ERDAL ALIÇPINAR / KÖLN

HDP Amed Milletvekili Garo Paylan ve CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Köln’de düzenlenen panelde İstanbul seçimi ve sonuçlarını değerlendirdi. Panelde yapılan değerlendirmelerde Türkiye’de yaratılan korku ikliminin dağılmaya başladığı ve anayasa tartışmaların başlatılması gerektiğine vurgu yapılı.

Türkiye Alman Kültür Formu, Türkiye Almanya İnsan Hakları Derneği (TÜDAY) Alman gazeteciler Birliği (DJU) tarafından “Özgürlüğün sesleri” panel dizisi kapsamında organize edilen etkinliğin moderatörlüğünü gazeteci Banu Güven yaptı. Türkiye Almanya Kültür Forumu Başkanı Osman Okkan’ın açılış konuşması ardından sözü alan Banu Güven, Sezgin Tanrıkulu ve Garo Paylan ile ya Çağlayan Adliyesi ya da Silivri Cezaevi önünde sürekli bir araya geldiklerini belirtti.

Parlamento notere çevrildi

Erdoğan’ın parlementoyu notere çevirdiğini söyleyen Paylan, “Yargı, Anayasa Mahkemesi, basın, üniversiteler hepsi tekleştirildi. Toplumsal bir tepki çıkmadı. ‘Seçimle gelip, seçimle gideriz’ söylemini kendisi çok sık kullanıyordu. İstanbul’da da insanlar ilk defa bir şey ile karşılaştılar, seçimle gelenin hakkının gasp edilmesini kabul etmediler” dedi.

AKP’ye kaybettirme oyu

“HDP seçmeni bugün aslında sadece İmamoğlu’na oy vermedi, AKP’ye kaybettirme oyu verdi. Kürt şehirlerini yaktı. Onbinlerce HDP’liyi zindana attı. Partimizi örgütleyemiyoruz çünkü her gün tutuklamalar var. Bir ilçeye gidiyorsun sürekli yeni yönetim var. ‘Neden’ diye soruyorsun. ‘Tutuklandılar’ diyorlar. Altı belediyemize 31 mart seçimlerini kazanmasına rağmen kayyum atandı. Bundan sonrasında CHP’ye çok iş düşüyor. HDP’nin karşılaştığı halk gaspına karşılık tepki verilseydi, bunlar yaşanmazdı” diye konuştu.

“Bugün ademi merkeziyetçilik esas alınırsa demokrasi gelişir” diyen Paylan, “Anayasa tartışmaları mutlaka başlatılmalı. Toplumda demokratik yerellik tartışılıyor. Oluşan korku iklimi vardı o artık dağılıyor. Türkiye’de bir değişim olacak. Türkiye’de sadece Erdoğan’ın gitmesi ile demokrasi gelişmez. Bugün MHP, devletin tüm kademelerinde kadrolaşmış durumda” diye belirtti. Abdulhamit döneminde örnek veren Paylan, “1908 yılında Abdulhamit yenildiğinde ne oldu… Devamında oluşan İttihat Terakki Ermeni katliamını gerçekleştirdi” dedi.

Patrik seçimleri gerçekleşemiyor

Erdoğan rejimine karşı ancak birliktelik esas alınırsa demokrasinin geliştirilebileceğini kaydeden Paylan, Türkiye’deki patrik seçimlerinin dahi Erdoğan’ın müdahelesi yüzünden gerçekleşemediğini ifade ederek, “9 yıldır bir kayyum atanmış. Patrik seçimleri gerçekleştirmiyor” dedi.

Gelecek için umut verici

“İstanbul seçimlerinde bir şeyler değişti ama bizde bilmiyoruz ne değişti” espirisi ile söze başlayan Sezgin Tanrıkulu  ise şunları belirtti: “Sanırım CHP olarak epey tartışacağız nasıl kazandık diye. ‘Hırsızlık yaptılar’, ‘bir şeyler oldu’ gibi sözler duyunca, 10 yıla yakındır CHP içerisindeyim böyle bir beceremiz olsaydı iktidar olurduk.  Bizler toplumsal kesimlere ulaşmak için çaba sarf ediyoruz. AKP’nin bugün Türkiye’ye sunacağı hiçbir şey kalmadı. Ne kadar olumsuzluk varsa hepsini yaşattılar. İstanbul seçimlerinde Kürtlerden oy almadan kazanılamayacağı biliniyordu.”

Altı aylık seçim çalışmalarında kendisinin de dikkatini çeken ve şaşırtıcı olanın, başta İmamoğlu olmak üzere hiçbir CHP’linin hatta İyi Parti’nin de Kürtler aleyhine olumsuz bir söylem kullanmaması olduğunu söyleyen Tanrıkulu, “O kadar tahriklere rağmen böyle bir söylemin çıkmaması gelecek için umut vericidir” diye belirtti.