
* Dilsel farklılıklara özgürlük tanıyan yeni demokratik bir anayasa hazırlanmalı.
* İlköğretimden üniversiteye anadilinde eğitim olanakları geliştirilmelidir.
* Kanunlar, çok dilli ve çok kültürlü toplum gerçeği dikkate alınarak yeniden düzenlenmeli.
* Tek dil yaklaşımı terk edilerek farklı diller idari ve mali olarak desteklenmeli.
* İlgili yasa gözden geçirilmeli, “Çok Dilli Yerel Yönetimcilik” kabul edilmeli.
Dünya Anadili Günü’nü kutlayan HDP, “Tekçi ve yasakçı zihniyet, anadili için yürüten haklı ve meşru mücadeleyi engelleyemeyecektir. Anadil bir insanın onurudur ve kimse onurundan vazgeçmez” dedi.
HDP Merkez Yürütme Kurulu, yazılı açıklama yaparak Dünya Anadil Günü’nü kutladı. 21 Şubat’ın Birleşmiş Milletler’in (BM) kararıyla bütün dünyada Dünya Anadili Günü olarak kutlandığının hatırlatıldığı açıklamada, bu kararın alınmasında, Bangladeş halkının anadili için verdiği mücadelenin önemli rol oynadığı belirtildi. 21 Şubat 1952’de Bangladeş Dil Eylemleri Komitesi’nin çağrısına uyan Dakka Üniversitesi gençliğinin yaptığı eylemlerin, insanlığın bilincinde yer ettiğinin ve bu mücadeleyi anmak amacıyla UNESCO’nun bugünü “Dünya Anadili Günü” olarak kabul ettiğinin hatırlatıldığı açıklamada, Türkiye’deki mevcut duruma işaret edildi: “Ülkemizde resmi dil dışındaki anadillerin eğitim, öğrenim, kamusal alan ve basın yayında kullanılma hakkı yasaklıdır. Kürtçeden Lazcaya, Çerkesceden Süryaniceye varıncaya kadar hiçbir anadilin özgürlüğü yoktur. Hala tekçi anlayışla hareket eden resmi devlet ideolojisi, tek dilli bir toplum yaratmak adına farklı dilleri yok sayarak, yasaklayarak kimlikler ve kültürlere büyük zararlar vermektedir. Halen Kürtçe başta olmak üzere bütün anadillerin varlığını ve kullanımını yasal güvence altına alıp geliştirmekten söz etmek bir yana, yasaklayıcı hükümler varlığını anayasa ve yasalarda korumaktadır. Bugün anadilleri yasaklayan anayasa ve yasaları değiştirmeme konusunda ısrarını sürdüren Hükümet, yasakçı, asimilasyoncu geleneğe sahip çıkmakta, bu çağ dışı uygulamalara ortak olmaktadır.”
Tüm bu tekçi ve yasakçı zihniyetin anadili için mücadele yürüten halkların haklı ve meşru mücadelesini, talebini engelleyemeyeceğinin altını çizen HDP, “Çünkü anadil bir insanın onurudur ve kimse onurundan asla vazgeçmez, vazgeçmeyecektir” diye belirtti.
Olması gerekenler
Açıklamada, yerel yönetimler, eğitim, kültür-sanat, basın-yayın kurumları ve kamusal alanın tamamında anadillerin kullanımı önündeki bütün yasakların kalkması, bu dillerin geliştirilmesi ve teşvik edilmesinin anayasal-yasal güvence altına alınması istenerek, şu talepler de sıralandı:
* Çağdaş, evrensel, toplumu kucaklayıcı, etnik ve dilsel farklılıklara birçok alanda özgürlük tanıyan yeni demokratik bir anayasa hazırlanmalıdır.
* Anadilinde eğitim talepleri kültürel ve siyasal çoğulculuğun gerekleri olarak algılanıp insan hakları ve demokrasi kapsamında yaklaşılmalı ve ilköğretimden üniversiteye anadilinde eğitim olanakları geliştirilmelidir.
* Milli Eğitim Temel Kanunu, Yüksek Öğretim Kanunu ile Radyo ve Televizyon Kanunu, Türkiye’nin çok dilli ve çok kültürlü toplum gerçeği dikkate alınarak yeniden düzenlenmelidir.
* Tek etnik ulus, tek dil ve kültür yaklaşımı terk edilmelidir. Bu noktada, farklı Anadolu dillerinde kültür-sanat etkinliklerinin hazırlanması ve sunumu, idari ve mali olarak desteklenmelidir.
* Mahalli İdareler Yasası gözden geçirilmeli, yerel hizmetlerden halkın daha fazla istifade edebilmesi için “Çok Dilli Yerel Yönetimcilik” önündeki engeller kaldırılmalıdır.
Meclis’e önerge
HDP Van Milletvekili Kemal Aktaş ise anadillerin kullanılmasının ve korunmasının önündeki engellerin tespit edilmesi amacıyla Meclis Başkanlığı’na araştırma önergesi sundu. Aktaş, UNESCO verilerine göre dünya üzerinde 2 bin 500 dilin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğuna, Türkiye’de yok olma riski olan anadili sayısının 18’i bulduğuna dikkat çekerek, “UNESCO tarafından yüz yıl içinde bir dili konuşacak çocuk kalmayacak durumda ise o dil tehlikede, bir dili konuşan hiç çocuk kalmamışsa o dil ‘ölü’ kabul edilmektedir” dedi. “Ülkemizde anadili Türkçeden farklı (Kürtçe, Arapça, Lazca, Çerkezce vb.) olan milyonlarca çocuğun kendi anadillerinden koparılmadığı bir ortamda öğrenmeleri en temel haklarıdır” diyen HDP Milletvekili Kemal Aktaş, “farklı anadili ve kültürlerin özgürce yaşaması ve gelişmesinin önündeki bütün yasal ve fiili engeller ile yok olmayla yüz yüze kalan anadillerin korunması için alınması gereken tedbirlerin tespiti” için de Meclis Araştırması açılmasını istedi.
ANKARA