AİHM’in, rehin tutulan HDP’nin önceki dönem Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın ‘derhal serbest bırakılması‘ kararına ilk günden rest çeken Ankara, dün Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi aracılığıyla yanıtını resmileştirdi.

 Mahkeme, Demirtaş’ın avukatlarının AİHM kararına dayanarak yaptıkları tahliye başvurusunu reddetti. Mahkemenin ret gerekçesi ise tam bir Türkiye klasiği: AİHM kararı niha değil. Kesinleşip kesinleşmediği de sorulacak.

Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi, 2 yıldır tutuklu bulunan ve AİHM’in “tahliye edilmeli” dediği HDP’nin önceki dönem Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın “tutukluluğunun devamına” karar verdi. Karar üzerine Demirtaş’ın avukatı Ramazan Demir, ”Bu rezaletin tarifi yok” paylaşımında bulundu.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 20 Kasım’da, siyasi saiklerle tutuklanan Demirtaş’ın “tutukluluğuna derhal son verilmesi” yönünde verdiği kararın ardından avukatları, yargılandığı Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi’ne tahliye başvurusunda bulunmuştu. Başvuruyu değerlendiren mahkeme, AİHM’in “tahliye edilmeli” dediği Demirtaş’ın “tutukluluğunun devamına” karar verdi. Mahkemenin gerekçesi ise şöyle: “Anayasamızın 90 maddesinde ‘Usulüne göre yürürlüğe konuşmuş milletler arası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasa’ya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesi’ne başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır’ hükmünün yer aldığı, yine Türkiye’nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 46. Maddesinde ise, ‘1.Yüksek Sözleşmesi Taraflar, taraf oldukları davalarda mahkemenin verdiği kesinleşmiş kararlara uymayı taahhüt ederler. 2. Mahkemenin kesinleşen kararı, infazını denetleyecek olan Bakanlar Komitesi’ne gönderilir’ hükmünün yer aldığı, bu hüküm karşısında kesinleşmiş Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının tarafları bağladığının belirtildiği, kararın İnsan Hakları Mahkemesi’nin büyük daire kararı olmayıp, 2. Daire (Bölüm) kararı olduğu, kararın tercümesinin ilk sayfasında ‘İş bu kararın sözleşmenin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir’ denilmek suretiyle daire kararının nihai bir karar niteliğinde bulunmadığı belirtildiği, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 44/2 maddesinde de bu hususun düzenlenmiş olduğu gözetilerek yukarıda belirtilen gerekçelerle sanık Selahattin Demirtaş’ın tutukluluk halinin devamına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.”

Mahkeme bilgi sahibi değilmiş

Alınan karara dair dikkat çeken bir diğer durum ise, mahkemenin AİHM’in aldığı kararının nihai olup olmadığı konusunda bilgi sahibi olmaması oldu.  Bu konuda “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 20.11.2018 tarih ve 14305/17 sayılı daire kararının AİHS’in 46. Maddesi kapsamında nihai karar olup olmadığının ve sözleşmenin 44/2 maddesi gereğinde kesinleşip kesinleşmediğinin Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Daire Başkanlığı’ndan sorulmasına” karar verilse de Demiştaş’ın tutukluluğunun devamı yönünde karar kılındı.

Mahkemenin verdiği karar Demirtaş’ın avukatlarının tepkisine yol açtı.

Avukat Demir: Rezaletin tarifi yok

 Avukatlardan Ramazan Demir, sosyal medya platformu Twitter hesabından karara dair şu paylaşımda bulundu: “Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi AİHM kararına rağmen Selahattin Demirtaş’ın tutukluluğunun devamına karar verdi. Mahkeme gerekçe olarak da AİHM kararı henüz kesinleşmedi demiş, sonra da Adalet Bakanlığı’na yazı yazmışlar öyle değil mi diye. Bu rezaletin tarifi yok.”

Demirtaş’ın bir diğer avukatı olan Benan Molu ise, yaptığı paylaşımda mahkemenin AİHM kararını yerine getirmesi için kararın kesinleşmiş olmasına gerek olmadığını söyledi. Molu, ”AİHM’in ’derhal tahliye edin’ kararına rağmen cezaevinde tutulduğu her saniye, suç işleniyor.”

Eşbaşkanlar: Siyasi bir karar

HDP Eşbaşkanları Pervin Buldan ve Sezai Temelli, Demirtaş’ın tahliyesinin Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedilmesine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada şöyle denildi: ”Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 10 gün önce aldığı ve Selahattin Demirtaş’ın derhal serbest bırakılmasını da içeren kararını bugün Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi değerlendirmiştir. Toplanan heyet AİHM kararını uygulamamış, tutukluluğun devamına karar vermiştir. Bu açıkça Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ihlalidir. Bir kez daha belirtelim ki, AİHM’in Demirtaş kararındaki ‘derhal serbest bırakılsın’ ifadesi bir bireysel önlem önerisidir ve yerel mahkeme Anayasa’nın 90. Maddesi’ne ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 46. Maddesi’ne bağlı olarak bu kararı uygulamak durumundadır.

Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi tamamen politik nedenlerle, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve yürütmenin baskısı ile bugünkü kararı almıştır. Mahkeme heyeti, aynen Demirtaş’ın ve diğer milletvekillerimizin tutuklanmalarında olduğu gibi hukuki değil siyasi nedenlerle bir karar vermiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararının kesinleşmediğini iddia etmek, ayrıca bunu Adalet Bakanlığı’na yazı yazarak sormak zaman kazanmak için atılmış akıl dışı ve hukuk dışı adımlardır. Kazanılan zamanda, Demirtaş hakkında İstinaf Mahkemesi’nde bekleyen kararın onanmasını sağlamak için yapılmış bir manevradır. Yargı bir kez daha siyaset yapmıştır, yürütme baskısı ile hareket etmiştir ve bu heyet büyük bir vebal altındadır.”

 

ANKARA