
AKP Hükümeti’nin Kürtlerin bir halk olmaktan kaynaklı olan haklarını elde etmesinden rahatsızlık duyarak çetelere destek verdiğini kaydeden Baluken, “Halk savunma Birlikleri (YPG) bu radikal çetelere karşı büyük bir direniş göstermiştir. Hükümetin bu çeteler aracılığıyla Rojava devrimini kırma politikası başarısız olmuş, iflas etmiştir” ifadesini kullandı. Birkaç hafta önce Nusaybin-Qamişlo sınırında 'kaçakçılığı engellemek' gerekçesiyle duvar örme çalışmalarının başlatıldığını hatırlatan Baluken, “Bu duvarın amacının kaçakçılığı engellemek olmadığı, asıl amacının Kürtler arasına duvar örerek insani karşılaşmaları ve yardımlaşmaları engellemek olduğu bilinmektedir” diyerek, bu duvarı Serêkaniyê-Ceylanpınar, Efrin-Kilis son olarak da Şenyurt-Dirbesiyê arasındaki duvar çalışmalarının izlediğine dikkat çekti.
Sınırları açın
Baluken, Türk devletinin Ankara Antlaşması'nı güncellemek istediğini belirterek şunları söyledi: “Sınırların anlamsızlaştığı bir çağda Türkiye’nin sınırlar arasında Mezopotamya’nın dört parçasında bulunan Kürt halkına karşı tel örgüler, mayınlı araziler ve bugün tarihin kara sayfalarında yerini alan Berlin Duvarı, İsrail’in Filistin topraklarında ördükleri duvarlar benzeri utanç duvarları örmesi kabul edilemezdir. Bugün AKP iktidarının Kürt halkı arasında örmek istediği duvarlar, tel örgüler; suni sınırların çizildiği, toprakların bölündüğü 1921 yılında imzalanan Ankara Antlaşması’nın güncellenmek istenen halidir.”
BDP Grup Başkanvekili utanç duvarlarının hiçbir gerekçesi, izahı olamayacağını da ekleyerek, duvar örme çalışmalarının bir an önce durdurulması, sınırların her türlü insani yardıma açılması için Meclis Araştırması talep etti.
ANKARA