TTB’nin hazırladığı Sur raporunda üç Aile Sağlık Merkezinin 50 günden beri kapalı olduğu, Bağlar ilçesinde bulunan iki Aile Sağlık Merkezinin ise kapatılarak karakol yapılması için valilik tarafından girişimlerde bulunulduğu belirtilmişti. Son olarak 4 doktorun görev yaptığı, 15 bine yakın kayıtlı hastanın bulunduğu Sur ilçesi Melik Ahmet Mahallesi’nde bulunan 1 Nolu Aile Sağlık Merkezi’nin de polis karakoluna dönüşütüreleceği basına yansıdı. 


Kışla şehri ikiye bölecek

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı plan değişikliğine giderek, Kent Konseyi, Amed Ekoloji Meclisi gibi çok sayıda kurumun desteği ve önerisiyle belediye tarafından “Tahir Elçi Kent Ormanı” adı verilen bölgenin 290 hektarlık parselini “atış alanı, mühimmat deposu ve lojman” yapılmak üzere Jandarma Genel Komutanlığı’na devretmişti. Bölgenin kışla yapılmasının yaratacağı zararı Evrensel gazetesine değerlendiren Amed Ekoloji Meclisi’nden Önder Özbey, “Bu alanın şehrin içerisinde yer alan askeri bölgelerdeki güvenlik zayiatı dolayısıyla istendiği iddia ediliyor. Birkaç yıl sonra bu bölge şehri ikiye bölen bir kışla olacak. Kentin ortasında atışlar ve askeri faaliyetler yapılacak. Orada yapılmak istenen kışlada yeni atış poligonları, mühimmat deposu gibi yerlerin olması söz konusu. Bu tür bir yerin kent içerisinde olması kuşkusuz risklidir” dedi. 


Sur’dan bile büyük

Yapılacak askeri kışlanın kent içerisinde büyük bir yere sahip olacağını vurgulayan Özbey, yapılacak kışla alanının 2 bin 900 dönüm, Amed’in merkez ilçesi Sur’un ise 1870 dönüm olduğunu belirtti. Özbey, “Şu an Diyarbakır’daki askeri alanlar 3 bin 40 hektar. Bir de şehir dışında askeri alanlar mevcut. Kent dışında yapılabilecek onca alan varken kentin orta yerine kışla yapılması kabul edilir değil” şeklinde konuştu. 


Neden sağlık kurumları seçiliyor?

Diyarbakır Tabip Odası üyesi ve Beyaz Nöbet eylemcilerinden Doktor Cegerxwin Polat ise sağlık merkezlerinin karakola dönüştürülmesine tepki göstererek, valiliklerden sağlık müdürlerine sözlü talimatlar verildiğini söyledi. Melik Ahmet Mahallesi’ndeki sağlık merkezinde görevli hekimlerin uyarıldığını aktardı. “Her şey ölüm üzerinden şekillendiriliyor” diyen Dr. Polat, “Biz bu uygulamaları, halkla iç içe olan sağlık merkezlerinin tercih edilmiş olmasını da abluka kalksa bile fiili ablukanın devamını sağlamak adına devletin savaş taktiği ve totaliter yanını halkın içinde uzun yıllar hissetirme çabası olarak değerlendiriyoruz” dedi. 


Okullar özel harekat işgalinde 

Birçok okul, yurt gibi eğitim yerlerinin yıkıldığını ya da özel harekat polisleri tarafından kullanıldığını belirten Eğitim Sen Amed 1 No’lu Şube Eşbaşkanı İkram Atabay ise “Zaten eğitim devam etmiyor. Tahribat büyük boyutlarda. Ancak bu tahribatı sadece enkazlar üzerinden değerlendirmemek lazım. İnsanlar ölüyor, çocuklar ölüyor ve eğitim yarıda kesilmiş durumda. Çatışmalı süreç kentin tamamına yayılmış durumda. Devlet kurumları bir bir karakollara dönüştürülüyor. Bu giderek sorunu derinleştiriyor. Bu süreçte çaba gösterilecek şey, karakol güvenlik politikası değil, halkın eğitim ve sağlık hakkının sağlanması olmalıdır” diye konuştu.


Yurt da karargaha dönüştü

Amed’de Dicle Üniversitesi öğrencilerinin kaldığı Kredi Yurtlar Kurumu’na (KYK) bağlı Halid Bin Velid Erkek Öğrenci Yurdu ise Amed’e gelen özel harekat timlerine tahsis edilmiş durumda. Öğrenciler uzun süredir yurttaki işgale sona verilmesini istiyor. Yurdun karargaha dönüştürülmesinin savaşın bir parçası olduğunu dile getiren Eğitim Sen Amed 1 No’lu Şube Sekreteri Mehmet Nuri Özdemir, KYK’nin öncelikli olarak öğrencilerin yanında durması gerektiğini ifade ederek, “Öğrencilerin eğitim ve barınma hakkının ihlal edildiğini” söyledi. Dicle Üniversitesi Öğrenci Konseyi Eşbaşkanı Murat İpek ise, “Sabah Felsefe, Sosyoloji, Din Kültürü dersine girip akşam eli silahlı kimselerle aynı ortamı paylaşamazsınız. Psikoloji bunu kaldıramaz” diyerek tepki gösterdi.