ABD’de seçimler 1972 yılından bu yana dört yılda bir Kasım ay’ının ılk haftasında yapılır. Bu yıl da seçimler yine 8 Kasım’da yapıldı. Seçimlerden önce Demokratların adayı H.Clinton favori, Cumhuriyetçilerin adayı D.Trump ise plase (yani seçilebilir) konumda idi. Seçimlerden büyük farkla D.Trump galip çıktı. Şimdi Başkan ve yardımcılarının seçimi ABD kongresi tarafından onaylandıktan sonra 20 Ocak’ta Trump görevine başlayacak.

Trump’ın seçilmesi dünyada büyük yankı uyandırdı. Özellikle Avrupa sağı Trump’ın seçilmesini memnuniyetle karşıladı. Avrupa sağı için domine etkisi yapacağı yorumu yapılıyor. Bekleyip göreceğiz.

Biz Kürtler için Trump’ın seçilmesi ne anlama geliyor, bunun üzerinde duracağım. Bilindiği gibi QSD bileşenleri tarafından Rakka’ya “Fırat’ın Gazabı” operasyonu yapılıyor. DAİŞ’in kalbine yapılan bu operasyonu uzun sürebilir. 2017 yılına sarkma olasılığından da söz ediliyor. Diğer taraftan TC desteği ile ÖSO  tarafından El Bab’a yönelik operasyonda devam ediyor. Kürtlerin ve QSD güçlerinin DAİŞ ve diğer işgalcilere karşı başarılı olmalarında hava ve lojistik desteğe ihtiyaç var. Kürtler hava ve lojistik desteğin önemini Kobanê direnişinde bire bir yaşadılar. Kimilerine göre Kürtlere destek konusunda H.Clinton ile Trump’un hiç bir farkı yoktur. Kimilerine göre ise Trump Suriye politikasını Rusya-Esad üzerinden yürütecektir. Esad’ın gitmesine Trump karşıdır. DAİŞ’e karşı mücadelenin Rusya-Esad tarafından yürütülmesi Trump’ın şimdilik tercihidir. Ayrıca Trump’ın Putin’e bakışı da sıcaktır. Trump’ın hedefi Çin’dir. Esad rejimi G.Batı Kürdistan’da bir Kürt koridorunun oluşmasına ve Suriye’nin demokratik bir federasyona dönüşmesine karşıdır. Trump’ın şimdilik Rusya-Esad eksenine sıcak bakması hem Kürtleri, hem de QSD güçlerini zorlayacaktır. Bu nedenle Rakka operasyonunun biran önce başarı ile bitirilmesi QSD güçlerinin lehine olacaktır.

Diğer taraftan Trump’ın danışmanı Whalid Phares “İhvan”ın teröristler listesine alınması niyetinden bahsetti. Böyle bir durumda İhvan’ın öncülüğüne soyunan Erdoğan’ın işleri de güçleşecek. Rusya’ya yaklaşan TC ile ABD rejimi arasında sorunlar olabilir mi? Bekleyip görmek gerekiyor. Şüphesiz ki ABD’nin yeni yönetimi ile TC arasında ikinci bir sorun ise F.Gülen’in iadesi konusudur. Elinde ABD oturumu bulunan Gülen’in zor durumda kalması halinde başka bir ülkeye gitmesi mümkündür.

Trump yönetimi Kürdistan’ın kuzeyinde Kürt hareketine karşı TC’ye askeri, ekonomik ve siyasi desteğini sürdürecek mi? Kürdistan’ın Güney’inde Kürt yönetimini eskisi gibi destekleyecek mi? Bu soruların cevabını net olarak vermek şimdilik olası değil. İlk yüz gün içerisinde bu soruların cevabını almak mümkün olacaktır.

Trump başta ABD’nin kendi içine dönmesi, dünya jandarmalığından görece vazgeçeceğini, Meksika hududuna duvar öreceğini, Ilımlı İslama karşı olduğunu, Müslümanları ABD’de görmek istemediğini söylemişti. Seçim propagandaları ile iktidar koltuğuna oturduktan sonraki gerçekler apayrıdır. Obama’da Afganistan’dan ve Irak’tan çekileceğini söylemişti. Ancak sekiz yıllık başkanlığı döneminde bunları gerçekleştiremedi. Bu nedenle süreci çok dikkatli ve serinkanlılıkla izlemek, ona göre strateji ve taktikler oluşturmak gerekiyor. ABD’deki silah tekelleri tatlı karlarından vazgeçerler mi? Dünya jandarmalığından geri adım atmak ağır silah üretimine dayalı ekonomilerine ne tür etkiler yapar. Bu soruların cevabını yakında öğreniriz. ABD’deki tekellerin tatlı karlarına dokunulduğunda başkanlarına suikast yapabileceklerinin örnekleri ABD tarihinde çoktur. Yine büyük devletler kendi dış politikalarını hemen bir çırpıda değiştirmiyorlar!


KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA: 

* 13 Kasım 1960 tarihinde Suriye Muhaberat’ının Amude’de bir sinemada çıkarttığı yangında aralarında çocukların da bulunduğu 280 Kürt yaşamlarını yitirdi.

* Ölümsüz Seyid Rıza, oğlu Hüsenê Reşik ve Seyid Rıza’nın beş arkadaşı 15 Kasım 1937 tarihinde Elazığ’da Buğday Pazarı'nda idam edildi.

* 15 Kasım 1922’de Süleymaniye’de “Roji Kurd” dergisi, 15 Aralık 1990 tarihinde ise İstanbul’da “Özgür Halk” değileri yayınlanmaya başlandı.

* 16 Kasım 2000 tarihinde Ahmet Kaya geçirdiği bir kalp krizi sonucu, sürgünde yaşadığı Paris’te yaşamını yitirdi.

* TKDP kurucularından, Antalya davası sanıklarından Ömer Turhan 17 Kasım 1975 tarihinde yakalandığı hastalıktan kurtulamayarak vefat etti.

* Kürt aydını ve dil bilimcisi Apê Nurettin Karacadağ 18 Kasım 1998 tarihinde yaşamını yitirdi.