Türk devlet erkanın, "çocukları dağa kaçırılan aileler" diyerek, şefkat gösterisi yaptığı Amed’de oturma eylemi yapan bazı ailelerin “çocuklarımız zorla kaçırıldı” ithamına, bu kez çocukları cevap verdi. Mehtap Sancar, Şahin Öncü, Bilal Memiş, Osman Baytok, Veysel Çapa ile Merve ve Fatma Ekici, gerilla saglarına neden katıldıklarını anlatarak, hem ailelerine hem de onları üzerinden Kürt Özgürlük Hareketi'ne saldırılanlara önemli mesajlar iletti.

Bir süredir demokratik çözüm sürecinde geliştirdiği oyalama politikalarıyla halkın tepkisine maruz kalan AKP Hükümeti, yaşadığı bu tıkanmayı yarattığı yapay gündemlerle gizlemeye devam ediyor. Son olarak bu politikalarına çocukları gerilla saflarına katılan aileleri televizyon kanallarında suiistimal etmeyi de ekledi. Bu çerçevede bir süredir Amed’de oturma eylemi yaptırılan ailelerden bazılarının çocukları, katıldıkları gerilla saflarından seslendi.

Ne yaptığımın farkındayım

“Tamara Axin” kod isimli 1988 Amed’in Kulp ilçesi doğumlu Mehtap Sancar, ilkokul ve lise yıllarını Kulp’ta tamamlamasının ardından 2009 yılında Dicle Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü’nde eğitim görmeye başlar. Burada bir yıl uzatmalı bir şekilde 5 yıl eğitim gören Sancar, Kürt Özgürlük Hareketi'ne karşı ilgisinin devletin baskılarıyla daha da arttığını ve bunun sonucunda arayışların içine girdiğini söyledi. Kürt halkının yaşadığı zulmün her geçen gün tepkisini daha da arttırdığını dile getiren Sancar, bunun sonucunda gençlik ve demokratik kitle faaliyetlerine katıldığını kaydetti. Toplumsal alan çalışmalarında devletin baskılarının daha da arttığını ifade eden Sancar, bunların tepkisini arttırdığını söyledi.

Mücadeleye sahip çıksınlar

Son dönemde Türk medyasının, AKP Hükümeti'nin yönlendirmesiyle PKK’nin çocukları aldatarak dağa kaçırdığı yönündeki kara propagandasına dikkat çeken Sancar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ben bu durumu çok saçma buluyorum. Bilinçli bir insanım ve ne yaptığımın farkındayım. Demokratik kitle çalışmalarından dağa geliş sürecine kadar hepsi bir bilinç zinciri içinde ilerliyor. Fakat düşmanın daha o süreçte aileleri de yönlendirerek sekteye uğratmaya çalışıyor. Ben ailelerin düşmanın bu yönlendirmelerine karşı duyarlı olmasını ve kanmamasını istiyorum. Bu yalanlara inanmasın ve mücadelesine sahip çıksınlar.”

Doğru kararı verdim

“Haki Koser” kod isimli Şahin Öncü, göç mağduriyetinin travmasıyla hayata başlayanlardan. Üniversiteyi okumak üzere Kütahya Dumlupınar Üniversitesine gider. Burada kimliğinden ötürü yaşadığı baskılar sonucu okulu terk eder. Amed'de Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne girer. Kendi içinde ciddi bir sorgulamayı yaşayan Öncü, mücadele içinde aktif bir rol oynamaya karar verir. Bu süreçte birçok Kürt genci gibi devlet terörüne maruz kalan Öncü, “Sistemin içinde demokratik mücadele yürütmekte zorlandım. Doğru kararı vererek gerilla saflarına katıldım. Artık inandığım şeylere göre yaşamaya; inanarak yaşamaya ve bu temelde mücadele etmeye karar verdim” dedi.

İnanarak, net kararla geldik

Ailelerin de devletin basit oyunlarına alet olmamasını isteyen Öncü, şunları söyledi: “Kimse zorla bu alanlara gelmiyor. Biz inanarak, net bir karar vererek buraya geldik. Aileler de bu kararımıza, mücadelemize sahip çıksınlar. Kendi aileme çağrım şudur; sizin daha fazla inancınız güçlü olmalı. Daha fazla mücadeleye destek olmanız lazım. Kendi kimliğinizi sahiplenerek bu kirli oyunları boşa çıkartmalısınız.”

