Toplantıya çok sayıda kadın kurum temsilcisi katıldı. Toplantıda konuşan DİKASUM Koordinatörü Özlem Özen, devlet yatkililerinin her seferinde dünyanın en büyük ekonomisi olmakla övündüklerini belirterek, "Yetkililer acaba aynı övüncü 2012 yılının ilk 4 ayında 71 kadın öldürülürken de duydular mı?" diye sordu. Erkeklerin sevgisinin her gün ortalama 3 kadının ölümüne neden olduğunu belirten Özen, Bianet'in 2012'nin ilk dört ayında kadına yönelik erkek şiddeti çetelesine göre 71 kadının öldürüldüğünü, 41 kadının tecavüze uğradığını ve 76 kadına ise tacizde bulunulduğunu ifade etti.

'Utanç davasının sonucu kadınların kazanımıdır'

Kadın kurumları olarak kadın kırımı politikalarına karşı yürüttükleri çalışmaların yargı sistemi ve yetkili makamlarca kamuoyunda gerekli karşılığını bulamadığını kaydeden Özen, "2010 yılı Nisan ayından beri takip ettiğimiz Siirt utanç davası olarak bilinen olayın baş faili Fahrettin Kuzu'ya 46 yıl, beraberindekilere ise 2 ile 36 yıl arasında ceza verilmiştir. Verilen cezaları yeterli görmesek de, kadın kurumlarınca yürütülen kamuoyu çalışmasının bir kazanımı olarak görmekteyiz" dedi. 27 Haziran'da Bağlar'da Hülya Kölotoğlu'nın katledilmesi olayının da kadın kurumlarının yapacağı işlerin bitmediğine örnek teşkil ettiğini aktaran Özen, "Ne yazık ki olayın faili 10 gündür kayıp. Devletin duyarsızlığına ise yabancı değiliz. Daha önce de Seher Haşimoğlu ve Fatma Babatlı gibi pek çok kadın katliamında devletin ilgili makamlarının duyarsızlığına tanık olduk" şeklinde konuştu. Kadınların şiddete karşı göstermiş olduğu duyarlılık ile utanç davasının sonuçlandığını, Hülya Kölotoğlu olayında da aynı sonucun alınacağını belirten Özen, "Sivil kadın kurumları olarak bizler açısından yetkili kurumların duyarsızlığı bir yılgınlık değil, kararlılık vesilesidir" dedi.