Amed'in yiğit kadını: Serhildan Annesi

Forum Haberleri —

Kürt kadını

Kürt kadını

  • Serhildan Annesi, köylerde, mahallelerde, ev toplantılarında dinler ve  taleplerini örgütlü zemine taşır. Halkın içinde, halkla birlikte yürüyendir. Taziyelerde, meydanlarda, halk buluşmalarında, kadın çalışmalarındadır. 

ÖMER TORLAK

Amed’in şirin Eğil ilçesinin bağrında doğup büyüyen, tarihsel acılarla yoğrulmuş bir anne… Onun hikayesi, bir halkın hafızası, bir direniş geleneğinin yaşayan simgesidir. Serhildan Annesi, acıyı örgütlü ve ilkesel bir mücadeleye çevirir.

Amed, Mezopotamya’nın kadim kalbidir. Bu şehir, yüzyıllar boyunca inkar politikalarına, baskılara ve yasaklara tanıklık etti; aynı zamanda direnişin de merkezi oldu. Amed’de kadın olmak, kimliği aşan tarihsel bir sorumluluk yükler. Kürt kadını, dili yaşatan, kültürü koruyan ve özgürlük mücadelesinin ön safında yer alan öznedir. Evde dilini yaşatır, tarlada emeğini büyütür, meydanda iradeyi savunur.

1990’lı yıllar, mücadelenin ağır yüklerini omuzlayan annelerin yılıydı. Başta Amed olmak üzere Kürt coğrafyasında çatışmaların gölgesi altındaydı her köy, her sokak. Kayıp yakınlarının akıbetini soran, cenazeleri sahiplenen, sokaklarda,  meydanlarda ve evlerde direnişin ateşini yakan annelerdi onlar.  Açlık grevlerinde yanındaydılar, bilinçli ve örgütlü bir duruş sergileyerek direnişi büyüttüler. 

12 Eylül’ün karanlığından miras kalan zindan direnişi ruhu, onların sabrında ve iradesinde yeniden hayat buldu. 1990’ların mücadele geleneğinden gelen her ailenin bir sürgün hikayesi vardır. Kimi toprağından koparılmış, kimi dilinden, kimi de sevdiklerinden.

Mart 2006’ya gelindiğinde, acı ve öfke sokaklara taştı.  Özellikle 28 Mart, Amed tarihinde bir kırılma noktası oldu. Yılların biriktirdiği inkâr, baskı ve evlat acısı, o gün serhildan olarak dışa vurdu. Serhildan Annesi’nin acısı, yalnızca bir tepki değildi, bir halkın onur çığlığıydı.

 Her serhildanın arkasında bir anne vardır. Bu annelerin yüreğinde tarifsiz bir acı ve sarsılmaz bir direniş barınır. Evlat acısı büyüdükçe direniş de büyür. Artık bireysel bir yas değil, toplumsal bir hafıza haline gelir. Serhildan Annesi, kendi evladının değil, bir halkın annesidir. Dengbêjlerin ağıtlarında onun sesi vardır, cezaevi kapılarında bekleyen anaların sabrı vardır, sokaklarda yürüyen gençlerin arkasında duaları ve direnci vardır. 

Kürt kadınının mücadelesi, sadece kadın mücadelesi değil, bir halkın varlık ve özgürlük mücadelesidir. Serhildan Annesi, bu tarihsel yürüyüşün bugünkü temsilcisidir. Hafızayı, umutla birleştirir.

Bugün bu mücadele, legal siyaset alanında en güçlü halini DEM Parti ile sürdürüyor. Serhildan mirası, demokratik siyasetle birleştiğinde kalıcı ve örgütlü bir güç haline gelir. DEM Parti, onun için halkın sesi, kadın özgürlüğünün ve demokratik toplum idealinin kurumsal ifadesidir.

Serhildan Annesi, DEM Parti Bağlar İlçe Örgütü’nde sahada aktif bir emekçidir. Köy köy dolaşır, mahalle mahalle gezer, ev toplantılarında kadınların sorunlarını dinler, gençlerin taleplerini örgütlü zemine taşır. Onun siyaseti, halkın içinde, halkla birlikte yürüyen bir siyasettir. Bağlar ve Amed’in her alanında onun izi vardır. Taziyelerde, meydanlarda, halk buluşmalarında, kadın çalışmalarında yer alır. Legal siyaseti, bir sorumluluk olarak görür. 

Serhildan Annesi; bir ana olarak bilinçtir, bir kadın olarak direniştir, bir yurtsever olarak halk iradesinin taşıyıcısıdır. Acıdan direnişe, direnişten DEM Parti çatısı altında yürütülen demokratik mücadeleye uzanan bu yolculuk, onurlu ve kararlıdır. Kadın özgürlüğü büyüdükçe, halk iradesi güçlendikçe ve demokratik siyaset alanı genişledikçe Serhildan Annesi’nin yürüyüşü daha da anlam kazanacaktır.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.