Korku imparatorluğunu yıkmak

“Agir Pasur” kod isimli Bilal Memiş, 1990 yılında Amed'in Kulp İlçesi'nde dünyaya gelir. 14 yaşına kadar Kulp’ta yaşayan Memiş, İstanbul’a göç ederek orada çalışmaya başlar. Bu süre içinde birçok çelişkiyle yüz yüze kaldığını belirten Memiş, ailesinin kaygılarına da işaret etti: "Ailem ekonomik kaygılardan ve korkudan toplumsal sorunlara karşı duyarsız kalıyor, karnını doyurma peşine düşüyordu. Aslında benim mücadeleye katılmam bir yandan üzerime düşen tarihi sorumluluğa sahip çıkmak için olsa da diğer yandan da ailemin bu duyarsızlığına tepki göstermek içindir. Aileden başlayarak çevremizdeki çıkarcı yaklaşımların son bulması için gerçekleştirilen bir katılımdır. Aileler içinde yaratılan korku imparatorluğunu yıkmak, aileleri bu dertten kurtarmak içindi. Bu yüzden böyle bir karar vardım. Kararımdan da oldukça memnunum.“

Anne, senin için çıktım

Osman Baytok, 8-9 yaşlarında çalışmaya başlar. Kürt Özgürlük Hareketi ile 2007-2008 yıllarında tanışıyor. "Geleceğimiz yoktu" diyen Baytok, kendi isteğimle 19 yaşında gerillaya katılarak, "Bawer" olmayı tercih eder. "Ailemin Amed Belediyesi önünde eylem yapan birkaç aileden biri olduğunu televizyondan öğrendim. Ailelerimiz çıkıyor, zorla çocuklarımız dağa götürülüyor; 12-13 yaşlarında diyorlar. Ben şahsen 19 yaşındayım. Kimse kimseyi buraya zorla getirmiyor" diyen Baytok, "Niçin buraya geldik?" diye sorduktan sonra yanıtını da verdi: "Annelerimiz, halkımız, vatanımız, dilimiz için çıktık bu dağlara."
Barışın olmasını isteğini; barış olmadan bu dağlardan inmeyeceğini belirten Baytok, ailesine ve diğer ailelere şu çağrıyı yaptı: "Gelen herkes kendi isteği, kendi mücadelesiyle geldi. Çözüm süreci barışla tamamlanıncaya kadar biz bu dağlardan inmeyiz. Anne, ben sizler ve tüm anneler, Kürt anneleri için kendi isteğimle çıktım bu dağlara. Uzun bir yolu kendimiz yürüdük. Partiye gidip beni istemeyin."

Özgürlük arayışıma cevap buldum

Veysel Çapa, 1994 Amed doğumlu. 2013 yılında 19 yaşındayken gerilla saflarına katılır. "Bir özgürlük arayışı içindeydim ve bu özgürlük arayışıma burada cevap buldum" diyen Veysel Çapa, artık Kajin Mizgin. "Cezaevlerinde çocuklara ve gençlere yapılan tecavüz ve işkenceler sonucu Kürt halkına hakaret ediliyor, hiçe sayılıyor, birçoğuna bedel ödetiliyor" diye hatırlatan Kajin Mizgin, tüm Kürt halkı ve ezilen halklar için direniş kervanına katıldığını söyledi. Kürt ailelerini çağrısı net: "Özel savaşa dur desinler, devletin bu kirli oyunlarına yenik düşmesinler, bunlara bir dur deme çabasını kendilerinde bulsunlar. Direnişleri, sevdaları, cesaretleri ve fedakarlıklarıyla ayakta dursunlar."

Annemin yaptığı zoruma gitti

Merve ve Fatma Ekici kardeşler birlikte gerilla saflarına katılanlardan. Havin Zagros olmanın gururunu yaşayan Merve, annesini tavrına kızgın: "Annem kızımı bayıltmışlar, zorla kaçırmışlar, diyor, öyle birşey yok. Annemin destek vermesi gerekirken katılımıma çıkıp böyle yaklaşması oldukça zoruma gitti. Annem şunu bilmeli; böyle yapmasıyla biz geri dönmeyeceğiz."

Annem istiyorsa gelsin

19 yaşındaki Fatma Ekici (Delila Zagros) kendi iradesiyle ve bilerek, isteyerek dağlara yöneldiğini belirterek, şunları vurguladı: "Mustafa Malçok, Şehit Zilan, Beritanlardan etkilenerek geldim. Onların yolunda yürümeye geldim. Annem çıkıp zorla geldiğimizi söylüyor. Kesinlikle öyle birşey yok. Burda kimse kimseyi zorla utmuyor. Annem şunu bilsin, hiç de pişman değiliz. Asla geri de dönmeyeceğiz.  
Annemiz gidip şehit aileleriyle konuşsun, inanmıyorsa dağa gelsin, burdaki bağlılığı, yoldaşlığı görsün, bizimle gurur duysun. Onun onurunu zedeleyecek birşey yapmıyoruz, bizimle gurur duymalı, göğsü dik, alnı açık yürüsün. Annem televizyona çıktığı zaman çok şaşırdım ve devletin oyunlarına gelmesine üzüldüm. En büyük terörün devletten geldiğini bilmeli. Anneme bu tutumları yakıştırmıyorum."

BEHDİNAN