Festivale bu yıl Ermeni Soykırımı’nın 100. yılı anmaları damgasını vururken, ‘Soykırım ve Sonuçları’ üzerine yapılan oturumlar ve filmler, yoğun katılımla gerçekleşti. Agos’tan Armen Marsoobian’ın haberine göre, belgesel kategorisinde Soykırım’a yoğunlaşan eski ve yeni çok sayıda film yer aldı. Bunlardan ‘1915’, günümüz Los Angeles’ında Diaspora’daki bireylerin yaşadıkları travmaya yoğunlaşırken, Faruk Hacıhafızoğlu’nun yapım ve yönetmenliğini üstlendiği ‘Snow Pirates’(Kar Korsanları) Kars’ta 12 Eylül askeri darbesinin hemen ardından 1981 yılında yaşanan olayları, 3 küçük çocuğun gözüyle anlatıyor. Daha geleneksel bir belgesel olan ‘Morgenthau’ ise, Soykırım karşıtı diplomatik çabaları ve kurbanların kurtarılması için yürütülen çalışmalarda gösterdiği liderliği iyi bilinen Henry Morgenthau, Sr. ile başlayarak Morgenthau ailesinin üç kuşağının hayatlarını ve yaptıklarını inceliyor.


Üç kuşağa devredilen ahlak

Yapımcılığını ve yönetmenliğini Max Lewkowicz’in üstlendiği ‘Morgenthau’, 1915-1917 yılları arasında ABD’nin Osmanlı İmparatorluğu elçisi olan Henry Morgenthau, Sr.’ın ve daha sonra oğlu, Başkan Roosevelt’in Hazine Müsteşarı Henry Morgenthau, Jr.’ın, ve torunu, Doğu New York ve Manhattan Bölge Savcılığı yapan Robert Morgenthau’ın temsil ettiği yüksek ahlaki standartları ve kamusal hizmete bağlılığı yakalamayı başarıyor. 


Kürtçe konuşan çocukların cezalandırılması

Faruk Hacıhafızoğlu’nun yapım ve yönetmenliğini üstlendiği ‘Snow Pirates’, bir büyüme hikayesi. Fanatik milliyetçi bir öğretmen, anadilleri Kürtçe olan öğrencileri, anadillerinde konuştukları için zalimce cezalandırıyor.  ‘Snow Pirates’, 12 Eylül askeri darbesinin hemen ardından 1981 yılında yaşanan olayları 3 küçük çocuğun gözüyle anlatıyor.  Bölge halkı, Türkiye’nin tanık olduğu en sert kışlardan birini kömür sıkıntısı içerisinde geçirmeye çalışmaktadır. Ancak bu sıkıntı devletin işkence ve denetim aygıtını etkilememektedir. Devlet şiddetini önce arka planda görürüz ama kısa süre sonra filmin genç kahramanlarının hayatlarını da etkilemeye başlar. Eski Ermeni Kilisesi Surp Arakelots ise, devletin dayattığı etnik kimlik karşıtı politikasının hatırlatıcısı olarak manzarayı tamamlar. Bu yapıtta, Türksoy Gölebeyi’nin sinematografisi öne çıkıyor.


 KÜLTÜR SERVİSİ