Strasbourg’ta bulunan HDP heyeti ile bir araya gelen Avrupa Parlamentosu (AP) üyeleri ‘Kürt Dostluk Grubu’nun kurulmasına karar verdi. AP Sol, Yeşiller ve Sosyal Demokratları tutuklu HDP eski Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ı Sakharov Ödülü’ne aday göstermeyi tartışıyor.
BARIŞ BALSEÇER / STRASBOURG
Strasbourg’ta temaslarda bulunan Eş Genel Başkan Sezai Temelli başkanlığındaki HDP heyeti dün Avrupa Parlamentosu’nda Kürt dostu milletvekilleriyle bir araya geldi. Toplantıya Parlamento bünyesindeki Sol Gurubu, Yeşiller ve Sosyal Demokratlar’a mensup 30 milletvekili katıldı. AP bünyesinde ‘Kürt Dostluk Grubu’nun kuruluşunun ilan edildiği toplantıda Kürdistan ve Türkiye’deki gelişmeler ele alındı.
Temelli burda yaptığı konuşmada, ‘Kürt Dostluk Grubu’nu çok önemsediklerini ve grubun Avrupa Parlamentosu’nda ki çalışmalarının kendileri için çok önemli olduğunu vurguladı.
Türkiye’deki ihlaller ve AB’nin rolü
Kürt dostu parlamenterlerle yapılan toplantıdan sonra Avrupa Parlamentosu’nda basın toplantısı düzenlendi. AP Sol Grubu (Avrupa Birleşik Solu) öncülüğünde gerçekleşen basın toplantısına Yeşiller ve Sosyal Demokratlar da destek verdi. “Türkiye’de siyasal haklar, Kürt belediye başkanlarının görevden alınması ve AB’nin rolü” adı altında gerçekleştirilen basın toplantısında söz alan, Yeşiller grubu üyesi Fransız parlamenter François Alfonsi, AP bünyesinde “Kürt Dostluk Grubu” kurulduğunu açıkladı. Grubun yaklaşık 15 parlamenterle kurulduğunu söyleyen Alfonsi, önümüzdeki günlerde yeni katılımlar olacağını belirtti. Fransız parlamenter, “Kürtlerle dayanışma” amacıyla ortak girişimlerde bulunacaklarını dile getirdi. Grubun ilk toplantısının 9 Ekim 2019 tarihinde gerçekleşmesi planlanıyor.
Basın toplantısında söz alan HDP Eşbaşkanı Temelli, kayyum kayyum atamalarını “hukuksuzluk, insan hakkı ihlali ve siyasi hak ihlali” olarak değerlendirdi. Avrupa ülkelerini “demokrasi ve evrensel değerlerden taviz vermeksizin” kendileriyle dayanışmaya çağırdı.
Piri: Kayyum politikası yeni değil
AP’de bir önceki yasama döneminde 5 yıl boyunca Türkiye raportörlüğü yapan Hollandalı parlamenter ve Sosyalist Grup Başkan Yardımcısı Kati Piri Türkiye’de hukuk devletine ve demokrasiye aykırı gidişatın sürdüğü görüşünü dile getirdi. Piri, kayyum atamalarının yeni olmadığını söyledi. Hedefte sadece HDP’nin olmadığına vurgu yapan Piri, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu “tehdit ettiğini” de hatırlattı.
Piri, Avrupa kurumlarının Türkiye’ye yönelik politikalarında daha tutarlı ve kararlı olmaları gerektiğini söyledi.
‘Sakharov Ödülü’ önerisi
Öte yandan, basın toplantısına katılan Kıbrıslı Rum parlamenter Costas Mavrides, Selahattin Demirtaş’ın Sakharov Ödülü’ne aday olarak gösterilmesini önerdi. Sol Grup Başkan Yardımcısı, Danimarkalı parlamenter Nikolaj Villumsen, Demirtaş’ın “Sakharov Ödülü’ne layık olduğunu” ve öneriye destek vereceklerini belirtti.
Öneriyi ilginç bulduklarını söyleyen François Alfonsi konuyu 9 Ekim’deki Kürt Dostluk Grubu toplantısında tartışacaklarını bildirdi.
Kati Piri ise, “Demirtaş ile benzer durumda binlerce kişi var. Tabii ki Sakharov ödülü verilmeli, bu önemli ancak Ankara yönetimi Sakharov Ödülü’nü beklemeden Demirtaş’ı serbest bırakmalı. Bizim beklentimiz budur” dedi.
Mücadele sürecek
Strasbourg’ da temaslarda bulunan HDP heyetinde yer alan HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran ve CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Strasbourg Alevi Kültür Merkezi’nde düzenlenen halk toplantısına katılarak, Türkiye’de ki son siyasi süreci değerlendirdiler.
Toplantıda konuşan Ayşe Acar Başaran, Türkiye tarihinin en zorlu dönemlerinden birisinde geçildiğini söyledi. AKP-MHP ortaklığının kendilerini ayakta tutmak için savaş siyaseti yürüttüklerine dikkat çeken Başaran, buna karşı verilen mücadelede ise bir tek geri adım atmayacaklarını sözlerine ekledi.
Toplantısında söz alan CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ise, Türkiye’de ki hak ve hukuk ihlallerine dikkat çekti. Avrupa yaşayan Kürt ve Türk toplumunun Türkiye’ye bakarak umutsuzluğa kapılmaması gerektiğini ifade eden Tanrıkulu, beraber bir kapıyı açtıklarını ve mutlak şekilde mevcut iktidarı demokratik yollarla göndereceklerinin altını çizdi.