Rojava Devrimi üçüncü yılına girecek. Kuşkusuz Rojava Devriminin onlarca yıla dayanan geçmişi var. Suriye ve Rojava diğer parçalardan siyasi nedenlerle gelen birçok Kürt siyasetçi ve aydınları da ağırlamış. Nuri Dersimi, Dersim’deki 38 soykırımından sonra, şair Osman Sabri Şeyh Sait isyanından sonra Suriye’ye geçiyorlar ve yaşamlarını orada yitiriyorlar. Bedirhan ailesi ve Cemil Paşazadeler de Suriye’de kalıyor. Daha başka siyasetçiler ve aydınlar da Rojava ve Suriye’de kalıyorlar. Bunlar Kürt aydınlanmasında belli bir rol oynuyorlar. Lübnan’da kurulan Xoybûn Cemiyeti de Rojava Kürdistan’daki Kürtlerle ilişki içindedir.

Rojava halkının siyasi düşüncesini en fazla değiştiren, örgütlü kılan ve Özgürlük Mücadelesi’ne katılımını sağlayan Kürt Halk Önderi Öcalan’dır. Kaldığı yirmi yıl boyunca Rojava’da büyük bir bilinçlendirme ve örgütlenme çabasını yürütmüştür. Kuşkusuz çalışmasının esası Kuzey Kürdistan’daki Özgürlük Mücadelesi’ni örgütleme ve geliştirme yönünde olmuştur. Ancak bu yirmi yıllık zamanda Rojava halkını, gençlerini, kadınlarını, çocuklarını derinden etkileyen bir aydınlanma çabasının sahibi olmuştur. Binlerce gencin devrim saflarına katılması, binlercesinin başta Kuzey Kürdistan olmak üzere tüm parçalardaki mücadelede şehit düşmesi Kürt Halk Önderi’nin çalışmaları sonucudur.  Neredeyse Rojava’da girilmedik ev kalmamıştır. Bugün Rojava Devrim gerçeğinden söz ederken Kürt Halk Önderi’nin bu parçadaki çalışmalarını görmek gerekir. Bu devrim, bir yönüyle Kürt Halk Önderi’nin eseridir.
Kürt Halk Önderi, her saniyesi siyasi çalışma içinde olan, tüm zamanını örgütsel, siyasal ve halk çalışmalarıyla yürüten bir Önderliktir. Yemek yerken de, yürüyüşteyken de, spor yaparken de, dinlenme anlarında bile kadrolarla, halkla ilgilenen ve çalışmasını yürüten bir Önderliktir. Halkla ise özellikle ilgilidir. Rojava’da ya halkı yanına çağırır, onları eğitir ya da halkın bulunduğu yerlerde toplantılar yaparak eğitim ve örgütlenme çalışmasını yapardı. Zaten birkaç saat bu Önderliği gören de ömrünün sonuna kadar bu Önderliğe bağlanır ve çalışırdı. Birkaç gün yanında kalan ve yaşamını yakından gören herkes bu Önderin devrimi gerçekleştirip Kürt halkını özgürleştireceğine inanırdı. Rojava halkı hala bu Önderliğe bağlıysa bu tarzla ilgilidir.
Kürt Halk Önderi büyük çaba göstermiş, Rojava halkı da Önderlerinin bu çabalarına karşılık vermiştir. Bu Önderliğin Suriye’deki çalışmaları etkili olmuşsa, bunda, halkın bu bağlılığı ve çalışmalara katkısı ve desteği önemli olmuştur. Öyle ki, Suriye devleti bu Önderliğin tarzını ve çabalarını görerek ciddiye almıştır. Bir yönüyle de Önderliğin çabalarının yarattığı etki ve geliştirdiği siyasi mücadelenin siyasi ve diplomatik gücü uzun süre Ortadoğu’da çalışma yapmasına imkan vermiştir. Bir yönüyle Kürt Halk Önderi kendi çalışma imkanlarını, örgüt için imkanı bu çabalarıyla sağlamıştır. Bu tarz ve çaba herkeste Önderliğe karşı bir saygı, güven ve inanç oluşturmuştur.
