
YÜZDE 80’İ Reqalı gençlerden oluşan 30 bin savaşçının başlattığı operasyonda Wehîd, Um Sefa köyü ile Qurtace, Waste, Heran, Cere, Irêqat ve Kerzan mezraları özgürleştirildi. Kurtarılan alanlar askeri açıdan stratejik öneme sahip.
İki başkentte panik
QSD’nin Koalisyon ile birlikte başlattığı Fırat’ın Gazabı operasyonu, dünyanının sadece iki başkentinden derin üzüntüye yol açtı. DAİŞ hilafetinin başkenti Reqa ile Erdoğan Türkiyesi’nin başkenti Ankara. Ankara’yı bu kez Ankara’ya gelen Genelkurmay Başkanı Dunford uyardı.
QSD’nin ABD öncülüğündeki Uluslararası Koalisyon ile birlikte önceki gün başlattığı Reqa hamlesinde ilerleme sürüyor. Hamlenin duyurulduğu gün Ankara’ya gelen ABD Genelkurmay Başkanı, muhataplarına hem sahadaki gerçekliği hatırlattı hem de onların Kürt fobisini dinledi. Aynı saatlerde ABD Savunma Bakanlığı, Reqa hamlesinin başlamasından duyduğu memnuniyeti yazılı bir açıklamayla paylaştı. Ertesi gün ise Türk Hükümet Sözcüsü, bilindikleri tezlerini tekrarlayarak, “Rakka’nın nüfusu Arap’tır. Arap olmayanlar yönetmesin” dedi. Zaten QSD’nin de Reqa’yı yönetmek değil, özgürleştirilen Reqa halkının özgür Reqa’yı yönetmesini istiyor.
İki yıldır DAİŞ çetesinin işgali altında bulunan ve hilafetinin başkenti olarak görülerek, sistemini oturtmaya çalıştığı Reqa’daki işgalin son bulması için önceki başlatılan hamle sürüyor. YPG ve YPJ’nin öncülük ettiği ve çoğunluğu Reqalı Arap, Kürt, Türkmen ve Suryanilerden oluşan QSD bileşenleri ile ABD öncülüğündeki Uluslararası Koalisyon’un ortak hamlesi, “Fırat’ın Gazabı” adını taşıyor. ANHA muhabirlerinin verdiği bigiye göre; savaşçılar dün öğleden sonra Eyn Îsa yönünden 12 km ilerleyerek, Ebêd köyü ile Şêx Salih ve Cîhad mezralarını kurtardı.
İkisinin de hayaline son
Operasyona katılan QSD savaşçıları, DAİŞ’ın “hilafetin başkenti” olarak tanımladığı zulüm kalesini yıkacaklarını ve kenti özgürleştireceklerini ifade etti. Hamleye katılan Saroxan Til Temir, amaçlarının DAİŞ zulmüne son vermek olduğunu belirterek, “Bu operasyona katıldığım için çok mutluyum. Fırat Gazabı Operasyonu ile hem DAİŞ’ı hem de Osmanlı hayalleriyle onu destekleyenlerin o hayallerinin sonunu getireceğiz” dedi.
Goran Serêkaniyê isimli savaşçı ise operasyonu Reqa halkının isteği üzerine harekete geçtiklerini belirterek, “DAİŞ bölge halkını katliamdan geçiriyor. Bu operasyon Suriye’nin yeni haritasını belirleyecek ve DAİŞ zulmünün sonunu getirecek” diye konuştu.
DAİŞ’in işgalinden sonra kentten ayrılmak zorunda kalan Kürt ve Arap gençler, şimdi omuz omuza vererek topraklarını özgürleştirmek için savaşıyorlar. Ahmet Hasan, Liva Tahrir isimli taburun üyesi. Kendisi Reqalı ve Arap. Ahmet Hasan operasyonun en ön cephesinde savaşmaya gidecek. Gitmeden önce şunu söylüyor: “Bu hamle ile Reqa’da DAİŞ zulmü altında ezilen tüm halkımızı kurtaracağız.”
Dilovan Reqa ise Kürt bir savaşçı. Kendisi de Reqa’da büyümüş ve işgalden sonra orayı terk zorunda kalmış. Şimdi QSD içerisinde yer alıyor. Dilovan Reqa, şunları ifade ediyor: “Halkımızın DAİŞ zulmüne katlanacak mecalleri kalmadı. Bunu bildiğimiz için, bu hamleyi başlatıyoruz. Bütün Arap, Kürt, Ermeni, Türkmen ve Suryani halklarını kurtarmak için, bu hamle çok önemli. Aynı zamanda uzun zamandır topraklarından uzakta yaşayan biz Reqalılar için de önemli. Artık kendi topraklarımızda, evimizde özgür yaşamak istiyoruz.”
DAİŞ çetesi kuşatılacak
Siqûr El-Reqa Tugayı Genel Komutanı Feyad El-Xanim, Reqa’da yaşayan sivillerden DAİŞ çetesine ait noktalardan uzak durmalarını, çünkü bu noktaların güçleri tarafından hedef alınacağını kaydetti. El-Xanim, hamlenin ilk aşamasında Reqa’yı kuşatmaya alacakalarını söyledi. El-Xanim, hamlede yer alan güçlerin yüzde 80’inin Reqalı savaşçılar olduğunun altını çizdi.
Türk kötülüğüne karşı tedbir
Hamle devam ediyor, üstelik çoğunluğu Reqalı savaşçılardan oluşan güçler yer alıyor ama Türkiye, Kürt düşmanlığından kaynaklanan tavrını sürdürüyor. Bir yandan Şehba bölgesindeki saldırılarına devam edip sınıra yığınak yapıyor diğer yandan devşirdiği unsurları, Arapların ve Türkmenlerin haklarını savunuyormuş gibi yapıp salmanın hazırlığı içinde.
