Yazar Muzaffer Özgür, ilk Kürtçe romanı ‘Siyarên Deşta Anatoliyê’yi Orta Anadolu’da konuşulan Kurmancî ile yazdı. Kitap, Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılmasından sonra Ankara, Konya, Kırşehir ve Aksaray’da yaşayan Mistoyê Tozo, Xeloyê Deli Pepê, Hecî Buxurci Türk devletine başkaldırısını anlatıyor.
MURAT MANG / BİELEFELD
Siyarên Deşta Anatoliyê/Anadolu Ovasının Süvarileri kitabının yazarı Muzaffer Özgür, ”En büyük amaçlarımdan biri bu romanımı kendi anadilim olan Kürtçe ile yazmaktı. Bunu da başardım. Çok mutluyum” diyor.
İç Anadolu Kürtleri hakkında pek fazla bilgiye sahip değiliz. Haklarında yazılan fazla eser olduğu söylenemez. Muzaffer Özgür bu gidişata dur demek adına kaleme sarılmış aslında. Biraz tarih, biraz roman diliyle yazdığı romanı okuyucusundan da olumlu tepki almış. Okumaya değer görülen romanın ilk baskısı Stockholm’de ikinci baskısı Amed’de Apek Yayınevi tarafından basılmış. Muzaffer Özgür ile geç de olsa, Orta Anadolu’da konuşulan Kurmancî ile yazdığı romanı hakkında konuştuk.
İlk romanı
Muzaffer Özgür, 1995 yılında ülkesinden ayrılarak Almanya’ya ilticacı olarak gelmiş. İç Anadolu Kürtlerinin sesi olan Bîrnebûn dergisinin editörü. ”Sîyarên Deşta Anatolîyê” adlı ilk romanı ise yaklaşık bir yıl önce okuyucuyla buluştu. Romanında, İç Anadolu’da yaşayan Kürtlerden bazı grupların devlet sistemini reddederek dağa çıkmalarını anlatıyor. Romanı aynı zamanda gelecek nesiller için tarihi bir belge niteliği taşıyor.
Eşkiyaların yaşamı başka
Özgür romanıyla ilgili şunları belirtiyor: ”Ben romanımda 1933’lerde bizim bölgede yaşanan bir olayın hikayesini yazıyorum. İç Anadolu Kürtlerinin yaşamı, coğrafya, aşiretler ve özellikle o dönem kendilerine eşkiya denilen birkaç grubun hikayesini yazdım. Onların yaşamı ayrıymış. Sonunda dönemin iktidarı yakalayıp idam ediyor. Bu konuyu araştırdım ve romanını yazdım.”
Neden eşkiya oldular?
Romanına konu olan eşkiyaların neden dağa çıktığı sorumuza ise Muzaffer Özgür yaptığı araştırmalar ve edindiği bilgileri referans göstererek şöyle cevaplıyor: ”O dönemler Osmanlı yıkıldıktan sonra yerine kurulan Türk devlet sistemini kabul etmeyen ve başkaldıran bazı Kürtler oluyor. Bunlara o dönem halk arasında eşkiya demişler. Hem askere gitmemek, hem tutuklanmamak için bazılarıda kendi çıkarları için yönlerini dağlara vermişler. Yozgat, Haymana, Konya civarlarındaki dağ ve ovalarda yaşamlarını sürdürmüşler. Ayrıca romanımda kendi aşiretimden de bahsediyorum. Nereden gelmişler? Nasıl gelmişler? Ne tür acılar çekmişler?”
Pozitif eleştiriler
Özgür, kitapla ilgili geri dönüşlerden ise memnun. Olumlu tepkiler aldığını ifade eden Özgür şunları belirtiyor: ”En fazla olumlu tepki ülkedeki okuyucudan geldi. Kimisi ‘okudum ve ağladım’, kimisi ‘okudum ve etkilendim’ dedi. Kimi üniversite öğrencileri de tarih konusu olarak araştırma amaçlı kullanacaklarını söyledi.”