Kürt Halk Önderi Rojava halkına çok şey vermiştir. Ama karşılığını da aldığı için yazdığı en son savunmada Rojava halkına özel teşekkürlerini sunmayı gerekli görmüştür. Bu gerçeklik bile Kürt Halk Önderinin Rojava halkıyla ilişkisinin ne kadar özel olduğunu göstermektedir. Rojava Devriminde halk sürekli “Bijî Serok Apo” diyorsa, “kanımızla, canımızla yanındayız” sloganı atıyorsa bu özel ilişkisinin sonucudur. Özellikle Rojavalı analar ve kadınlar Önderlik sevdalısıdır. Kürt Halk Önderi bu etkiyi nasıl yaratmıştır, gerçekten de şaşırtıcıdır. Önderliği en iyi anlayanlar için bile bu etkiyi ve ilişkiyi anlatmak zordur.
Rojava Devrimi bugün Kürt Halk Önderi’nin etkisi ve 14 Temmuz Büyük Ölüm Orucunun yarattığı özgürlük ruhu ve Kürdistan devriminin tarzı ile ayakta kalmaktadır. 14 Temmuz, zor koşullarda direnip başarmanın tarzını ve ruhunu yaratmıştır. Zor koşullarda direnip başarmanın tarzını yaratanlar da bu Önderliğin öğrencileri ve arkadaşlarıdır. Bu Önderlik, Kürdistan’da ancak zor koşullarda mücadele edildiğinde bir şeyler kazanılacağını daha ilk günden arkadaşlarına anlatmıştır. Bu yaklaşımı devrimci kişiliklerine yedirmiştir. Eğer bugün Rojava Devrimi tüm saldırılara rağmen ayakta kalıyorsa bunun nedeni, Kürdistan devriminin tarzına sahip olduklarındandır. Şimdi Rojava’da 14 Temmuz’un yarattığı zor koşullarda direnip başarmanın tarzı olan Kürdistan devriminin tarzı pratikleşmektedir.
Kürt Halk Önderi Rojava Devrimi için çok hassastır. Bu nedenle Rojava ve Kobanê için seferberlik çağrısı yapmıştır. Bu çağrıya ilk önemli yanıt Kuzey Kürdistan gençliğinden gelmiş; yüzlercesi sınırı aşarak Rojava Devrimine ve Kobanê direnişine katılmıştır.
Rojava Devrimi sadece Suriye’yi değil, tüm Ortadoğu’yu etkileyecek özelliklere sahiptir. Bu nedenle Kürt Halk Önderi Rojava Devriminin özellikle Suriye geneline taşırılmasını istemektedir. Bu nedenle demokratik Suriye ittifakı ve cephesini çok önemli görmektedir. Devrimin yaşamasını da, güvencesini de, Ortadoğu’ya taşırılmasını da bunda görmektedir. Kürt Halk Önderi, kendi özgürlükçü paradigması ve devriminin herhangi bir parçada oluşması ve sistem haline gelmesinin domino etkisi yapacağını çok iyi bilmektedir.  
Bu gerçeklikler Rojava Devrimini sahiplenmeyi, yaşatmayı, geliştirmeyi ve yaymayı çok önemli hale getirmektedir. Bu nedenle başta Kobanê olmak üzere Rojava’ya yürüyüş sürdürülmeli, sınırlar geçirgen hale getirilerek Rojava Devrimiyle Kuzey Devrimi bütünleştirilmelidir. Siyasi sınırlara dokunulmadan Kürt birliğinin ilk önemli adımı böyle sağlanmalıdır.
1919 yılında Sivas Kongresinde karar altına alınan Misak-ı Milli de demokratik temelde böyle güncellenir. Bir zamanlar Türkiye’nin “Şamgen” diyerek Suriye ile sınırlar değişmeden kurmak istediği ilişki doğru ve demokratik temelde böyle gerçekleşir ve demokratik Ortadoğu federasyonunun temelleri böyle atılır. Türkiye’nin de, Ortadoğu’nun da çıkmazı ancak böyle bir zihniyet ve pratikleşme ile aşılır.