Ankara'nın iç ve dış siyasi havasında önemli gelişmeler yaşanıyor. Yaklaşan Genel seçimler nedeniyle parti genel merkezleri ve kulislerde oldukça hareketli günler yaşanıyor. AKP'de aday başvuruları sonlandırıldı. Altı bin aday adayı arasından 550 milletvekili adayı olacak. CHP bir kısım yerlerde ön seçim yaparken, geri kalan yerlerde ise merkez yoklaması ile adaylarını tespit edecek. 

HDP'de başvuru süresi 2 Mart akşamı sona erecek. Aday adaylarının sayısı da geçen seçim dönemine göre iki kat daha fazla. 

Ankara'nın gündemini oluşturan siyasi gelişme ise TSK'nin 22 Şubat akşamı Halep-Hesekê arasındaki Karakoza köyünde Süleyman Şah Türbesi'nde IŞİD çeteleri tarafından mahsur bırakılan askerler ve Süleyman Şah'ın Türbesi'nin nakli için yapılan operasyondu. 

Süleyman Şah, 1075 yılında Fırat kıyılarına yerleşmek üzere gelmiş Selçuklu Türklerinin atalarından biridir. Süleyman Şah, Fırat Nehri'ni geçmek isterken iki askeri ile birlikte boğularak yaşamını yitirir. Osmanlıların döneminde Caber Kalesi'nde türbesi bulunan Süleyman Şah'ın türbesi, 1968 yılında yapımına başlanan Ablek barajının suları altında kalmaması için Halep-Hesekê arasındaki yeni yerine taşınır. 

Osmanlıların Suriye'yi Fransa'ya bırakmasından sonra, 1921 yılında Türkiye ile Fransa arasında yapılan Paris Anlaşması'na göre türbenin bulunduğu 10 dönümlük alan Türkiye toprağı olarak kabul edilir. Bu tarihten itibaren bir bölük asker devamlı olarak bu türbeyi bekler. 

Yeni türbenin yanında yapılan karakolun ismi "Saygı" karakoludur. Bu karakoldaki birlik Özel Kuvvetler'e mensup birliktir. Birlik altı ayda bir nöbet değişiminde bulunur. Suriye'deki iç savaş ve IŞİD çetesinin Kobanê'nin etrafını kuşatması nedeniyle Süleyman Şah Türbesi ve onu bekleyen birlik riziko altına girmişti. Altı ayda bir değişmesi gereken birlik, sekiz ay geçmesine rağmen IŞİD tehditi nedeniyle değişemiyordu. TC Başbakanı Davutoğlu gazetelere verdiği demeçlerde, "Süleyman Şah Türbesi'ne ve Saygı Karakolu'na uzanan elleri kırarız" diyordu. Ancak türbeye ve karakola uzanan tehdit elini kıramadı, selameti türbeyi ve birliği TC hududuna 200 metre mesafedeki Eşme Köyü'ne nakletmekte buldu. 

Operasyon nedeniyle Türkiye basını iki gün boyunca tek taraflı propaganda yaptı. Haberleri kararttı. TSK'ye bağlı mekanize birliği operasyona giderken Kobanê'den geçti. IŞİD çeteleri tarafından kuşatıldığında bu çetelere her türlü desteği veren, düştü düşecek diye avucunu ovuşturan TC birliğini Kobanê üzerinden emniyet içerisinde geçirirken, geçmişte izlediği yanlış stratejinin farkına vardı mı? Kendi özeleştirisini yaptı mı? Hiç sanmıyorum. Yine kuru kabadayılık havasındalar. Operasyon sırasında kimseye haber vermediklerini, kimsenin yardımını almadıklarını söylüyorlar. YPG ise bunun aksini iddia ediyor. 

Uzun lafın kısası; TC bin kilometreyi aşan Kuzey ve Güneybatı Kürdistan hududunda kendi güvenliğini sağlamak istiyorsa Güneybatı Kürdistandaki statüyü tanımak ve Kürt halkı ile iyi geçinmek durumundadır. 

NOT: Elimde olmayan nedenlerden dolayı Kürdistan tarihinde bu haftayı yazamadım. Önümüzdeki haftalarda devam edeceğim.