
Devletin tüm saldırganlığına rağmen halkın kendi kendine yetebileceği bir sistemi oturtmakta ısrarlı olduklarını vurgulayan DBP Eşbaşkanı Kamuran Yüksek, "Öz yönetim çalışmalarımızın esası olacak" dedi.
Kürdistan'da bir süre önce ilan edilen öz yönetim, birçok merkezde halk meclisleri ve komünlerle adım adım hayata geçmeye başladı. DBP, DTK ve KJA ise, Kürdistan kentlerinde toplantılar düzenleyerek kent dinamiklerinin demokratik özerklikte nasıl rol oynayacağını yerellerde tartışıyor.
Konuyla ilgili DİHA'ya değerlendirmelerde bulunan DBP Eşbaşkanı Kamuran Yüksek, katı merkeziyetçi, otoriter idari sistemlerin toplumların sorunlarını çözemeyeceğinin altını çizdi. Yerel demokrasiye evrilen bir yüzyılda çözümün öz yönetim olacağını söyleyen Yüksek, "Sorunların çözümü yerel demokrasiden, öz yönetimden geçiyor. Toplumun hiçbir sorunu Ankara'dan merkezden çözülemez. Toplum bunu kabul etmiyor, biz bunu kabul etmiyoruz, edemeyiz. Sorunların öz yönetimle çözüleceğine inanıyoruz" dedi.
Ceberut sistem korkuyor
Devletin, öz yönetim-özerklik denildiğinde toplum bundan korksun diye bir algı yaratılmaya çalıştığını kaydeden Yüksek, buna karşı öz yönetimi daha fazla yaygınlaştırmaya çalışacaklarını vurguladı.
Başında ceberut sistemin olmadığı bir yönetim sisteminden bahsettiklerini dile getiren Yüksek, halkla birlikte ön açma bir yol olarak toplumun gündemini hep beraber tartışmak istediklerini söyledi. Yüksek, "Öz yönetim bundan sonra yapacağımız çalışmaların esas amacı olacak" dedi.
İki çizginin mücadelesi
Yüksek'in vurguladığı bir diğer önemli nokta ise öz yönetim talebi ile buna dair engelleme çabalarının özünde iki ideolojinin mücadelesi olması. Yüksek, bunu da şu sözlerle ifade etti:
"İki çizginin kavgası söz konusu. Merkeziyetçilikte, tekçilikte, ulus devlet zihniyetinde ısrar eden çizgi ile bizim demokratik ulus, öz yönetim çizgimizin mücadelesi kavgası var. Bütünlük içerisinde bütün halkların inançlarını özgürce yaşacak. Herkesin çıkarının öz yönetimde olduğunu düşünüyoruz. Toplum, öz yönetimle beraber ücretsiz eğitim, su, toplu taşıma, konuta sahip olmanın imkanlarını sağlar. Böyle görmek lazım. Öz yönetim anadilinde özerklik demektir. Kendi kimliğini özgürce kullanabilmek, Êzîdîlerin, Süryanilerin, Ermenilerin yani herkesin özgür yaşaması demektir."
Kentlerden kasabalara
Toplumu kendi kendine yetebilecek bir duruma getirmeye çalıştıklarını dile getiren Yüksek, bir mahallenin bir küçük komünün değil, artık toplumun tüm kesimin kendi kendine yetecek bir inşa aşamasını hedeflediklerini dile getirdi. Yüksek, "Komünler, kooperatifleri yaygınlaştırmaya dönük çalışmalarımız var. Bu çalışmalar sayesinde toplumda bir patlamanın olacağını düşünüyoruz. Bir kent bir kasaba kendi kendine yetebilmeli artık. Bu durumu gören kasabalar da örnek alabilir. Bunları yaptığımızda yeni bir aşamaya geleceğiz" dedi.
AZİZ ORUÇ / DİHA/AMED