• Kobanê Üniversitesi ve Qamişlo’daki Rojava Üniversitesi temsilcileri, entegrasyonun diplomaların tanınmasını sağlayacak bir sürece dönüşmesini desteklediklerini ancak bunun üniversitelerin mevcut yapılarının ve kimliklerinin ortadan kaldırılması pahasına gerçekleşmemesi gerektiğini savunuyor.
  • Eşbaşkan Dr. Şervan Müslim, Kobanê Üniversitesi'nin üniversite olarak faaliyet göstermesini ve doğrudan Suriye Yükseköğretim Bakanlığına bağlanmasını talep ettiklerini belirtti. Ancak Halep Üniversitesi'ne bağlı fakülte ve bölümler şeklinde yapılandırılacağının duyurulduğunu aktardı.
  • 13 fakülte, üç enstitü ve fakülteler bünyesindeki toplam 35 bölümden oluşan Rojava Üniversitesi, eğitimde çok dilli bir sistem uyguluyor. Öğrencilerin çoğunluğunu Kürtler oluştursa da Arap öğrenciler de eğitim görüyor. Evîn Ehmed, temel hedeflerinin Rojava Üniversitesi'nin kimliğini korumak olduğunu vurguladı.

Çeviri: Yeni Özgür Politika

Rojava ve Kobanê üniversitelerinin Suriye’deki yükseköğretim sistemine entegrasyonu tartışma konusu olmaya devam ediyor. Üniversite temsilcileri, Şam yönetiminin kendilerine danışmadan aldığı kararların akademik değil siyasi nitelik taşıdığını savunurken, diplomaların tanınmasıyla birlikte üniversitelerin kurumsal kimliklerinin korunması çağrısında bulundu.

Kürt Araştırmaları Merkezi (The Kurdish Center for Studies), Rojava ve Kobanê üniversitelerinin mevcut durumunu ele alan özel bir program düzenledi. Dr. Tarık Hemo’nun moderatörlüğünde gerçekleştirilen programa Kobanê Üniversitesi Eşbaşkanı Dr. Şervan Müslim, Rojava Üniversitesi Öğrenci İşlerinden Sorumlu Eşbaşkan Yardımcısı Evîn Ehmed ve Kobanê Üniversitesi araştırmacısı ve öğretim üyesi Dr. Musallam Abedtalas katıldı.

Programda, iki üniversitenin Suriye’deki yükseköğretim sistemine entegrasyonu, akademik yapıların geleceği, eğitim dili, diplomaların tanınması ve üniversitelerin kimliklerinin korunması başlıkları ele alındı.

Kobanê Üniversitesi: Karar tek taraflı alındı

Kobanê Üniversitesi Eşbaşkanı Dr. Şervan Müslim, üniversitelerin entegrasyonuna karşı olmadıklarını ancak sürecin karşılıklı görüşmeler ve ortak kararlarla yürütülmesi gerektiğini söyledi.

Şam’da entegrasyon konusunda çeşitli görüşmeler yapıldığını belirten Müslim, Kobanê Üniversitesi’nin statüsüne ilişkin ise bugüne kadar resmi bir görüşme gerçekleştirilmediğini ifade etti. Yükseköğretim Bakanı tarafından üniversitenin durumunu değerlendirmek üzere beş kişilik bir grubun görevlendirildiğini aktaran Müslim, hükümet heyetinin Kobanê Üniversitesi’nin Halep Üniversitesi’ne bağlı bir fakülteye dönüştürülmesini önerdiğini kaydetti.

Müslim, buna karşılık Kobanê Üniversitesi’nin bağımsız bir üniversite olarak faaliyet göstermesini ve doğrudan Yükseköğretim Bakanlığına bağlanmasını talep ettiklerini belirtti. Önerilerini yazılı olarak iletmelerinden yalnızca saatler sonra üniversitenin Halep Üniversitesine bağlı fakülte ve bölümler şeklinde yapılandırılacağının duyurulduğunu söyleyen Müslim, kararı aceleyle ve tek taraflı alınmış bir adım olarak nitelendirdi.

Yeni düzenleme kapsamında üniversitenin birçok fakültesinin kaldırıldığını belirten Müslim, bu nedenle kararı boykot ettiklerini açıkladı. Müslim, boykotun Yükseköğretim Bakanlığından ayrılmak anlamına gelmediğini de vurguladı.

