SELMA AKKAYA / PARİS
23-26 Mayıs tarihleri arasında yapılacak olan Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerinde geri sayım başladı. Seçimler öncesi tüm Avrupa ülkelerinde siyasi partiler, son miting ve panellerini gerçekleştirerek oy toplamaya çalışırken, Avrupa Parlamentosu’nunAvrupa çapında yaptığı bir ankete göre merkez sağ partilerin en büyük grubu oluşturma ihtimali güçleniyor. Diğer taraftan en büyük tehlikenin de bütün ülkelerde aşırı sağ partilerin seçimlerden güçlenerek çıkacağı yönünde ortaya çıkan eğilim!
Birleşik Krallık’ın AB’den ayrılması anlamına gelen Brexit’in ertelenmesi nedeniyle güncellenen AP anketine göre, Fransa’da Marine Le Pen’in genel başkanlığını yaptığı aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN), Almanya’da sağ popülist Almanya için Alternatif (AfD), İtalya’da aşırı sağcı Lig, Avusturya’da aşırı sağcı Avusturya Özgürlük Partisi (FPÖ), Hollanda’da Özgürlük Partisi (PVV), Polonya’da aşırı milliyetçi Hukuk ve Adalet Partisi (PiS), Macaristan’da aşırı sağcı Macaristan Yurttaşlar Birliği (Fidesz), Finlandiya’da sağ popülist Gerçek Finliler’in ve diğer ülkelerde de aşırı sağcıların Avrupa Parlamentosu seçimlerinden güçlenerek çıkmalarına kesin gözüyle bakılıyor.
Almanya Başbakanı Angela Merkel’in muhafazakar partisi Hristiyan Demokrat Birlik’i (CDU) de içeren merkez sağ Hristiyan demokrat grup, Avrupa Halk Partisi’nin (EPP) oyların yüzde 24’ünü alması beklenirken, bu oranın 2014 yılındaki son seçimlerden yüzde 5 daha düşük olduğu ifade ediliyor. Fransa’da Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un partisinin güç kaybedeceği ancak Le Pen’e karşı bir ittifakla sandalye edinmesi ihtimali güçleniyor.
Belirsizliklerin gölgesinde seçime
Avrupa seçimlerin öncesindeki bu anket aynı zamanda Avrupa’daki birçok belirsizliğin etkisini de taşıyor. Bir taraftan Brüksel ile Londra arasındaki belirsizlik, Fransa’da Sarı Yelekliler’in aylardır sokaklarda taleplerini haykırması ve neoliberal reform politikası vaadiyle iktidara gelen Macron’a güven kaybı, Almanya Başbakanı Angela Merkel’in de artık istediği gibi at oynatamadığı bir Almanya profili, İtalya’daki aşırı sağcı Lig’in Genel Başkanı ve İtalya İçişleri Bakanı Matteo Salvini’nin ise “başka bir Avrupa” talebi ve daha birçok belirsizliğin gölgesinde seçime gidiliyor.
Göç politikası kilit nokta
Seçim propagandasında kilit konulardan biri de göç politikası. Sağ, Hollanda, İtalya, Macaristan ve başta Fransa olmak üzere göç karşıtı politikayla oy toplamaya devam ediyor. İşin en garip yanı da oy kazanan tüm aşırı sağ partiler aynı zamanda Avrupa Birliği karşıtı politikalarıyla öne çıkan partiler. Anketlere yansıyan tabloya bakıldığında AB karşıtı aşırı sağ, Avrupa Parlamentosu’nda büyük bir ağırlık edinecek. Sadece bu genel anket değil, ülkeler bazında yapılan anketler de Avrupa Parlamentosu seçimlerinden aşırı sağ ve sağ popülist partilerin güçlenerek çıkacakları yönünde sinyaller veriyor. Sağın güç kazanması Avrupa göç politikasında sağın etkisinin güçlenmesini işaret ederken, söz konusu sonuçların ülke bazında yürütülecek siyasete de büyük etki etmesi bekleniyor.
Fransız Komünist Partisi adaylarından Ian Brossat ve Cemile Renkliçay "Kürtlerle dayanışan bir Avrupa" diyor...
Avrupa solu ikna turlarında
Örneğin Fransa’da “Avrupa Ordusu” hayali kuran Macron ve diğer siyasi partilere büyük fark atan Le Pen’in 2022 Fransa ulusal seçimlerinde iktidara gelme ihtimalinden bahsediliyor. Bu nedenle siyasi partiler, özellikle AB seçimlerine ilgisiz geniş kitleleri seçime katılması konusunda ikna etmeye çalışıyor.
Bir önceki dönem AB seçimlerine katılım oranları düşünüldüğünde Avrupa çapında bu seçime ilgi istenilen düzeyde değil. Özellikle sol kesimlerin büyük bir çoğunluğunun sandık başına gitmediği ifade ediliyor. Bu nedenle bir önceki seçim süreçlerinden farklı olarak başta Fransa olmak üzere Avrupa solu kendi tabanını seçime katılma konusunda ikna turları atıyor.
Komünist Parti’den net tavır
Aşırı sağ tehlikesi Avrupa Parlamentosu kapılarına dayanırken, Türkiyeli ve Kürdistanlıların AP seçimleri konusunda nasıl bir tutum izleyeceği ise merak konusu. Türkiyeli ve Kürdistanlı devrimci demokrat kurumların yapmış olduğu açıklamalardan anlaşıldığı üzere Avrupa çapında sol, demokrat siyasi partilerden yana bir tutum izleneceği ifade ediliyor. Bu tablo içerisinde Fransa ise bir özgünlük taşıyor. Fransız Komünist Parti, Kürt sorununa yaklaşımını aday göstererek net bir dille ifade etti.
Daha önce Kürdistani kurumlarda görev almış, Kürt ve Alevi kimliğiyle Cemile Renkliçay, Komünist Parti listesinde aday. Komünist Parti’nin yeterli oyu alması durumunda Renkliçay’ın AP milletvekili olması bekleniyor.