlarım çoğaldığı bir dönemde örgüte yakınlığım arttı” dedi.


DAİŞ Reqa’ya girerken 7 kadının kafasını kesti!

DAİŞ’in uyguladığı vahşete bizzat tanık olan YJA-Star gerillası Nîrvana Vejîn, “Devletin baskılarından sonra bir benzeri olan DAİŞ ortaya çıktı. DAİŞ Reqa’ya girdiğinde 7 kadının kafasını kesti. Ve halkı korkutup, sindirmek için şehrin ortasına astı o kafaları! Şengal katliamı ardından DAİŞ esir aldığı Ezidi kadınları Reqa’ya getirdi ve camilerde sattı. ‘Cami kutsal yerdir’ diyen DAİŞ böyle bir ahlaksızlık yaptı. O kadınlar tecavüz edildikten sonra satıldılar. Satın alanlar da yine DAİŞ’liler ve DAİŞ sempatizanlarıydı. DAİŞ’le birlikte işkence arttı. Sadece fiziksel değil psikolojik savaş da yürütüyorlardı. Artık her şey erkeğin istediği gibi gelişiyordu. Akşam ezanı okunduktan sonra dışarıda olmak yasaktı. DAİŞ yolları kapattığından kimse Reqa’dan çıkamıyordu.” 


Katledilen ve satılan kadınların intikamı için…

“DAİŞ her hafta yazdığı talimatlarda kadına yasaklar getiriyordu” diyen Nîrvana, yaşadığı korkunç tabloyu şöyle anlattı: Kadının herşeyini DAİŞ belirliyordu. Siyah dışında bir renk giymek, kadının gözü dışında bir yerinin gözükmesi yasaktı. Baba ve erkek kardeş dışında kadının yanında biri görüldüğünde her ikisi de işkenceyle katlediliyordu. Bizzat görüp yaşadım. Ve bu öfkemi büyüttü. Katledilen ve satılan kadınların intikamını almak için örgüte katılmak istiyordum.”


YPJ/YPG ve QSD ile yeniden yaşama tutunma…

Nîrvana Vejîn, DAİŞ’in özellikle kadın üzerindeki baskılarını ve kadına uyguladığı işkenceleri anlattıktan sonra YPJ/YPG ve QSD’nin mücadelesi ile birçok şeyin değiştiğini ifade etti ve “YPJ/YPG ve QSD’nin mücadelesiyle her şey bambaşka oldu. Kadınların yeniden yaşama tutunma umutları, istekleri gelişti. Çünkü onların mücadelesi başladığında halk özgürleşiyor ve bu zulümlerden kurtuluyordu. Özellikle kadınlar baskı, tecavüz ve katliam gördüğünden YPJ kadınlara büyük bir umut oldu” dedi. 


Bu kadınlar neden dağda ve neden silah taşıyorlar?

Vejîn, YJA-Star’a katılımındaki en büyük etkeni şu cümleler ile anlattı: “Hevalleri hiç tanımamış olsam da onların özgürlük için savaştığını biliyordum. Kadın gerillaların fotoğraflarını, videolarını gördüğüm zaman ‘bu kadınlar neden dağdalar ve neden silah taşıyorlar’ diye soruyordum kendi kendime. Onları tanımasam da onları gördüğümde kirli sistemden kurtuluş olduğunu anlamıştım. Gerilla fotoğrafları, videoları ve gerilla yaşamı beni çok etkilemiş ve ‘ben de onların arasında olup, onlar gibi özgürlük için savaşmalıyım’ demiştim.”


Ya katılacaktım ya da sistemin içinde yok olacaktım

YJA-Star gerillası Nîrvana, ailesiyle birlikte Reqa’dan kaçtıktan sonra Güney Kürdistan’a geldiklerini söylüyor. “Hewlêr’e geçtiğimiz zaman anlamıştım ki ya katılım yapacaktım ya da sistemin içinde eriyip yok olacaktım. Katılım fırsatı bulur bulmaz bu fırsatın elimden kayıp gitmesine izin vermedim ve dağa geldim” dedi.


Gerilla’da büyük yaşam isteği görüyordum

YJA-Star gerillası olma yolculuğuna ise şöyle ifadelendiriyor Nîrvana Vejîn: “YPJ’ye katılım imkanım da vardı fakat gerillacılık, gerilla yaşamı benim için çok farklıydı. Gerillacılığın çok zahmetli olduğunu fakat hevallerin bu zahmetlere rağmen büyük yaşam isteğini görüyordum. Zaten şehirde sistemin gerçekliğini yeterince görmüştüm bu yüzden de dağa gelmek istedim. Dağlarda direnişin parçası olmak daha anlamlı.” 


Alternatifsiz değiliz, özgür dağlarımız var!

Genç yaşta bir kadın olarak çok fazla şeye tanıklık eden YJA-Star gerillası Nîrvana Vejîn’in kadınlara da bir çağrısı var: İçerisinde yaşadığımız kirli sistemin farkına varan ya tam köleleşiyor ya da intihar ediyor. Kadınlar şunu bilmeli; Ortadoğu’da alternatifsiz değiliz! Dağlarımız, gerillanın yarattığı yaşam kurtuluş için başlangıçtır. Özgürlüğün tadına varmak isteyenler dağlarımıza gelmeli. Dağlar arınmak isteyenin yeryüzü cennetidir. Bizi yok sayan tüm sistemlere karşı başta genç kadınlar, tüm kadınlar başkaldırmalıdır ve dağlarının yolunu tutmalıdır.