- Kürtçenin anayasal güvenceye kavuşturulması için mücadelelerini sürdüreceklerini söyleyen Suriye’de Kürtçenin Anayasal Güvenceye Alınması ve Resmileştirilmesi Girişimi üyesi Hesen Mihemed, “Kürt halkı diline sahip çıkmalıdır, bunun için emek, çalışma, direniş ve mücadele gerekiyor” dedi.
Mihemed, ANF’den Nûpelda Tekoşîn’e konuştu.
Suriye’de Kürtçenin Anayasal Güvenceye Alınması ve Resmileştirilmesi Girişimi’ne ciddi ihtiyaç olduğunu söyleyen Hesen Mihemed şunları söyledi: “Biz de bu girişimi kurmak için çaba gösterdik; amacımız dilimizi resmi bir dil haline getirebilmekti. Çünkü son 15 yıldır Rojava’daki öğrenciler Kürtçe okuyup yazıyor ve eğitimlerini anadilde görüyorlar. Ne yazık ki Suriye Eğitim Bakanının son kararında, Kürtçeye toplam üç saatlik bir yer ayırdı. Bazı derslerin ve alanların da, örneğin felsefe, matematik ve tarih gibi derslerin Kürtçe yapılması söz konusu olsa bile, ne yazık ki bu yeterli değildir. Kürt halkı yerli bir halktır. Kürtlerin Suriye vatandaşları olarak hakları vardır. Kendi dillerinde konuşmaları, kendi dillerinde okumaları ve eğitim görmeleri gerekir. Ancak ne yazık ki son dönemde bu haklardan geri adım atılmıştır. Bu nedenle yürüttüğümüz bu çalışma, Kürtçenin Arapçanın yanında yerli bir dil olarak kabul edilmesi ve resmi statü kazanması içindir. Araplar kendi dillerinde okuyup eğitim görürken Kürtler de kendi dillerinde eğitim görebilmelidir. Bu yüzden böyle bir girişimin oluşturulmasını önemli gördük.”
Resmi dil olması için
Hesen Mihemed, konuşmasında Kürtçenin resmi statü kazanması için sürdürülen çabalara dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Kürtçenin, gelecekte hazırlanacak Suriye anayasasında kalıcı biçimde resmi dil olarak kabul edilmesi gerekiyor. Çalışmalarımızı bu hedef doğrultusunda yürüteceğiz. Kürtçenin yerli bir dil olduğunu ve Kürtlerin Suriye vatandaşı olduğunu kabul ediyorlar. Kürtlerin, sözlü olarak dile getirilen haklarının uygulamada ve anayasada karşılığı yoksa bu hakların tanındığını söylemek gerçeği yansıtmaz. Böyle bir durumda Kürtlerin hakları konusunda gerçek bir adaletten söz edilemez. Bu nedenle çaba gösteriyoruz. İnsan hakları kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, UNESCO ve UNICEF gibi kurumlar var. Özellikle çocukların eğitimi konusunda, her halkın kendi dilinde konuşması ve eğitim görmesi gerektiğini savunan kuruluşlar bulunmaktadır. Çabalarımızı kararlılıkla sürdürürsek haklarımıza ulaşabileceğimize inanıyoruz.”
Hukuk kuruluşları, uluslararası kurumlar, çocuk haklarıyla ilgilenen ve çocuklarla bağlantılı çalışan bütün kuruluşlarla ilişkiler kuracaklarını dile getiren Hesen Mihemed devamla “Uluslararası ve sivil toplum kuruluşlarıyla hem Suriye içinde hem de Suriye dışında temaslarımız oldu. Girişimi kurup hayata geçirmeden önce onlarla bağlantı kurduk ve ziyaretlerde bulunduk. Asuriler, Ermeniler, Keldaniler ve diğer toplulukların temsilcileriyle görüştük. Farklı halklardan kişilerle ve kurumlarla ilişkiler geliştirdik. Sivil bir girişim olduğumuzu, herhangi bir siyasi partiye bağlı olmadığımızı ve barışçıl bir girişim yürüttüğümüzü açıkladık. Biz bölünme istemiyoruz. Bir dilin resmi statü kazanmasını talep etmek, başka bir dilin eksilmesi, ortadan kaldırılması ya da ülkenin parçalanması anlamına gelmez. Tam tersine bu, zenginlik demektir” dedi.
Kürt halkı sahip çıkmalı
Girişimin kurulmasının büyük yankı uyandırdığını kaydeden Hesen Mihemed son olarak şunları söyledi: “Kürtçe için düzenlenen etkinlikler, ülke içindeki ve dışındaki çalışmalar ve kurulan çok sayıda ilişki sayesinde önemli bir çaba sergilendi. Bütün bunlar destek gördü ve insanlar desteklerini açıkça ifade ettiler. Artık bu çalışmaları kurumsal bir zeminde yürütmek ve Kürtçenin resmi dil olması için çalışmak istiyoruz. Girişim olarak Kürt siyasi partilerini de ziyaret ettik. Hiçbir ayrım gözetmeksizin bütün partilerle görüştük. Çünkü biz tarafsız, sivil, bağımsız ve barışçıl bir girişimiz. Herkesin bu girişime katılması, desteklemesi ve çalışmalarımıza yardımcı olması gerekiyor. Amacımız, girişimin başarılı çalışmalar yapması ve Kürtçenin bütün Kürt halkının dili olarak kabul edilmesidir. Umudumuz, Kürt partilerinin bu girişim çerçevesinde dil konusunda birleşmeleri ve başka konularda da birlikte hareket edebilmeleridir. Bu nedenle herkesi girişime katmak ve desteklerini almak için çaba gösterdik. Partilerin büyük çoğunluğu bize desteklerini açıkladı. Yaptığımız çalışmaların ve yürüttüğümüz mücadelenin değerli olduğunu söylediler. Öğrenciler, öğretmenler ve aileler de dâhil olmak üzere herkesin bu konuda sorumluluk almasını bekliyoruz. Girişim olarak umudumuz, bu halkın kendi diline sahip çıkmasıdır. Umudumuz, bütün ailelerin çocuklarını kendi anadillerinde eğitim almaları için okula göndermesidir. Aynı zamanda mevcut ilgili kurumların ve çocuklar ile eğitim alanında sorumluluk taşıyan kişilerin bize yardımcı olmasını istiyoruz. Böylece Kürtçeyi geleceğin Suriye’sinde resmi bir dil haline getirebiliriz.” HABER MERKEZİ