24 Temmuz sonrası Kürdistan ve Türkiye büyük acılar yaşıyor. Türk Hava Kuvvetlerine mensup savaş uçakları Kürdistan'ın Güneyinde Kandil ve çevresini her gün bombalıyor.
Türkiye Başbakan yardımcısı Arınç, "Savaş uçaklarımızın sivil alanları bombaladığı iddiaları büyük bir yalandır" dedi. En büyük yalanın kendisi tarafından söylendiği çok kısa süre içinde inkar edilmeyecek bir biçimde bütün çıplaklığı ile gözler önüne serildi.
Bu dezenformasyon (olayları yanlış biçimde yansıtma) ilk defa olmuyordu. 2000 yılının Ağustos ayında Xinerê'nin Kendakol Köyü'nde de 36 savunmasız masum Kürt sivil yine Türk Hava Kuvvetlerine mensup uçaklar tarafından bombalanmıştı.
2011 yılının sıcak bir Ağustos gününde de yine Kandil’e bağlı Kortek bölgesinde Türk Savaş uçaklarının bir aracı bombalaması sonucunda aynı aileden yedi kişi yaşamını yitirmişti. Türk resmi makamları yine araçta bulunanların gerilla olması ihtimaline dayanılarak hedef alındığını açıklamışlardı. Tıpkı Roboskî’de 34 sivil Kürt katledildiğinde katırlarla birlikte hududun sıfır noktasında bulunanların gerilla güçleri olduğu sanılarak bombalandığı iddiasında bulunulduğu gibi!
Silopi’de bir mahalleye giren özel timler mahalle sakinlerini taradı. Üç sivil yaşamını yitirdi. Onbeş sivil vatandaş ise yaralandı. Çıkan olaylarda yaralanan bir polis memuru kaldırıldığı hastahanede yaşamını yitirdi.
İki gün sonra aynı mahalleye giden bir zırhlı polis arabası mayın ile havaya uçuruldu. Dört özel tüm mensubu yaşamını yitirdi. Yine yeni terhis olmuş bir er helikopterle Şırnak’a götürülürken açılan ateş sonucunda yaşamını yitirdi. İstanbul Sultanbeyli'de yapılan eylem sonrasında bomba imha müdürü açılan ateş sonrası yaşamını yitirdi. Bir gün içerisinde geçen hafta yazdığım gibi dokuz fakir halk çocuğu çıkan olaylarda yaşamını yitiriyor.
Bütün bunların yaşanmasına gerek var mıydı? Siyasilerin iktidar olma, başkan olma hırsları için masum insanların ölmesi mi gerekiyordu?
Şiddet ile Kürt meselesinin çözümünün mümkün olmadığını bir asırdır yaşanan olaylar ispatladı. 1925 Kürt Milli Harekatı, 1927-30 Ağrı, 1937-38 Dêrsim, Zilan, Simko, Mehabbad, Enfal, Halepçe, 1961 Amude katliamı, son otuzbeş yıldır yaşananlar, sürgünler, dar ağaçları, 'Arap Kemeri' planları uygulanan her türlü şiddet yöntemi Kürtlerin yüreğinde taşıdıkları özgür ve eşit yaşama iradesini kıramadı. Aksine şiddet, şiddeti doğurdu. Ortadoğu halklarının çatışması diktatörlerin, ırkçı rejimlerin oluşmasına neden oldu. Oluşan diktatörlükten, ırkçı rejimlerden Türk, Arap, Fars, Kürt, Asuri, Ermeni velhasıl tüm Ortadoğu halkları zarar gördü.
Ortadoğu halklarının daha fazla zarar görmemesi, daha fazla acıların yaşanmaması için herkesin aklını başına toplaması gerekir. Kürtler artık uyandı. Eskiden olduğu gibi Kürt halkını kırmanın, sindirmenin, inkar ve asimile etmenin mümkünatı yoktur. Kendisini savunamayanın, yaşamaya hakkı olmadığının bilincine vardı. Örgütlendi, statüsüz yaşamanın mümkün olma-dığını bilince çıkardı.
Onun için daha fazla acı çekmemek, ocakların sönmesini önlemek için Kürtlerin temsicileri ile oturup sorunu barışçıl ve demokratik yollardan halletmenin yolunu arayın. Tarih her çatışmanın konuşarak, helalleşerek, barışarak çözümlendiğini anlatıyor. Anladınız mı?
KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:
* KESK Genel Sekreteri ve Kürt siyasetçisi Sevil Erol 11 Ağustos 2008'de yaşamını yitirdi.
* 14 Ağustos 2006’da Şengal’in Gruzer ve Siba Xidir köylerinde sömürgeci güçlerin düzenlediği bombalı saldırılarda 700 Kürd Êzîdî şehit düştü, binlercesi ise yaralandı. Gruzer ve Siba Xidir köyleri yerle bir oldu.
* 15 Ağustos 1984’te Eruh ve Şemzînan’a Hêzên Rizgariya Kurdistan güçleri komutan Agit ve Abdulah Ekinci komutasında baskın düzenledi. Bu baskınlarla 29. Kürt serihildanı başlamış oldu.
* 15 Ağustos 1993’te Digor’da yürüyüş yapan Kürt köylülerinin üzerine açılan ateş sonucunda onlarca Kürt şehit düştü, onlarcası yaralandı.
* Kandil’de 2005'te 15 Ağustos kutlamaları sırasında yaralanan HPG komutanlarından Engin Sincer (Erdal) şehit düştü.
* 15 Ağustos 2000 tarihinde THK’nin yaptığı hava saldırılarında Lolan bölgesinde Kendekor köyünde 57 Kürt köylüsü şehit oldu.