Amed’de yatak kalmadı
Amed Tabip Odası Başkanı Şerif Demir, Sağlık Bakanlığı'nın "sıkıntı yok" açıklamasına rağmen kentte 112 aracılığıyla yatırılması gereken koronavirüsü hastaları için yatak kalmadığı bilgisi edindiklerini söyledi.
Şırnak'ın Cizre ilçesinde de 200'den fazla ev karantinada. Vaka sayısındaki artıştan kaynaklı İlçe Devlet Hastanesi'nde yer kalmadı. Salgına yakalanan birçok kişi, İdil ve Silopi'deki hastanelere yönlendiriliyor.
Normalleşmeyle birlikte koronavirüsü vakalarının hızlı artış gösterdiği Amed’de, günlük ortalama doğrulanmış vaka sayısı 100’ün üzerinde.
Tabip Odası Şerif Demir, kentte normalleşmeyle birlikte vaka sayısının arttığını, ancak net verilere ulaşamadıklarını söyledi. Salgın hastanelerinde çalışan meslektaşlarından bilgi edindiklerini kaydeden Demir, "Son 2-3 haftadır hastanede günlük ortalama takip edilen hasta sayısı 250 civarında. Hasta sirkülasyonu çok fazla olduğu pandemi hastanelerinde her gün onlarca hasta taburcu edildiği halde yeri yeni hastalarla dolmakta. Diyarbakır’da günlük ortalama doğrulanmış vaka, yani PCR testi pozitif gelen sayısı 100’ün üzerinde. Aynı zamanda test negatif olup da klinikte ve radyolojik bulguları pozitif olanlar da hesaba katıldığında virüs ile enfekte hastalar ifade edilenden çok daha fazla sayıdadır" dedi.
Hastanelerde takip edilen en yüksek hasta sayılarına ulaşıldığını kaydeden Demir, "Her ne kadar valilik ve bakanlık tarafından yatak doluluk oranında sıkıntı olmadığını dile getirilse de meslektaşlarımızdan aldığımız bilgilere göre Diyarbakır'da 112 aracılığıyla yatırılması gereken Kovid-19 hastaları için yatak yok. İlçelerdeki hastaları sevk etmede sıkıntı yaşanıyor. Çok sayıda hasta pandemi olarak ilan edilen özel hastanelere yönlendiriliyor" diye konuştu.
Süreç kötü yönetiliyor
Gerek hasta yatışında gerekse de sevklerinde ve filyasyon işlemlerinde sürecin kötü yürütüldüğünü/yönetildiğini aktaran Demir, şöyle devam etti: "Bakanlık algoritmalarına uygun davranılmıyor. Toplumda vaka sayılarının önemli oranda arttığı bir dönemde Sağlık Bakanlığı'nın PCR testi pozitif kişilerle yakın temas gösterse de hastalık belirtilerini göstermeyenlere test yapılmaması kararı alması ciddi sıkıntılara yol açacaktır. Asemptomatik kişilere PCR pozitif kişiyle teması olsa bile PCR testi istememesini ve filyasyona kısıtlama getirilmesi anlaşılır değil. Pandemi ile mücadele epidemiyoloji biliminin verileri doğrultusunda sürdürülmesi gerekirken alınan bu kararla vaka artışları gizlenmekte, asemptomatik hastaları bulmaya yarayan vakalarla temas etmiş kişilere yapılan PCR testinin yapılmasının yasaklanması ile daha az vakanın bulunması amaçlanmaktadır."
Laboratuvarlar yetersiz
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) veri toplamak için sokakta rastgele yaptığı koronavirüsü testlerine de değinen Demir, şunları söyledi: "Bakanlık algoritmaların da önerilen cerrahi ameliyatlar öncesi hastadan test istemesi kuralı uygulanmamakta ve kısıtlama olduğuna dair meslektaşlarımızdan geri bildirim almaktayız. Diyarbakır’daki test çalışma kapasitesi yetersiz kalmakta, ildeki vaka sayılarının artış göz önüne alındığında klinik gereklilik nedeniyle test yapılması gereken kişilerin testleri yapılmamakta ya da çok geç sonuçlanmaktadır. Diyarbakır’daki iki laboratuvardaki sağlık çalışanları gece gündüz maksimum düzeyde test çalışmasına rağmen oluşan yoğunluktan kaynaklı testler 2-3 gün sonraya çıkabilmektedir. Diyarbakır’daki mevcut test kapasitesinin artırılması gerekir."
Kamusal irade gerekli
Virüsü taşıyan kişilerin tespit edilmesinde, izolasyon ve karantinada yaşanan gecikmenin, enfekte olan bu kişilerin etrafındaki bir çok kişiye bulaştırmasına neden olduğunu söyleyen Demir, şunları ifade etti: "Bu da virüsün toplum içinde daha fazla yayılmasına yol açmaktadır. Diyarbakır’da son 20 gündeki vaka artışlarıyla birlikte enfekte sağlık çalışanı sayısı da hızlı bir şekilde artmaktadır. Bizim tespit edebildiğimiz kadar 150’nin üzerinde sağlık çalışanının testi pozitif raporlanmıştır. Toplumun ve bireylerin sorumluluğunu aşan bir kamusal irade ve duyarlılık gerekir."
