Şehriban Aslan - Zeynep Durgut

Diyarbakır sokaklarını gezip insanların ne tür zorluklar ile karşılaştığını gözlemleyip şikâyetlerini dinledik. Diyarbakırlılar, “Zengin kendini koruyor fakat yoksullar çalışıp zenginlere para kazandırıyor” diyerek,ekonomik olarak bir iyileştirme yapılmamasına tepki gösteriyor.

Öğle saatlerinde çıktığımız sokaklarda PTT’den dönen kadınlarla ve çocuklarla karşılaşıyoruz. Hiçbir sosyal mesafe gözetmeksizin çok sayıda kişi PTT kuyruğuna girerek kendilerine verilecek kısıtlı destek için yaşamını riske atıyor. Ayrıca sokaklarda kendi imkânları ile maske takan, elindeki şalı burnuna kadar saran ya da maskesiz ve eldivensiz insanlarla karşılaşıyoruz. Kayapınar ilçesine bağlı Diclekent’tebulunan semt pazarına doğru yol alıyoruz. Sokaklarda daha az insan sayısı beklerken daha çok kişiyle karşılaşmak şaşırtıyor bizleri.

Yanlış ve yetersiz önlemler

Pazara vardığımızda tezgâh çalışanları her ne kadar önlem almış gibi görünse de aslında alınan önlemlerin ne kadar yanlış ve yetersiz alındığı görülüyor. Tezgâhlarda çalışanlar eldiven ve maske takıyor ancak eldivenleri ve maskeleri defalarca kez çıkarıp tekrar takıyor. Bu nedenle de aslında koruyucu önlem olarak kullanılan bu malzemelerin amacı ortadan kalkmış oluyor.

Yeşillik satan bir pazarcının yanına yaklaşıp durumlarının ve satışlarının nasıl olduğunu sorduğumuzda, “Halimiz ortada gördüğünüz gibi. Sabahtan akşama kadar yağmur, çamur, soğuk demeden çalışmak zorundayız. Bir yandan kendimizi korurken bir yandan da müşteriyi korumaya çalışıyoruz. Eldiven ve maske takmak zorundayız fakat imkânı yok gün içinde defalarca kez çıkarıp takıyoruz. Artık buna ne kadar hijyen diyebilirsek o kadar hijyenik ve dikkatli olmaya çalışıyoruz” diyor.

Devlet zenginlere çalışıyor

Alışveriş yapan bir kadına yaklaşarak pazardaki kalabalığı soruyoruz. Bize, “Tedbir aldıklarını söylüyorlar fakat alınan tedbirlerin, bugün bu pazarda ne kadar işe yaramadığını görüyoruz. Sokağa çıkma yasağı gelmediği sürece bu insanlar alışveriş yapmaya ve çalışmaya devam edecek. Zengin kendini koruyor, fakat yoksullar çalışıp zenginlere para kazandırıyor. Bugün burada bende taşıyıcı olabilirim, burada satış yapan ve alışveriş yapan herkes taşıyıcı olabilir ama bilmiyoruz. Bu ülkede devlet zenginlere çalışır ama yoksulların hali ortada” diyerek tepki gösteriyor.

Faturalar, kiralar...

Sohbetimiz sırasında arkada yumurta satan bir pazarcı konuşmaya dahil oluyor ve “Normalde bizim evde olup devletin bize destek olması gerekiyor fakat bu ülkede her şey tam tersine oluyor. Biz çalışıp devlete bakıyoruz. Ben her gün bir semtte bir pazarda satış yapıyorum. Her gün binlerce insanla muhatap oluyoruz. Gelin de koruyun kendinizi. Faturalar, kiralar birikmiş nasıl ödeyeceğiz” diye soruyor.

Kim çocuklara bakacak?

Pazarda ilerlemeye devam ettiğimizde pazarcılar bizlere şöyle sesleniyor: “Abla çek bizi, göster halimizi, göster ki ne şartlarda çalıştığımızı herkes görsün. Bize evde kalın diyorlar, biz evde kalsak kim evde çocuklara bakacak, kim kiramızı, faturamızı ödeyecek? Bu ülkede yoksullara daima ölüm kalıyor.”

Halkın yaşanan salgın krizinde kira, elektrik ve doğalgaz faturasını nasıl ödeyeceği kaygısını yoğun olarak taşıdığını görüyor ve yorumu ise sizlere bırakıyoruz. JİNNEWS