
Anne Frank'ın hikayesi
On üçüncü doğum gününde Anne Frank’a bir hatıra defteri hediye edilir. Birkaç hafta sonra, Anne Frank’ın hayatı saklanmak zorunda kaldığı için değişir. İki yıldan uzun bir süre hatıra defterine neler düşündüğünü, hissettiğini ve yaşadığını yazar. Daha sonra bütün dünyada milyonlarca insanın, onun hatıra defterini okuyacağını tahmin edemez. Anne’nın doğum gününden üç hafta sonra, 5 Temmuz 1942 tarihinde, Margot, kendisinin yoklama vermesi gerektiğine dair bir çağrı alır. Almanya’da bir çalışma kampına gitmesi gerekmektedir. Anne’nın anne ve babası için bu çağrı beklenmedik bir şey değildir. Otto Frank 1942 yılının bahar aylarında ailesi ile birlikte Prinsengracht’ta bulunan şirketinin bir kısmı olan arka eve saklanmak için hazırlıklar yapar. Sadece yakın çalışanları bu planlardan haberdardır. Derhal saklanma kararı alırlar. Anne günlüğünde bu çağrıyı şöyle anlatır; ‘Birisi zile bastı. Ben bunu tembelce bir sandalyede, verandada güneşin altında uzanmış kitap okuduğum için duymadım. Biraz sonra Margot heyecanlı bir şekilde mutfak kapısına geldi. “S.S.’lerden bir çağrı metni geldi.” Ben gerçekten çok korktum, bir çağrı metni, herkes bunun ne anlama geldiğini biliyor. Toplama kampları ve tek kişilik hapis odaları geçti gözlerimin önünden.’
'Arka Ev'
Gizlendikleri yer Otto Frank’ın şirketinin boş duran bir kısmıdır. Daha sonra Van Pels ailesi ve Fritz Pfeffer de Frank ailesine katılırlar. Yaklaşık iki yıl boyunca bu sekiz insan dış dünyaya kapatılmış bu arka evde yaşarlar. Korku ve gerilim dolu bir dönem, fakat aynı zamanda tartışmalar ve can sıkıntıları da var. Otto Frank’ın dört çalışanı gizlenenlere yiyecek, kıyafet ve kitaplar getirirler. Anne Frank şirketin bu bölümüne “Arka ev” ismini takar; Arka ev gizlenme yeri olarak çok ideal bir yer, her ne kadar rutubetli ve eğri olsa da bütün Amsterdam’da, evet hatta bütün Hollanda’da belki de gizlenen insanlar için bundan daha rahat bir yer inşa edilmiş olamaz...
Anne Frank iyi bir yazar ve gazeteci olmak ister. ‘Bir gün gazeteci ve yazar olabilecek miyim? Umarım, bunu o kadar isterim ki, çünkü yazarak her şeyi kaydedebilirim, düşüncelerimi, ideallerimi ve hayallerimi.’ Anne, 28 Mart 1944 tarihinde Londra’dan yapılan radyo yayınında Hollanda hükümetinin hatıra defterlerini toplamak istediğini duyar.
Anne, bunun üzerine hatıra defterini savaştan sonra bir kitap gibi yayınlanabilsin diye yeniden yazmaya karar verir. Kitabının adını da biliyordu; ‘Arka ev’
İnsan hakları eğitimleri
19 Ekim’e kadar ziyaret edilebilecek olan sergi bir dizi etkinliğin de başlangıç noktasını oluşturuyor. Bu çalışma, aynı zamanda öğretmenler ve gençlere yönelik Türkiye’de eğitim sisteminde ihmal edilen Holokost konusunu ve insan hakları eğitimlerini de içeriyor. Eğitim programları çerçevesinde toplam 150 öğretmen ve gencin eğitilmesi hedefleniyor.
JİNHA/AMED