Uluslararası Koalisyon’a öncülük eden ABD, bunu bildiği için Genelkurmay Başkanı Joseph F. Dunford’u, hamlenin duyurulduğu gün Ankara’ya gönderdi. Dunford, Türk mevkidaşı Hulusi Akar ve Erdoğan’ın danışmanı İbrahim Kalın’ın başkanlık ettiği Türk heyeti ile 4.5 saat görüştü.
Türk tarafı, kronik Kürt düşmanlığına dayalı tezlerini yeniden sıraladı. PYD ve YPG ile bileşeni olduğu güçlerin “terörist” olduğunu savunduklarını hatırlatan Türk tarafı, Kürt koridorunun Türk devleti için beka sorunu olduğunu, kendilerinin bütün askeri operasyonlara katılmaya hazır olduklarını söyledi.
QSD’nin vizyonunu aktardı
Mevcut tutumunu tekrarlayan ABD tarafı ise QSD’nin çözüm perspektifini çıkış formülü olarak sundu.
ABD Savunma Bakanlığı’nın internet sitesinde yer alan habere göre, operasyon hakkında da bilgi veren Dunford, YPG öncülüğündeki QSD’nin Reqa çevresi ve kent merkezindeki DAİŞ’i tecrit etmek için hamleye başladığını hatırlattı. QSD’nin “Biz Reqa halkını özgürleştirip Reqa’daki işgale son verdikten sonra kent, bileşenleri tarafından yönetilir. Reqa halkı kendi meclisini, yönetimini belirler ve bütün farklılıklarıyla kendisini yönetir. Tıpkı Girê Spî ve Minbic ile diğer kentlerde olduğu gibi” perspektifini, “QSD Reqa’yı elde tutmak ve yönetmek için değil” şeklinde formüle eden Dunford, Kürt fobisine cevap olmaya çalıştı.
Sürekli denetim için
Türk tarafına, koordinasyonsuz manevralardan ve DAİŞ ile mücadeleye zarar verecek hamlelerden uzum durmasını salık veren Dunford, üst düzey bir ABD’linin Türk Genelkurmayı’nda “irtibat subayı” olarak çalışmasını buyurdu. Türk tarafı da kabul etti. Bu subay, ABD Merkez Komutanlığı Komutanı General Joe Votel’e rapor verecek. Subay, Birleşik Müşterek Görev Gücü’nün irtibat subayı olacak. Dunford, bu anlaşmayla ilgili olarak, “Türk müttefikimizle bu konu hakkında tamamen şeffaf olmak istiyoruz” dedi.
Savunma Bakanlığı selamladı
Dunford, Ankara’da bu görüşmeleri yaparken ABD Savunma Bakanlığı, yazılı bir açıklamayla Fırat’ın Gazabı’nı selamladı. ABD Savunma Bakanı Ashton Carter, “QSD’nin yaptığı açıklamayı memnuniyetle karşılıyorum” dedi.
Carter, “Reqa’yı izole etmek ve özgürleştirmek, Koalisyon’umuzun planında sıradaki adımdı. Musul’da olduğu gibi burada da savaş kolay olmayacak. Ama DAİŞ’in halifelik oyununu sonlandırmak ve müttefiklerimize saldırı yapma potansiyeline zarar vermek için bu şarttı” ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı Barack Obama’nın DAİŞ ile Mücadele Özel Temsilcisi Brett McGurk ise Reqa operasyonuyla ilgili Türkiye’yle yakın iletişimde olduklarını açıkladı.
Konuyla ilgili Pazar akşamı Fransa’daki Europe 1 radyosuna konuşan Fransa Savunma Bakanı Jean-Yves Le Drian, Fransa’nın Reqa operasyonuna hava desteği vereceğini duyurdu. İngiltere de operasyona desteğini açıkladı. Savunma Bakanı Michael Fallon, operasyona uçaklarla destek vereceklerini söyledi.
Kurtulmuş dün yine konuştu
Türk Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, 31 Ekim’de yaptığı açıklamada Reqa operasyonunun ‘Fırat Kalkanı’ adı altındaki işgal harekatı tamamlandıktan sonra başlaması gerektiğini söylemiş ve Türkiye’nin bunu için de hazır olduğunu duyurmuştu. Numan Kurtulmuş, dün de Bakanlar Kurulu toplantısının ardından düzenlediği basın toplantısında konuştu. El Bab’a 12 kilometre kadar gelindiğini açıklayan Kurtulmuş, “Son günlerde Türkiye’nin sınır bölgesine yapmış olduğu askeri sevkiyat, Türkiye’nin olası tedbirleri çerçevesinde atılmış olan bir adımdır. Onun için Reqa’nın, tamamı Arap olan bir kentin, Arap olmayan unsurlar tarafından ele geçirilmesi ve onlar tarafından yönetilmesinin, herhangi bir şekilde bölge barışına katkıda bulunmayacağını ifade etmek isteriz. Reqa’da da Arap olmayan unsurların atacağı her adımın Amerika’nın da aleyhine olacağını söylüyoruz. Bölge barışının da aleyhine olacağını söylüyoruz. Bu yol çıkmaz, yanlış bir yoldur” dedi.
Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım ve Savunma Bakanı Fikri Işık da geçtiğimiz haftalarda Reqa’da YPG’nin değil Türkiye’nin olması gerektiğine yönelik açıklamalar yapmıştı.
HABER MERKEZİ