Son günlerde en çok konuşulan konu PKK’nin silahsızlanması/silahsızlandırılması.
Bu yeni bir tartışma değil aslında. Önceki yıllarda da çokça bahsi geçen konuya ilişkin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, "İşe Z’den başlamak" demişti.  
Yani hükümet denklemi yanlış kurmakta/kurgulamakta ısrarlı. Hükümet, yine arabayı atın önüne koşuyor. Hiçbir adım atılmadan yani işin A,B,C’sini es geçerek direkt Z’yi istemesi işi "olmaz"a getirmek oluyor.
Gerek Sayın Öcalan, gerekse de PKK’li yetkililer birçok defa "silahsızlanma"nın hangi koşullarda ve nasıl gelişeceğini ifade ettiler.
PKK’li yetkililer, atmaları gereken bütün adımları attıklarını ve topun devlette olduğunu uzun süredir söylüyorlar.
Laf değil, icraat bekliyorlar. Süreç için "bitti" demiyorlar çünkü onlar, AKP için hiçbir zaman sürecin işlemediği görüşündeler.
PKK, tek taraflı adımlarla süreci ilerlettiklerini, ancak bundan sonra böyle gitmeyeceğini vurguluyor.
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Besê Hozat ile bu ayın başında yaptığımız bir söyleşide Hozat, "Devlet adım atmazsa, geri çekilmeyi bırakalım Kürdistan’da bir yaprak bile kımıldamaz" demişti.   
Ancak son günlerde PKK’nin silahsızlandırılması konusu damdan düşer gibi Türkiye gündemine yeniden getirildi. Hem de AKP’nin kalemşörlerinin bile "süreç bitti, bitiyor" dedikleri bir dönemde.
Hem AKP’li yöneticiler hem de HDP’li yetkililer, silahsızlanma konusunu çokça dillendirmeye başladılar bugünlerde.
Geçen hafta PKK Yürütme Komitesi üyesi Duran Kalkan ile yaptığım bir söyleşide kendisine "HDP’ye yönelik saldırılar var ancak HDP bu süreçte sanki pasif kalıyor, ne dersiniz? diye sormuştum. Sayın Kalkan, "Onu HDP’lilere sormanız lazım" diye yanıt vermişti. 
Kalkan, aynı söyleşide, "HDP, PKK değildir; PKK de HDP değildir" diyerek herkesin muhatabı olduğu konularda konuşması gerektiğine dikkat çekmişti.  Sayın Öcalan, heyet ile yaptığı görüşmelerde defalarca "Silah konusunda yetkili benim, benim dışımda kimse konuşmasın" diye uyardı.  Durum bu iken, silahsızlanma/silahsızlandırılma konusunda HDP’lilerin çıkıp, "Bu konuda muhatap biz değiliz" demesi gerekmez miydi?
Şimdilerde Ankara’da PKK’nin nasıl ve ne zaman silah bırakacağı tartışılıyor. Hatta sayın Öcalan’ın Mart ayında silahsızlanma konusunda çağrı yapabileceği belirtiliyor. Yani Ankara’da hem PKK adına hem de Sayın Öcalan adına söz söyleniyor.
Sürecin baş aşağı gidişi yaşadığı bir dönemde beklentileri en üst düzeyde tutan tartışmaların ne kadar Sayın Öcalan’ın bilgisi dahilinde olduğunu bilemiyoruz. Çünkü bir ayı aşkın süredir Sayın Öcalan ile görüşmeler yasak. Devlet heyetinin İmralı’ya gidip gitmediklerini de bilemiyoruz.
Ancak bu baş aşağı gidişe "dur" diyebilecek yegane gücün Sayın Öcalan olduğu da bir gerçek.    
Görüşme heyetinde yer alan HDP Grup Başkan Vekili İdris Baluken, hafta başında Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ile yaptıkları görüşmede de bu konunun tartışıldığını söyledi. 
Yani Ankara’nın gündemi silahsızlanma. 
Peki bu işin gerçek muhatapları, yani elinde silah olanlar bu konuda ne düşünüyor?
Diyelim ki Ankara görüşmelerinde silahsızlanma/silahsızlandırma konusunda anlaşma oldu. PKK, "Madem anlaştınız, o zaman hemen silahları bırakıyoruz" mu diyecek?
Gerçekçi olmadığı kadar tuhaf ve gülünç bir varsayım bu. 
Öyle ki, üç gün önce KCK Yürütme Konseyi üyesi Mustafa Karasu ile yaptığımız bir mülakatta, Karasu, "HDPliler dahil hiç kimse bizim adımıza konuşmasın" demişti.
Karasu, silahsızlanma konusunda ise "Kimseye verdiğimiz bir taahhüt yok" diyordu. Tarih belirtilmesine dair ise, "Eğer AKP’nin çözüm niyeti olsa bir haftada çözüm olur; şu anki yaklaşımla ise bin Mart geçse çözüm olmaz" diyordu.  Yani PKK’nin hem çözüm perspektifi ve AKP’nin siyaseti, hem de silah konusunda tutumu net ve kesin.  
Özcesi; KCK’li ve PKK’li yetkililerin silahsızlanma gibi bir gündemi yok.
Ayrıca, ancak kendilerinin karar verebileceği bir konuda, herkesin konuşmasından da rahatsızlar.
Sonuç olarak; öyle anlaşılıyor ki AKP yine kötü oynuyor. Bunun kokusu yakında çıkar ancak Kürt legal demokratik siyaseti ve Türkiye demokrasi güçlerinin de çok dikkatli ve uyanık olmaları gereken bir süreçten geçiyoruz.