Türkiye ile Fransa arasında 2011’de Güvenlik İşbirliği Anlaşması imzalanmıştı. Sarkozy döneminde imzalanan Güvenlik İşbirliği Anlaşması, yeni sosyalist hükümet tarafından parlamentoya kanun tasarısı olarak sunuldu. 12 maddelik yasa tasarısı, Salı günü Fransa Ulusal Meclis Dış İlişkiler Komisyonu’nda ele alınacak. İki ülkeye ortak polisiye operasyon yapma imkanı sağlayan anlaşma, 18 alanda işbirliğini ve ülkeler arasında bilgi paylaşımın öngörüyor.


Komünist Parti ile STÖ’ler karşı

Ancak ülkedeki bazı siyasi partiler ile sivil toplum örgütleri anlaşmaya karşı çıkıyor. Anlaşmanın iptali için geçtiğimiz günlerde imza kampanyası başlatan Fransa Komünist Partisi’nin de aralarında olduğu Fransız ve Kürt organizasyonlarından oluşan Fransa Kürdistan ile Dayanışma Koordinasyonu vekillere çağrı yaptı. Yazılı açıklamada, Salı günü Meclis Komisyonu’nda anlaşmayı görüşecek milletvekillerine “ret oyu verin” denildi. Kürtleri hedef alan ve bir çok maddesinin muğlak olduğu belirtilen anlaşmanın Fransa’da yaşayan çok sayıda Kürdün sınırdışı edilmesine yol açabileceği endişesi dile getirildi.  

Anlaşma yoruma açık

Güvenlik İşbirliği Anlaşması’nın Türkiye’deki insan hakları ve demokrasi savunucularına getireceği olası baskılara dikkat çekilen açıklamada şöyle denildi :”Bu anlaşma, ne terörizmin tanımını yapıyor ne de hangi eylemlere katılanların terörist olarak görüleceğini ve anlaşma kapsamına gireceğini belirtmiyor. Böylelikle her türlü yorumlama imkanı sunuyor. Bugün Türkiye’de olan da budur, yani katılımcı demokrasi, ifade özgürlüğü ve insan haklarını savunanların legal ve barışçı aktiviteleri kriminalize ediliyor. Kabul edilemeyecek bu pratikler dikkate alındığında, Türkiye ile böylesi bir polisiye işbirliğine angaje olmak, temel hak ve özgürlüklere bağlı Fransa gibi bir devlet açısından yakışık almayacaktır.”

Sınırdışıları tetikleyecek

Anlaşmanın iki devlet arasında bilgi paylaşımını öngördüğünün hatırlatıldığı açıklamada, “Bu kabul edilemez. Bu bilgi değişimi tartışmalı bir anti terörizm yasasına dayanarak Türk vatandaşlarının hukuki takip ve sınırdışılarını tetikleyebilir” denildi.

İşbirliği Kürtleri hedefliyor

Koordinasyon, Türkiye’nin anlaşma metninde yer almasını ısrarla isteği ‘Halk yığınlarının demokratik idaresi’ gibi anlamı pratikte ispatlı olan terime de değinilerek, şu ifadelere yer verildi: “Öte yandan, Türkiye polisiye işbirliğinde ‘Halk yığınlarının demokratik idaresi’ gibi maddeyi de anlaşmaya eklemek istiyor. Bu terim ile ilgili herhangi bir tanımlama getirilmiyor. Ancak, Türkiye’de gösteri özgürlüğüne getirilen sınırlamalar ve gösterilere karşı baskılar (şiddet, tutuklamalar ve hapis cezaları ile) gözönüne alındığında, bu alandaki polisiye işbirliği Fransa’yı onure etmeyecektir.”

Özgürlükleri kurban etmeyin

Koordinasyonun açıklamasında son olarak “İnsan haklarına derinden bağlı olan Fransa, partneri Türkiye ile halen sürmekte ekonomik müzakereleri nedeniyle bu polisiye işbirliği anlaşması ile temel özgürlükleri kurban etmemelidir” çağrısı yapıldı.

Çağrıya imza atanlar

Çağrıya imza atan Fransız ve Kürt kurumları şöyle: Fransa Komünist Partisi (PCF), Barış Hareketi (Mouvement de la Paix), Faşizme Karşı Halkların Kardeşliği Hareketi (MRAP), Dayanışma ve Özgürlük Marsilya Şubesi (Solidarité et Liberté), İnsan Hakları Ligi (LDH) Montpeiller Şubesi, İsére  Kürt Dostları Derneği, Korsika Kürt Dostları Derneği, Bretonya Kürt Dostları Derneği, Alsas Kürt Dostları Derneği, Kürdistan Enformasyon Bürosu (CIK), Fransa Kürt Dernekleri Federasyonu (FEYKA), Hauts-de-Seine Kurdistan.


BEDRAN DENİZ / ANF/STRASBOURG