Kürt siyasi temsilcilerinin zindanda ve dışarıda onurlu, birlikçi, taviz vermeyen tutumunun sömürgeciliği korkuttuğunu kaydeden KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, Kürtçe savunmadaki ısrarın önemine dikkat çekti ve tüm Kürdistan halkının pratik destek ve katılımının gerekliliğini vurguladı.
KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı tarafından dün yapılan yazılı açıklamada, AKP-Cemaat rejiminin Kürt siyasetine karşı geliştirdiği siyasal soykırım ve polis terörünün tüm kesimleri kapsayacak düzeyde yaygınlaştığına dikkat çekti: 


Direniş duvarına çarptılar

„Hemen her gün tutuklamalarla geliştirilen bu süreç, Kürt halkına karşı askeri cunta ve sıkıyönetim dönemlerini aratan bir faşist uygulama ve zulüm siyasetine dönüştürülmüştür. Bütün bunlara rağmen halkımızın direnişi ile Kürt siyasi temsilcilerinin zindanda ve dışarıda onurlu, birlikçi, taviz vermeyen tutumu gittikçe daha da pekişmekte ve sömürgeciliği korkutmaktadır. Tutuklamaları kitleselleştiren AKP-Cemaat zihniyetinin bu direngen duvara çarparak tıkanmayla yüz yüze kaldığı ve bu tıkanmanın gittikçe daha da derinleşeceği açık ortadadır. 


Ne pahasına olursa olsun

Bütün Kürt siyasetinin ve Kürdistan halkının bu soykırımcı-ırkçı-ayrımcı-faşizan uygulamalara karşı her yerde anadiliyle konuşarak ve mahkemelerde anadiliyle savunma yaparak anlamlı-onurlu bir direnişçi duruşu sergilemesi çok değerli olup, bütün yurtsever-onurlu siyasetçi ve Kürdistanlıların katılım göstermesi gereken bir tutumdur. Ne pahasına olursa olsun, bu ilkeli ve yurtsever tutumda ısrar etmek, taviz vermeden direnmek, kesinlikle başarıyı getirecektir. Mahkemelerde tutukluların anadilde savunma hakkı mücadelesine tüm halkımız devlet organlarıyla Kürtçe konuşarak katılım göstermeli, bu yurtseverlik tutumunu her yerde geliştirerek siyasi temsilcilerini bu onurlu duruşlarında yalnız bırakmamalıdır. Bu tutum giderek toplumsallaşan bir tutuma dönüşerek, halkımızın meşru-haklı-insani anadilde eğitim ve savunma hakkının kutsal bir hak olduğu görülerek herkes katılmalıdır.“

Murat Elibol’un katledilmesi

3 Aralık günü BDP’nin Amed’de gerçekleştirdiği ‘İrademe Dokunma Mitingi’ ardından yürüyüş yapanlara polis saldırmış ve Murat Elibol adlı üniversite öğrencisi katledilmişti. KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, Elibol’un bilinçli bir biçimde hedeflenerek katledildiğini belirterek, şunun altını çizdi: „Tetiği çeken kim olursa olsun bunun sorumlusunun Türk devleti olduğu açıktır.“



Kafatasçıların insanlık dışı girişimleri

Mücadeleci Kürt gençliğinden ve Kürt çocuklarından korkan rejimin, yeni saldırılarla birlikte insanlık dışı-akla ziyan tedbirleri gündeme getirdiğini kaydeden KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, „Bu hislerle molotofkokteyli atan Kürt gençlerine 24 yıl gibi ağır hapis cezalar istenmekte; ‘Sevgi Evleri‘ projesiyle de kafatasçı beyaz katliam politikalarının meşrulaştırılması hedeflenmektedir. Sözü edilen ‘Sevgi Evleri’yle Kürt çocuklarının kimlik, kişilik, kültür, tarih ve toplumsal belleği öldürülmek istenilmektedir. Buna karşı tüm yurtseverlerin duyarlı yaklaşması, bu haince politikaya yol vermemesi gerekmektedir“ dedi.

ANF/BEHDİNAN