Mehmet Salih Camiye, kısıtlı imkanlarına rağmen torunlarına bakmaya çalışıyor.Colemêrg'in Şemzînan ilçesinde 2012 yılının Aralık ayında HPG ile askerler arasında arasında Kırıkdağ köyü kırsalında çıkan çatışmalardan 10 gün sonra özel harekat timleri tarafından yapılan ev baskınları sonucu tutuklanan Aziz Akdoğan ve ikinci eşi Hediye Camiye'nin, Yekbun (12), Rojbin (9), Jihat (8) ve Leyla (5) isimli çocukları büyük mağduriyet yaşıyor. Aziz Akdoğan'ın ilk eşinden olan 11 çocuğuna eşinin ailesi bakmaya çalışırken, kendisi ile birlikte tutuklu yargılanan ikinci eşi Hediye Camiye'den olan biri hasta 4 çocuğa da Camiye'nin babası Mehmet Salih Camiye tüm zorluklara rağmen bakmaya çalışıyor. Torunlarına bakmakta zorluk çektiğini dile getiren dede Camiye, "Eşim hasta, torunlarım babasız ve annesiz büyük bir mağduriyet yaşıyor. Annelerini, babalarını özlüyorlar, ağlıyorlar. Başbakan Erdoğan önce kendi ülkesinde devlet tarafından mağdur edilip acı çeken çocuklarının acısına ağlasın" diyerek, 10 aydır tutuklu bulunan damadı ve kızının serbest bırakılmasını istedi.

Muş E Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutulan kızı ve damadının 10 aydan bu yana hiçbir delil olmadan tutuklu bulunduğunu dile getiren Mehmet Salih Camiye, "4 tane çocukları var. Bu çocuklara kimse bakmadığı için ben yanıma getirdim. Bu çocuklar anne ve babasız. Torunum Leyla'nın hastalığı nedeniyle, her 15 gün günde bir Van'da doktora gitmesi gerekiyor. Benim gücüm yetmediği için doktora götüremiyorum. Benim de eşim hasta ve İstanbul'da kalp ameliyatı oldu. Hastalığı devam ettiğinden dolayı çocuklarla ilgilenemiyor" dedi.

Somut hiçbir delil yok

Temmuz ayında görülen 4'üncü duruşmada savcının damadı Aziz Akdoğan ve kızı Hediye Camiye'nin tahliyesini istemesine rağmen mahkemenin bırakmamasına anlama veremediklerini ifade eden Camiye, 4 çocuğun perişan bir halde olduğunu söyledi. Damadı ve kızı üzerinde somut hiçbir suç delilinin olmadığının altını çizen Camiye, şimdiye kadar binlerce insanın somut hiçbir delil olmadan, hukuki olmayan yöntemlerle, gizli tanıkların yalan yanlış beyanları doğrultusunda tutuklandıklarını, bununla beraber binlerce ailenin ve çocuğun mağdur edildiğini belirtti.

'Anne babamı serbest bırakın'

12 yaşındaki Yekbun Camiye ise köye baskın yapıldığı anı hala unutmadıklarını söyleyerek, "Askerler evimize baskın yaptıklarında ben ve kardeşlerim çok korktuk. Askerler anne ve babamı dışarı çıkarıp ben ve kardeşlerimi odaya kilitlediler. Bizlere 'buradan çıkmayın' dediler. Anne ve babamızı istiyoruz. Anne ve babamız 9-10 aydır cezaevinde tutuklu. Bizlere bakacak kimse yok. Dedemin durumu iyi değil. Zaten anneannemin hastalığı var. Dedem ancak ona bakıyor. Tek istediğimiz anne veya babam serbest bırakılsın. Çok zor durumdayız şu an, küçük kardeşim de zaten hasta. Lütfen sesimizi duyun" diyerek, yaşadıkları mağduriyeti dile getirdi.
Ailenin avukatı Zeki Kutluk, müvekkillerinin 10 aydır hiçbir delil olmadan, salt gizli tanığın soyut ifadelerine dayanarak tutuklu bulunduğunu belirtti. Dosyada herhangi bir tape kaydı, görüntü, fotoğraf somut hiçbir şey olmadığından, iddia makamının ve mahkeme başkanının müvekkillerinin tahliyesini istediğine dikkat çeken Kutluk, dosyadaki birçok kişinin soyut iddialarla suçlanıp tutuklandığını dile getirdi.


VAHAP BAY /DİHA/COLEMÊRG