10 Ekim Ankara Katliamı’nın birinci yıldönümü için saldırının gerçekleştiği Ankara Tren Garı önünde düzenlenecek anma için toplananlara polis saldırdı. Katledilenlerin yakınları ve yoldaşlarına anmayı yasaklayan Vali, bir mizansenle katliam yerine karanfil bıraktı!
Ankara Katliamı’nın 1. yıldönümünde gerçekleştirilmek istenen anmaya yasak ve polis saldırısı damgasını vurdu. Katliam günü DAİŞ’in bombalı saldırısı sonucu mahşer yerine çevrilen Gar önünde yaralılara yardım için koşanlara gazla saldıran Türk devleti dün de benzer bir saldırıya imza attı. Yürüyüş yollarına barikat kuran polis, Ulus Metro istasyonundan yürüyerek alana girmek isteyen grupların geçişine izin vermezken, tepki göstererek anmanın yapılacağı alana girmek isteyenlere biber gazıyla saldırdı. Katliamın gerçekleştiği tren garına giden yollar da kapatıldı. Polis saldırısı, Ankara Garı önü, Baruthane, Opera ve Kazım Karabekir kavşakları ile Hipodrom Caddesi, Talatpaşa Bulvarı ve Gençlik Parkı önünde gerçekleşti. Talatpaşa Bulvarı’ndaki saldırı sırasında HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın içinde bulunduğu konvoy hedef alındı. Birçok araç zarar görürken, eşbaşkanlar atılan biber gazından etkilendi.

Kimlik kontrolü işkencesi
Anmanın gerçekleştirileceği Gar barikatlarla kapatılırken, Valilik talimatıyla kimlik kontrolü ardından sadece hayatını kaybedenlerin birinci dereceden akrabalarının girişine izin verileceği belirtildi. İşkenceye dönüşen kimlik kontrolünde birçok aile engellendi, bazıları darp edilerek uzaklaştırılmaya çalışıldı. Engellemeye tepki gösterenlere polis TOMA ve biber gazıyla saldırdı. Çok sayıda kişi darp edilerek gözaltına alındı. Polis saldırısı Ankara Katliamı’nın gerçekleştiği 10.04’e dakikalar kala gerçekleşti. HDP, TBB, KESK, TMMOB, Kaldıraç, HTK, Halkevkleri, ESP ve EMEP gibi birçok siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcisi de polis barikatlarının önünde toplandı.

İkisi de aynı zihniyet
Barikat önündeki aileler sık sık kalkanlarla barikat kuran polislere tepki göstererek, “Anma yapmamızdan dahi korkuyorsunuz”, “Katliam günü de bu kadar barikat kursaydınız katliam olmazdı”, “Yasımızı tutmaya izin verin” diyerek, tepki gösterdi. Yakınlarını kaydedenler ile 2 bini aşkın kişi polis barikatı önünde açıklama yaparak, yasak ve saldırıya tepki gösterdi.
KESK Eşbaşkanı Lami Özgen, Ankara Valiliği’nin yasak kararının “keyfi” ve “kasıtlı” olduğuna vurgu yaparak, katliamı önleyemeyenlerin anmayı ve yas tutmayı engellendiğine dikkat çekti. Özgen, “Bir yıl önce bizi katleden IŞİD zihniyetiyle yasak kararını alan zihniyet aynı zihniyettir” dedi.

Valiye açık ailelere yasak

Aileler adına katliamda yaşamını yitiren Dicle Deli’nin babası Faik Deli konuştu. Deli, “Bombaların içimizde patlamasına izin veren zihniyet bugün anmaya barikat kuruyor. Mitingin yapılacağı gün bu önlemler alınsaydı, bu katliam olmayacaktı. Yasakçı zihniyeti reddediyoruz” ifadelerini kullandı.


