
Ankara Katliamı'na dair tartışılan konuların başında Türk hükümetinin sorumluluğu kadar, zamanlaması ve oluş şekli de tartışılıyor. Doğrudan barışı hedef alan saldırının, KCK'nin tek taraflı "eylemsizlik" kararını alındığı güne denk gelmesi, hükümetin 'buna karnımız tok' dediği karara verilmiş bir cevap olarak nitelendiriliyor.
Özellikle güvenlik zafiyeti tartışmaları üzerinde duran Prof. Doğu Ergil, saldırıya dair "Zafiyet var mı?" diye sormak yerine "Kasıt var mı?" diye sormak gerektiğini ifade etti. Ergil, "Biz ve onlar ayrımı yaptığın zaman bir ülkenin güvenlik güçleri bizden yana olur bizi korur, ama 'onları' dışlar ve ezer. Bundan daha büyük bir güvenlik zaafiyeti olabilir mi? Buda ihmalden değil, bilinçsizlikten kaynaklanan bir kasıttır" şeklinde konuştu.
Katliam eylemsizliğe yanıt
Katliamın barış iradesine yönelik gerçekleştirilmiş bir saldırı olduğuna işaret eden Ergil, "Güvenlik eksikliği zaten barışın olmamasıdır" dedi.
Ergil, KCK'nin ilan ettiği eylemsizliğe de dikkat çekerek, bunun doğru bir karar olduğunu söyledi. Ergil, "Hükümet bu karara karşı, 'karnımız tok' cevabını verdi. Sizce nasıl yanıtlayacak bu eylemsizliği" sorusunu da, "Bombalamalar patlatılıyor, bu nasıl cevap verileceğini gösteriyor zaten" diye konuştu.
Erdoğan teşvik etti
Prof. Baskın Oran ise AKP'nin saldırının faili olarak gösterilen DAİŞ'le mücadele etmediğine dikkat çekerek, "Erdoğan, IŞİD'çileri öyle bir silahlandırdı ve sınırı öyle bir kevgir haline getirilmesine izin verdi ki bunları o kadar teşvik etti ki, onları çağırıp bunu söylemesine bile gerek yok. Burada doğrudan doğruya AKP ve Erdoğan sorumludur" dedi. Üstelik patlamadan bir dakika sonra gaz atmaya başladılar. Şart mı bunları (IŞİD'lileri) çağırıp bunları öldürün demesi."
Oran, KCK tarafından ilan edilen eylemsizlik kararına dair ise "gecikmiş ama yerinde bir karar" değerlendirmesinde bulundu. "Erdoğan, bu kararın alınmaması için çok dua etti. Yanındaymışım kadar eminim bundan. Erdoğan'ın istediği kavgadır. Kavga istiyor ki insanlar nasıl 12 Mart'ta, 12 Eylül'de yeter artık kuvvetli bir asker gelsin bu kardeş kavgasını durdursun dediler. Askeri çiçekle karşıladılar. Bugün de aynısını istiyor Erdoğan, çünkü burada güçlü tek bir adam iktidarı istiyor" diyen Oran, bunun için de kavga isteyen Erdoğan'ın ekmeğine KCK'nin yağ sürmemesi gerektiğini dile getirdi.
Bu da mı karanlıkta kalacak
Siyaset Bilimci Dr. Erdoğan Günal da bu saldırının siyasi ve ahlaki sorumluluğunun hükümette olduğunu vurguladı. "Çıkıp 'benim sorumluluğum yoktur' demek, 'ben sizin hükümetiniz değilim' demek anlamına gelir" diyen Günal, bu katliamın da Amed, Suruç gibi karanlıkta kalacağı endişesini dile getirdi.
Günal, mitinge yönelik patlamanın olduğu gün KCK'nin eylemsizlik ilan etmesi ve aynı zamanda barış mitingi olan bir eyleme bu tür bir saldırının gerçekleşmesinin "barışa yönelik" bir saldırı olduğunu da kaydetti.
Günal, "Neticede net bir şey söylemek zor ama bu saldırı eylemsizlik kararını da hedef almış olabilir" dedi.
Saray'ın barışa cevabı
Katliamın olduğu gün, kendisi de alanda bulunan Sosyalist Dayanışma Platformu(SODAP) Eş Sözcüsü Kezban Konukçu, katliamı "Batıdan barış sesinin yükseltilmesine bir cevaptı. Bu, devletin karanlık güçlerinin ve Saray'ın cevabıydı" diyerek tanımladı. Konukçu, devletin katliam ile "Barış için bir araya gelmeyin. Kürtlere elinizi uzatmayın" mesajı verildiğini söyledi.
AKP mesaj verdi
İstanbul Üniversitesi öğrencilerinden Ayşegül Korkut da katliamın yaşandığı anda alanda olanlardan. "Bu patlama neden oldu? Polis neden çekildi? Telefonumuz patlamadan önce neden çalışmaz oldu? O esnada internet erişimi neden kapatıldı?" diye soran Korkut, bu soru işaretlerinin katliamın planlı bir şekilde gerçekleştirildiğini gösterdiğini ifade etti. "Patlama, HDP'nin barajı geçmemesi için bir müdahaleydi" diyen Korkut, "AKP, alanda on binleri görmek istemedi. Yani bize 'siz ne kadar sokaklara çıkıp barış diye bağırsanız bakın böyle olur' mesajı verildi" dedi.
10 Ekim dönüm noktası
Barış Mitingi'ne yapılan bombalı saldırının toplumda büyük bir şok yarattığını söyleyen Psikolog Metin Murat Kalyoncugil, Ankara'da yaşanan patlamanın toplumda büyük bir şok yarattığını belirterek, 10 Ekim'in, Türkiye tarihinde kırılma yaratacak bir katliam olduğunu vurguladı. "Acının hafifletilmesi için sorumlular yargılanmalı" diyen Kalyoncugil, yapılacak en iyi terapinin barışı inşa etmek olduğunu söyledi.
DİHA/HABER MERKEZİ