Kobanê Üniversitesi'nde 4 bin öğrenci

Kobanê Üniversitesinin 2017 yılında zorlu koşullar altında iki fakülteyle kurulduğunu hatırlatan Müslim, bugün üniversitenin sekiz fakülte ve beş enstitüye ulaştığını söyledi.

Üniversitede yaklaşık 4 bin öğrencinin eğitim gördüğünü, bugüne kadar 850 öğrencinin mezun olduğunu belirten Müslim, 300 öğrencinin daha mezuniyeti için hazırlık yapıldığını aktardı. Üniversitede sekiz programdan oluşan lisansüstü eğitim sisteminin yanı sıra uluslararası standartlara uygun dört doktora programının bulunduğunu ifade etti.

Eğitimde Kürtçenin temel dil olduğunu belirten Müslim, Arapça ve İngilizcenin de öğretim sisteminin bir parçası olduğunu kaydetti.

Entegrasyon sürecinin başlamasıyla birlikte üniversite bünyesinde beş komite oluşturduklarını aktaran Müslim, bu komitelerden birinin Suriye Üniversiteler Yasası'nı inceleyerek öneriler hazırladığını söyledi. Ancak Şam yönetiminin üniversitelerle istişare etmeden karar aldığını belirten Müslim, sürecin akademik olmaktan çok siyasi bir yaklaşımla yürütüldüğünü savundu.

Müslim, dünya genelinde bölgesel üniversitelerin güçlendirilmesi ve uluslararası alanda tanınması yönünde bir eğilim olduğunu, Şam yönetiminin ise merkezileşmeye yöneldiğini dile getirdi. Kobanê Üniversitesinin uluslararası bir üniversite olarak değerlendirilmesine yönelik çalışmaların da sürdüğünü belirten Müslim, üniversitenin adının ve kimliğinin korunmasının temel talepleri arasında olduğunu söyledi.

Üniversitenin geleceğine ilişkin iki seçenek sunduklarını aktaran Müslim, ilk olarak bağımsız bir üniversite olmayı, bunun mümkün olmaması durumunda ise mevcut üniversite yapısının resmi statüyle korunmasını istediklerini ifade etti. Müslim, üniversitenin adının Kobanê olarak kalması gerektiğini vurgulayarak tarafların yakın gelecekte ortak bir çözüm bulmasını umduklarını belirtti.

foto:AFP

Entegrasyon kimliksizleşme değildir

Kobanê Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Musallam Abedtalas ise entegrasyonun, Rojava’daki üniversitelerin diplomalarının tanınması açısından bir fırsat olabileceğini söyledi.

Zorlu koşullara rağmen iki üniversitenin kurulduğunu ve kendi imkanlarıyla geliştiğini belirten Abedtalas, gerçek entegrasyonun taraflardan birinin kimliğinin ortadan kaldırılması ya da kurumların tasfiye edilmesi anlamına gelmediğini ifade etti.

Abedtalas, öncelikli konunun öğrencilerin diplomalarının tanınması ve son on yılda oluşturulan eğitim kurumlarının birikiminin korunması olduğunu vurguladı. Söz konusu kurumsal geçmişin silinmemesi gerektiğini belirten Abedtalas, Suriye yönetimine üniversiteleri tanıma, topluma da bu kurumları savunma çağrısında bulundu.

Suriye gibi çok dilli bir ülkede öğrencilerin Kürtçe, Arapça ve İngilizce öğrenebilmesinin önemine dikkat çeken Abedtalas, eğitimde açık ve kapsayıcı bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini söyledi. Entegrasyonun kısa sürede tamamlanabilecek bir süreç olmadığını belirten Abedtalas, tüm tarafların görüşlerini dile getirebilmesi ve sürecin iyi niyet temelinde yürütülmesi gerektiğini kaydetti.

Aynı bölgede birden fazla üniversitenin bulunamayacağı yönündeki görüşleri de eleştiren Abedtalas, Suriye Üniversiteler Yasası'nı incelediğini ve aynı bölgede iki üniversitenin kurulmasını engelleyen bir hükme rastlamadığını söyledi.

Kürtlerin hak taleplerinin yalnızca siyasi alanla sınırlı olmadığını ifade eden Abedtalas, üniversitelerin geleceğinin ele alınması için hukuki komitelerin yanı sıra danışma mekanizmalarının ve farklı kurumsal yapıların da oluşturulması gerektiğini belirtti.