İleri demokrasi değil kepazelik

HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş da yasak kararına sert tepki göstererek, Ankara’nın göbeğinde devletin desteği olmadan böylesi bir katliamın yapılmasının mümkün olmayacağını kaydetti. Demirtaş, “AKP’den daha kirli bir şekilde devlete sızmış hiçbir güç yoktur. Cemaat falan hepsi paravandır” dedi. Demirtaş’ın konuşmasının satır başları şöyle:
“Bütün bunların hesabını sorduğumuz günler de gelecek. Bu barbar, zorba iktidar geçicidir. Zora, baskıya ve korkuya dayanarak ayakta duruyorlar. Ellerindeki zor gücü olmazsa tek bir gün bile ayakta kalamayacaklarını biliyorlar. Bugün buradaki kepazeliğin hesabı İçişleri Bakanlığı’ndan da validen de sorulur. 101 insanın yakınına, arkadaşlarına, yoldaşlarına anma izni vermeyeceksiniz, vali efendi elinde karanfille alana gidecek ‘Bu acı bizim de acımız’ diyecek. Bu kepazeliği de biz ileri demokrasi diye kabul edeceğiz.
Bu günler geçecek. Bu kepazeliğin üzerine basa basa halk gücü yükselecek. Bu zulmün faturası siyasi iktidara en güçlü şekilde çıkartılana kadar mücadele edeceğiz. Korkmanın, bedel ödemekten geri çekilmenin zamanı değil. Daha fazla nasıl bedel ödeyebiliriz ki. Bunun ötesi yok, ölümden öte köy de yok. Herkes hesabını buna göre yapsın. Korkunun ecele faydası da yok. Varsa halkımız için ödenmesi gereken bir can borcumuz, iktidar sahipleri bilsinler onlar saraylarında korkuyor olabilirler ama biz cesursa halkımızın yanında mücadele etmeye devam edeceğiz.”

Ankara’nın her yerinde saldırı


Demirtaş’ın konuşmasından kısa bir süre sonra polis kitleye yeniden gaz bombaları ve plastik mermilerle saldırdı. Polisin saldırısına gençlerin karşılık vermesi üzerine çıkan çatışma ise bir süre cadde üzerinde sürdü.
Ankara Adliyesi önündeki kitleye ise polis çok sert saldırıda bulundu.  Biber gazıyla yapılan saldırıda avukatlar Gülşen Uzuner, Didem Ünsal, Hülya Yıldırım, Alişan Şahin ve Onur Yaylacı darp edilerek gözaltına alındı, çok sayıda kişi yaralandı.
Sıhhiye’ye yayılan çatışma ve saldırılar ise, Ziya Gökalp caddesi üzerinden Cebeci’ye doğru yayıldı.

Anmaya katılmaları engellenen Konur Sokak’ta toplanan binlerce kişiye de polis saldırdı. Aileler ile birlikte kitle  sloganlar eşliğinde Kızılay’a yürüyüşe geçti. Kızılay’da Yüksel caddesinde bir araya gelen kitle, hayatını kaybedenlerin fotoğraflarını taşıyarak “10 Ekim’i unutma, unutturma”, “Yaşasın halkların kardeşliği”, “Ankara’nın hesabı sorulacak”, “Savaşa hayır, barış hemen şimdi” sloganları attı. Açıklamaların ardından dağılan gruplara polis, Konur, Selanik ve Yüksel Caddesi ile paralelindeki bütün sokaklarda saldırıda bulundu. Eylemcilerin girdiği mekanlara giren polis, sokakta da önüne gelen plastik mermi sıktı. 

Vali’den mizansen

Ankara Katliamı’yla ilgili hesap vermeyen AKP, ailelere katliam yerinde anmayı yasaklarken, bir mizansenle katledilenleri andı. Ankara Valisi Ercan Topaca, Ankara Emniyet Müdürü Mahmut Karaaslan ile beraberindeki vali yardımcıları, kaymakamlar, üniversite rektörleri Ankar

Mezarlarına karanfil

Adana, İzmir, İstanbul gibi kentlerde, barış şehitlerinin fotoğraflarının taşındığı anmalarda “Katil İŞİD işbirlikçi AKP”, “Yaşasın barış, Bîjî aşiti”, “Devrim şehitleri ölümsüzdür” ve “Katil AKP hesap verecek” sloganları yükseldi.
İzmir’de Ayşe Deniz ve Berna Koç’un mezarına karanfiller bırakıldı. İnşaat İş Sendikası üyesi işçi Serdar Ben ve Fatma Esen, İstanbul’un Sultangazi ilçesinde bulunan Gazi Mahallesi Mezarlığı‘ndaki kabirleri başında anıldı.
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde gerçekleştirilen anmaya da polis saldırdı, 15 kişi gözaltına alındı. Bir kez daha bir araya gelen öğrencilere yönelik ikinci saldırıda ise en az 30 öğrenci daha gözaltına alındı.

ANKARA