Uluslararası silah ticaretini düzenleyen Uluslararası Silah Ticareti Antlaşması Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda büyük bir çoğunlukla kabul edildi. Önceki gün BM’de yapılan oylamada 154 ülke antlaşma için kabul oyu verirken Suriye, Kuzey Kore ve İran aleyhte oy kullandı. Aralarında Rusya ve Çin’in de bulunduğu 23 ülke ise çekimser kaldı. Antlaşma ile yıllık yaklaşık 70 milyar Dolarlık küresel silah ticaretinin kontrol altına alınması amaçlanıyor. BM’deki oylama bu yönde atılmış en ciddi uluslararası adım olarak niteleniyor.  


Antlaşma ne içeriyor?

Kabul edilen antlaşmanın hedefleri arasında soykırım, insanlığa karşı suç, savaş suçları ya da terörizm için kullanılabilecek silahların satışının engellenmesi de bulunuyor. Silahların okul ve hastane gibi sivil hedeflere karşı kullanılması durumunda da ilgili ülkelere silah ticareti yasağı getirilecek. Konvansiyonel silahların ticaretini düzenleyen antlaşmaya göre; imzacı ülkeler silahların karaborsaya düşmesini engellemek için önlemler alacaklarını da taahhüt ediyor. Antlaşma imzacı ülkelerin bu silahları kendi içinde nasıl kullandıklarına müdahale etmiyor. Ancak devletleri silah ve yedek parça ticaretini ve silah tüccarlarını denetim altına alacak yasalar çıkarmaya zorluyor.

Yürürlüğe girmesine zaman var

Ancak antlaşmanın yürürlüğe girebilmesi için en az 50 ülkenin kendi parlamentosunda antlaşmayı onaylaması gerekiyor. Antlaşmanın bu nedenle en erken Haziran ayında geçerlilik kazanması bekleniyor. Ancak her ülkede onay süreci farklı işlediğinden bu sürecin daha da uzun zaman alabileceği ifade ediliyor.

Ya silahlı gruplar?

Antlaşma ambargo uygulanan ülkelere silah satılmamasını da düzenliyor. Çekimser kalan ülkelerin bazılarının eleştirileri de bu noktada yoğunlaşıyor. Bu ülkelerden biri olan Rusya devlet olmayan yapılara silah satışının yasaklanmamış olmasını eleştiriyor. Bu durum özellikle derinleşen Suriye iç savaşında önemli bir noktaya denk düşüyor. Nitekim Suriye’nin BM’deki temsilcisi Beşar Caferi temelde konvansiyonel silahlara dair düzenlemeye karşı olmadıklarını, karşı çıktıkları noktanın “devlet dışı terörist grupların silahlandırılmaması” konusuna değinmemesi olduğunu açıkladı. Caferi sözleşmeyi kabul eden ülkelerin bazılarının “Suriye’deki terörist grupları her türlü ölümcül silahla donattıklarını“ söyledi.

ABD onayladı ama...

Antlaşmayı kabul eden ülkelerden ABD, Suriye’deki silahlı muhalefeti destekliyor. ABD en son muhaliflere 60 milyar Dolar maddi yardım sözü vermişti. ABD’de silah teminine sıcak bakmadığını açıklasa da uzmanlar istihbarat örgütlerinin bu işi devletler yerine üstlendiğine ve muhaliflere verilmek üzere Suriye’ye silah transfer edildiğine dikkat çekiyor. AB ülkelerinden Fransa ile İngiltere ise silahlı gruplara silah verilmesinin zamanının geldiğini savunuyor ancak bu konuda Almanya’nın çekimser tavrı etkili. Rusya ise Esad yönetimine silah temin ettiği için ABD başta olmak üzere batılı devletlerin tepkisi çekiyor.

Güçlü silah lobisi izin verecek mi?

Uluslararası silah ticareti hacmi milyar dolarlarla ölçülen bir piyasa. Dünya silah ticareti tekelini elinde bulunduran ABD, Rusya, Almanya, Fransa ve Çin’in parlamento ve ya kongrelerinden onay alıp alamayacakları merak konusu. Zira ABD’deki silah lobisinin güçlü temsilcilerinden National Rifle Association adlı kuruluş da antlaşmaya karşı çıkıyordu.

Silah ticareti yıkıma yol açıyor

Uluslararası insan hakları kuruluşlarına göre, kontrol edilemeyen silahlar nedeniyle bir çok ülkede savaşlar çıkarken, hak ihlalleri ve insanlığa karşı suçlar işleniyor. Uluslararası Af Örgütü’ne göre, önlem alınmazsa önümüzdeki 4 yıl içerisinde kontrolsüz silah ticareti 100 milyar Doları bulabilecek.

NEW YORK