Rojava Üniversitesi: Kimliğimizi korumak istiyoruz

Qamişlo’daki Rojava Üniversitesi Öğrenci İşlerinden Sorumlu Eşbaşkan Yardımcısı Evîn Ehmed de entegrasyon sürecinin başında çözüm konusunda olumlu bir tutum sergilediklerini ve hazırlık dosyalarını oluşturduklarını söyledi. Ahmed, temel hedeflerinin Rojava Üniversitesinin kimliğini korumak olduğunu vurguladı.

Rojava Üniversitesinde yaklaşık 8 bin lisans öğrencisinin bulunduğunu belirten Evîn Ehmed, son on yılda 3 bin ila 4 bin öğrencinin mezun olduğunu, yeni mezuniyetler için hazırlıkların sürdüğünü aktardı.

Üniversitenin 13 fakülte, üç enstitü ve fakülteler bünyesinde toplam 35 bölümden oluştuğunu söyleyen Evîn Ehmed, Rojava ve Kobanê üniversitelerinin ortak yürüttüğü yüksek lisans programlarında yaklaşık 350 öğrencinin eğitim gördüğünü belirtti. Edebiyat, petrokimya ve tarım gibi alanlarda yeni doktora programlarının da açıldığını kaydeden Evîn Ehmed , doktora derecesine sahip akademisyenlerin sayısının yetersiz olmasının önemli sorunlardan biri olduğunu ifade etti.

Eğitimde çok dilli bir sistem uygulandığını, derslerin büyük bölümünün Kürtçe verildiğini belirten Ehmed, öğrencilerin çoğunluğunun Kürtlerden oluştuğunu, Arap öğrencilerin de üniversitede eğitim gördüğünü söyledi.

29 Ocak Anlaşması'na dikkat çekti

Şam yönetiminin üniversitelerde değişiklik yapmaya çalıştığını belirten Evîn Ehmed, entegrasyonun birkaç ay içinde tamamlanabilecek bir süreç olmadığını, uluslararası deneyimlerde bu tür süreçlerin yıllar alabildiğini ifade etti.

Evîn Ehmed, 29 Ocak Anlaşması'nın 13. maddesinin Kürt bölgelerinin Kürt dili ve kültürü üzerinden tanımlanan özel statüsüne işaret ettiğini söyledi. Suriye'deki bazı üniversitelere ilişkin kararların parlamento sürecine başvurulmadan alındığını belirten Evîn Ehmed, Rojava ve Kobanê üniversiteleri söz konusu olduğunda neden parlamentoya başvurulmasının gündeme getirildiğini sorguladı.

Rojava Üniversitesinin de kendileriyle görüşülmeden Fırat Üniversitesine bağlandığını belirten Ahmed, bu karara itiraz etti. Evîn Ehmed ayrıca Rojava Üniversitesiyle işbirliği anlaşmaları imzalayan çok sayıda üniversitenin kurumun bağımsız kimliğini korumasını desteklediğini söyledi.

Üniversitede ders veren uluslararası akademisyenlerin de Rojava Üniversitesine destek verdiğini aktaran Ahmed, bu akademisyenlerin Suriye Yükseköğretim Bakanı'na ortak bir mektup gönderdiğini belirtti.

Üniversitelerin geleceği tartışılıyor

Programda dile getirilen görüşler, Rojava ve Kobanê üniversitelerinin Suriye yükseköğretim sistemine nasıl dahil edileceği konusundaki temel anlaşmazlıkları ortaya koydu. Üniversite temsilcileri, entegrasyonun diplomaların tanınmasını sağlayacak bir sürece dönüşmesini desteklediklerini ancak bunun üniversitelerin mevcut yapılarının ve kimliklerinin ortadan kaldırılması pahasına gerçekleşmemesi gerektiğini savunuyor.

Taraflar arasındaki tartışmanın odağında, üniversitelerin idari olarak hangi kurumlara bağlanacağı kadar eğitim dili, akademik özerklik, kurumsal devamlılık ve mezunların diplomalarının tanınması meseleleri de bulunuyor. Üniversite temsilcilerinin ortak çağrısı ise kararların kendileriyle istişare edilerek alınması ve sürecin karşılıklı uzlaşı temelinde yürütülmesi yönünde.

Kaynak link: https://nlka.net/eng/special-program-on-the-status-of-rojava-universities/