Lessing, Türkü Söylüyor Otlar ve Altın Defter, Terörist, Siyah Madonna, Beşinci Çocuk, Cehenneme İniş, Mara ile Dann isimli kitapları ile siyasetten kurguya 50′den çok esere imza attı.
Cinsiyet ayrımcılığına karşı hikayeler
Lessing, İngiliz anne ve babanın çocuğu olarak İran’da doğdu ve daha sonra Afrika’da, Zimbabwe’de yaşadı. 1950′de yayımlanan ilk romanı Türkü Söylüyor Otlar burada geçmektedir. Doris Lessing, 1960’larda feminizmin ve kadın hareketinin en renkli simalarından biri oldu. Kadınların maruz kaldıkları cinsiyet ayrımcılığına karşı yazılar, hikayeler yazdı, konuşmalar yaptı. Doris Lessing’in 1962 yılında yazdığı romanı Altın Defter, feminizmin kutsal kitabı olarak anılmaktadır. Doris Lessing’in Başucu Kitabı olan ‘Altın Defter’’ de romanının kahramanı Genç bir yazar olan Anna Wulf, delirmekten korkan ve içindeki bölünmeyi ayrı renklerde defterlere yansıtan bir kadını anlatır. Siyah Defter’de bir yazar olarak sorumlulukları yazılıdır. Sarı Defter’de duyguları, sosyal ilişkileri. Kırmızı Defter ideolojik ve politik meseleler ve siyasi duruşu için açılmıştır. Mavi Defter’de ise gündelik olaylar yazılıdır. Ancak bu dört defter de merhem olmaz derdine. En nihayetinde beşinci bir defter, Altın Defter’de dengeler çelişkilerini anlatır nihayet. Öyle bir bir romandır ki bu, Lessing’in fikri derinliğinin, yaratıcılığının manifestosudur.
Altın Defter bir manifestodur
2007 Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan Doris Lessing, kendisine büyük ün sağlayan Altın Defter’le, Fransa’nın en saygın ödüllerinden Médicis Ödülü’nü yabancı roman dalında almıştı. Roman, birçok çevrelerce feminist hareketin başyapıtı olarak kabul edilmiş. Lessing ise, kişisel ve siyasal kimliğini aramakta olan bir kadının derinlikli öyküsünü anlattığını ileri sürerek bu görüşe uzak durmuştu.
Doris Lessing’in fikri izlerini sanat anlayışını dillendirdiği Altın Defter’e yazdığı önsöz onun tam bir manifestosudur:’’ Bu kısa roman, beş bölüme ayrılıyor, bu bölümler de Siyah, Kırmızı, Sarı ve Mavi olmak üzere dört Defter’den oluşuyor. Defterleri, Özgür Kadınlar’in ana karakteri Anna Wolf tutuyor. Tek defter yerine dört defter tutuyor, çünkü karmaşa, biçimsizlik ve bunalımdan korkuyor ve bazı şeyleri birbirinden ayırmak zorunda olduğunu hissediyor. İç ve dış baskılar Defter’lerin sonunu getiriyor; Anna birer birer hepsinin üstüne koyu siyah birer çizgi çekiyor. Defter’deki kayıtlar sona erdiğine göre, onların parçalarından yeni bir şey doğabilir: Altın Defler. Defterlerde insanlar tartıştılar, kuramlar ürettiler, dogmalaştırdılar, etiketlediler, bölümlendirdiler bazen o kadar genel ve yaşadıkları döneme özgü yorumlar yaptılar ki, anonimleştiler.’’
Doris Lessing, kadın sorununda bir çağın gözler önüne serilmesinin yazarı olarak, aynı zamanda taraf olan bir yazar olarak hep anılacaktır.
KÜLTÜR SERVİSİ