Cizre halkı, Türk devletinin tüm saldırı ve zulmüne karşı ayakta kalmaya devam ediyor. Saldırıların yoğunlaştığı Yafes’teki halk sokağa çıktı ve Dağkapı Mahallesi’ne kadar yürüdü. 

Şırnak’ın Cizre ilçesinde sokağa çıkma yasağı 9 günü geride bıraktı. Tanklardan yapılan top atışlarının aralıksız sürdüğü Kale Mahallesi’nde yaşayan 2 çocuk annesi 35 yaşındaki Cahide Çıkal, önceki akşam evinin mutfağındayken yaşamını yitirdi. Başta kalp krizi geçirdiği sanılan Çıkal’ın kaldırıldığı Şırnak Devlet Hastahanesi’nde vücuduna isabet eden şarapnel parçasıyla yaşamını yitirdiği ortaya çıktı. Çıkal’ın cenazesi Cizre’ye götürüldü. Çıkal’ın babasının da 1990’lı yıllarda devlet güçlerince katledildiği öğrenildi. 

İlçede katledilen sivillerin sayısı 6’ya yükseldi. 17 Aralık’tan bu yana Hediye Şen (30), Doğan Aslan (22), İbrahim Akhan (15), Selahattin Bozkurt (70) ve Güler Yamalak’ın karnındaki bebek de katledildi.


İki çocuk yaralandı

Cizre’de Cudi Mahallesi’ne yönelik devlet saldırılarında ise 11 yaşındaki Mevlit Şimşek ve 17 yaşındaki Yakup Yıldırım yaralandı. Yaralanan çocuklar Şırnak Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Kalçasına isabet eden mermiyle yaralanan Şimşek ameliyat edi. Dizinden vurulan Yıldırım ise bugün ameliyata alınacak. 


Okul ve hastaneler karargah

Cizre’de tanklardan mahallelere dönük top atışları dün de devam ederken, halkın öz yönetim direnişi tüm saldırılara rağmen sürüyor. Yasakla birlikte asker ve polis Cizre Devlet Hastahanesi başta olmak üzere ilçedeki tüm devlet kurum ve kuruluşlarını, okulları karargaha çevirdi. 

Türk işgal güçleri ilçedeki tam ambulanslara da el koymuş durumda. 


Astım hastası çocuklar 

Halk öz yönetim alanlarında hastaların ve yaralıların tedavilerini kendi imkanları ile yapmaya çalışıyor. Cudi Mahallesi’nde astım hastası olan ve solunum için iki saat arayla solunum cihaza bağlanmaları gereken çocukların tedavileri de yapılamıyor. 


Su depoları tarandı


Halkın direnişini kıramayan Türk işgalciler, göç ettiremedikleri halkı ise açlıkla ‘terbiye’ etmeye çalışıyor. Gıda ve su sıkıntısı çekilen ilçede devlet güçlerinin özellikle damdaki su depolarını hedef alması dikkat çekiyor. İlçede şimdiye kadar binlerce evin su deposu patladıldı. 


Evlere aralıksız top

Tanklardan mahallelere aralıksız yapılan top atışlarında da çok sayıda ev tahrip oldu. Tank ve toplara karşı hendek başlarında ve barikatlar arkasında direnen gençler ise evleri bombalanan halkı güvenlikli alanlara alarak korumaya çalışıyor. Saldırılara karşı sokaklardan zılgıt ve “Bijî berxwedana Cizîrê” sloganı yükseltilerek direniş büyütülüyor. 


