Çok sayıda kadının katıldığı söyleşide konuşan Gülizar Aytekin, nefret söylemlerinin ABD’de siyahi bireylere karşı bir saldırı olarak çıktığını, daha sonra ise toplum tarafından azınlık kabul edilen bireylere yapılarak ilerlediğini belirtti. Nefret söylemlerine ilişkin örnek veren Aytekin, Bülent Ersoy’un Deniz Gezmiş’le olan anıları anlatmasının ardından Gezmiş’in bir arkadaşının “Deniz, karakteri düşük insanlarla hiçbir surette ve hiçbir mekânda beraber olmamıştır. Bu insanlardan nefret ederdi. Bu kadın kılığındaki erkeğe, erkek kılığındaki kadına lanet olsun. Yalan söylemesin, Deniz’in arkadaşları onu cezalandırır” şeklindeki açıklamalarının trans kadınlara yönelik bir nefret söylemi olduğunu ifade etti.
Medyanın rolü önemli
Toplumda nefret söylemlerinin Alevilere, Kürtlere ve kadınlara ilişkin devam ettiğini belirten Aytekin, çeşitli bölgelerde Alevi yurttaşların evlerinin işaretlenip tehdit altında yaşadıklarını belirtti. Geçtiğimiz günlerde BDP Mûş Milletvekili Sırrı Sakık’ın oğlunun intiharı ardından medyada çıkan haberlere değinen Aytekin, “Kimse o gencin neden intihar ettiğini kurcalamadı” diyerek, nefret söylemlerinin medya aracılığıyla da ilerleme katettiğini aktardı.
İZMİR/DİHA