Birkaç haftadır anadilinin önemi, etkileri, potansiyeli ve çeşitli konularla ilişkisi üzerine yazıyoruz. Meselenin bir boyutunu da “anadili mücadelesinin kurumsallaşması” oluşturuyor. Kurumsallaşma iki nedenden dolayı çok önemlidir. Birincisi, kurumsallaşabildiği ölçüde söz konusu dilin korunması, gelişmesi ve genişlemesine katkıda bulunabilir. İkincisi de, parçası olduğu daha geniş toplumsal mücadeleyi beslemesi kurumsallaşması ile mümkündür. Kürtçe açısından baktığımızda, Kürtçe dil mücadelesi kurumsallaşabildiği kadar Kürtçe’nin bugünü ve yarınını garanti altına alabilecek ve bu oranda Kürt halkının ulusal mücadelesini de güçlendirebilecektir.

Peki, bir dil mücadelesinin ne ölçüde kurumsallaşabildiğini nasıl değerlendirebiliriz? Dil kurumsallaşmasının birbirine diyalektik bir biçimde bağlı beş temel alanı bulunmaktadır. Bunları “devamlılık, genişleme, üretim, meşruiyet ve yetiştirme” olarak sıralayabiliriz. Tek tek ele almaya çalışalım.


Devamlılık

Dil mücadelesinin kurumsallaşması için devamlılık, yani geçmişten geleceğe bir köprünün olması çok önemlidir. Farklı dönemlerde öne çıkıp sonra kaybolan dil çalışmaları bir gelenek oluşturamazlar ve tecrübe aktarımı gerçekleşmez. Bu yüzden, hangi koşullarda olursa olsun dil çalışması yapan kurum ve kişilerin çalışmalarını sürdürmeleri gerekir.


Genişleme

Dil mücadelesinde sürekli yeni nesillerin çalışmalara dahil olması, genişleyen halklar biçiminde mücadelenin ve kurumların büyümesi önemlidir. Belli bir kadro ile sınırlı kalan ve çalışmalarına hem yönetim hem de saha çalışmaları bazında yeni aktörler dahil etmeyen veya edemeyen bir mücadelenin kurumsallaşması beklenemez.


Üretim

Dil mücadelesinin devamlılığı, birikim aktarımı ve genişlemesi aynı zamanda yaptığı üretim  üzerinden gerçekleşir. Üretim, her türlü yazılı, görsel ve kayıt edilmiş materyali kapsamaktadır. Sözlükler, dil bilgisi kitapları, ders kitapları, terminoloji çalışmaları, standartlaştırma çalışmaları, araştırmalar, broşürler, analiz raporları, farkındalık geliştirici materyaller, edebi, bilimsel veya belge nitelikli kitaplar ve benzeri bir dünya çalışma üretim alanına girer. Bu anlamda, güçlü bir üretim arşivi ve kütüphanesi olan mücadelelerin kurumsallaşma yolunda daha fazla mesafe katettiğini görürüz.


Meşruiyet

Dil mücadelesi yürüten kurum ve kişilerin çalışmalarının başta söz konusu toplum olmak üzere o toplumda bulunan siyasi, kültürel, ekonomik, edebi çevreler tarafından benimsenmesi, yazılı ve görsel medyasında kullanılması ve referans olarak alınması, diğer bir deyişle meşruiyeti kurumsallaşmayı belirleyen önemli etkenlerdendir. Toplumsal meşruiyeti yeterince güçlü olmayan, bir köşede kalan ve toplumdan beslenip toplumu geri besleyen bir mücadelenin kurumsallaşması de beklenemez.


Yetiştirme

Son olarak, dil mücadelesinin kurumsallaşması yeni nesiller yetiştirmesine bağlıdır. Bu hem dil mücadelesinin aktif yürütücüsü olacak yeni kadroları hem de çocuklardan yetişkinlere kadar bütün toplumu hedefleyen bir yetiştirmeyi kapsar. 

Ele alınan bu alanların hepsi birbirine bağlıdır. Devamlılık olmadan genişleme olmayacağı gibi, genişleme olmadan devamlılık da olmaz. Aynı şekilde üretim olmadan meşuriyet olmaz, meşruiyet olmadan genişleme, devamlılık ve yetiştirme de olmaz. Bu nedenle, söz konusu alanların hepsi dil mücadelesinin kurumsallaşmasında son derece önemlidir. 

Öte yandan, bu alanların hepsi ele alınsa ve bu alanlarda çalışma yapılsa bile dil mücadelesinin güçlü bir kurumsallaşma göstermesi, bahsi geçen her bir alanda ne kadar nitelikli çalışma yapıldığına bağlıdır. Diğer bir deyişle, hem devamlılık, genişleme, üretim illa güçlü bir kurumsallaşma ile sonuçlanmaz.

Sonraki yazılarda Kürtçe dil mücadelesinin kurumsallaşma açısından ne durumda olduğunu ve farklı ülke örneklerinden dil mücadelelerinin kurumsallaşma deneyimlerini ele alacağız.