Yasak mahallede yürüyüş

Tanklardan yapılan top atışlarına ve zırhlı araçlardan açılan ateşe rağmen Cizreliler ablukayı kırmak ve saldırıları protesto etmek için “Kürdistan faşizme mezar olacak” sloganıyla dün sokağa çıktı. Yafes Mahallesi’nde başlayan yürüyüş Kale, Alibey, Şah ve Dağkapı mahallelerinde sürdü. Dağkapı Mahallesi’ne ulaşan halk, burada polis kurşunu sonucu beyin ölümü gerçekleşen Lütfü Aksoy’un evini ziyaret etti. Aksoy’un evi önünde “Şehîd namirin” sloganı atan kitle, daha sonra Çerxa Şoreşê marşı okudu. Daha sonra “Katil devlet hesap verecek” sloganı ile top atışlarının yapıldığı Yafes Mahallesi’ndeki öz savunma alanlarına dönüldü. 


 DİHA/ŞIRNAK




Asla boyun eğdiremeyecekler


İki kadın devrimcinin faşizme karşı direnerek ölümsüzleştiğini belirten Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), “Faşist zulüm düzeni, İstanbul’da ya da Cizre’de hangi katliamlara girişirse girişsin, özyönetim için direnen halklarımıza, ölümün üzerine yürüyen devrimcilere asla boyun eğdiremeyecektir. İşçi sınıfı ve ezilenlerin, devrimcilerin onur ve özgürlük mücadelesi bayrağı elden ele yükselecektir” dedi. 

Avrupa Ezilen Göçmenler Konfederasyonu (AvEG-KON) yaptığı açıklamada Dilek Doğan’ın infazını hatırlatarak, “Daha Dilek Doğan’ın kanı kurumamışken bu kez de iki kadın devrimciyi infaz eden faşist katil sürüleri topluma gözdağı vermek, korku, baskı ve katliamlarla teslim alarak biat etmelerini istiyor. Barbar AKP ve Erdoğan iktidarı mutlaka bu döktüğü kanda boğulacaktır” diye belirtti. 

İstanbul’da katledilen kadın devrimciler ile ilgili açıklama yapan Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM) ise  “Bizi katlederek infaz ederek bitiremediniz sizin sarayınızı biz kadınlar başınıza yıkacağız. Katlettiniz kadınların hesabını biz soracağız” dedi. 


4 ayda 44 çocuk öldü


26 Temmuz- 30 Kasım tarihleri arasında en az 44 çocuk öldü, 52 çocuk yaralandı. 

“Savaş İstemiyoruz! Çocukları Öldürmenizi İstemiyoruz! Girişimi” silahlı çatışmaların yaşandığı illerde çocukların durumuna ilişkin rapor hazırladı. Hümanist Büro tarafından hazırlanan rapora göre 26 Temmuz- 30 Kasım 2015 arasında Amed, Şırnak, Ağrı, İstanbul, Mardin, Van, Ankara, Hakkari ve Adana ilerinde en küçüğü 3.5 aylık bebek en büyüğü 18 yaşında olan en az 44 çocuk hayatını kaybetti. 


Ölüm sebebleri 

Çocukların ölüm sebebleri raporda şöyle sıralanmakta: Çatışma, gösteri, bomba patlaması sırasında, sokağa çıkma yasağı nedeniyle hasta olup hastaneye gönderilmediği için yada bu yasak sürerken evindeyken, oynarken vurularak, polis tarafın dövülmesinden kaynaklı, dur emrine uyulmaması sonucu açılan ateşte vurularak. 


BM’ye çağrı

Gündem Çocuk Derneği dün Ankara’da BM binası önünde açıklama yaparak, sokağa çıkma yasaklarının sürdüğü ilçelerde katledilen çocuklara dikkat çekti. Grup adına açıklama yapan Özge Çelik, savaş ortamında çocukların doğrudan hedef seçildiğini belirterek, sadece son iki gün içinde Cizre ve Silopi’de 4’ü çocuk 15 kişinin hayatını kaybettiğini belirtti. Açıklamanın ardında, Gündem Çocuk Derneği’nde bir grup UNİCEF binasına giderek, Türkiye’de yaşanan savaşta çocukların öldürülmesinin yerinde incelemesi ve BM’nin devreye girmesi talebiyle BM Çocuk Hakları Komitesi ile BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliğine ulaştırılmak üzere mektup bıraktı.


 HABER MERKEZİ