
YEKO ARDIL / BERLIN
'Hayır' kampanyası için Berlin'de yapılan panele DTK Eşbaşkanı Hatip Dicle, Halk Evleri Genel Başkanı Oya Ersoy ve Barış için Akademisyenler Üyesi Çetin Gürer konuşmacı olarak katıldı.
Berlin Dersim Cemaati salonunda yapılan ve 200 kişinin dinleyici olarak yer aldığı panelde ilk sözü alan Çetin Gürer, 16 Nisan'da referanduma sunulan anayasa tasarısı hakkında teknik bilgi ve ayrıntı verdi. Gürer devamla "Bu bir anayasa değişikliğinden çok, Erdoğan'ın Ortadoğu ve bölgede yaptığı savaş hazırlığıdır. Erdoğan tüm çabasıyla savaşa hazırlanıyor. Bu yüzden de 'Hayır' son derece önemlidir"dedi.
Gürer, 'Evet' çıkması halinde Erdoğan'ın sınırsız yetkilere sahip olacağı söyledi ve ekledi "Bu yaşadıklarımız meşrulaştırılmış ve hiç bir şekilde yargılanması mümkün olmayan bir sistemle karşı karşıya kalacağız. Öldürmenin bir kural haline geldiği ve yargılanamaz olduğu bir durumdur. Hayır çıkarsa Hayırcılar, yani bizler mücadelemize devam edeceğiz" dedi.
Seçmenin kafasının karışık olduğunu, henüz boykot eğiliminde olanların bulunduğunu dile getiren Gürer, sadece demokratik güçlerin kendi kitlelerine değil, herkese ulaşıp seçmeni ikna etmesi gerektiğini belirtti.
Tarihsel sorumluluktan kaçılamaz
Gürer devamla şunları söyledi: "Kapı kapı dolaşmak gerekiyorsa dolaşılmalıdır. Facebook ve diğer sosyal medya araçları etkili kullanılmalı. Mektup, ev, kahvehane, mahalle ziyaretleri bunların yapılması gerekiyor. Bunlar bizim önümüzdeki tarihsel sorumluluğumuzdur. Bundan kaçmamak gerekiyor" dedi.
Halk Evleri Başkanı Oya Ersoy da konuşmasında şunları söyledi:
"Önümüzdeki seçimde 'Hayır' cephesinin çok net olduğu, 'Evet' diyenlerinde tereddütlü olduğu bir dönemdir. Biz o yüzden bugün kendi cephemizi sorgulamak ve iç tartışmalara girmek değil tam tersi karşı tarafı değiştirmek, bölmek, daha da bölmek ve kendi safımıza katmak gibi bir sorumlulukla hareket ediyoruz. Köprüden önceki son çıkış belirlemesine katılmıyorum. Hiç bir zaman da olmadı. Bizim tarihimiz faşizme karşı mücadele tarihidir. Sonucu ne olursa olsun bu mücadele devam edecektir. Çok diktatörler devrildi bunları da devirmesini biliriz. Halkın kendi gücüne güvenen bir örgütlemeyi ne kadar yapabilirsek o kadar başarılı oluruz. 7 Haziran'daki sonucu bu kadar net ve oran olarak bu kadar yüksek olarak kimse beklemiyordu. 7 Haziran'da tattırdığımız yenilgiyi 16 Nisan'da da Hayır Cephesi olarak tattırabiliriz."
DKT Eşbaşkanı Hatip Dicle ise "Kürdistan'da bir propaganda var: Evet çıkarsa Erdoğan Türkiye'ye federasyon getirecek. Düşünün Rojava'da Kürtlerin otonomisini bile ezmeye çalışan, Şengal'de Êzîdîlere müdahale eden, bir zihniyet ve devlet Kürtlerin haklarını verecekmiş. Öyleyse bütün bunlara ne gerek vardı? Eğer Dolmabahçe Mütabakatı’nı sonuçlanmış olsaydı, şimdiye kadar Kürt sorunu da çözülmüş olacaktı. Ama buna bile yanaşmadılar. Şimdi de aynı zihniyet Kürtleri tuzağa çekmeye çalışıyor" ifadesini kullandı.
Panel daha sonra soru cevap bölümüyle sona erdi.