
DİCLE MÜFTÜOÐLU / DİHABER
Sanatçı Aram Tigran’ın ölümünün üzerinden 8 yıl geçti. Daha hasta iken Amed’de defnedilmeyi vasiyet etse de, 8 Ağustos 2009 tarihinde Yunanistan’ın başkenti Atina’da yaşama gözlerini yumduğunda tüm girişimlere rağmen Tigran’ın bu talebi AKP hükümeti tarafından yasal prosedürler gerekçe gösterilerek engellendi.
Onun bu özlemini yarım bırakmak istemeyen Amed Büyükşehir Belediyesi, Aram Tigran’ı ve müziğini yaşatmak için adına konservatuar açtı. Konservatuvar 5 yıl boyunca tiyatro, resim, folklor, sinema ve müzik alanında yüzlerce öğrencinin yetişmesini sağladı. 1 Kasım 2016 tarihinde belediyeye kayyum atanması ile birlikte birçok kurum gibi Aram Tigran Konservatuvarı da kapatıldı, konservatuvardaki öğretmenlerin büyük çoğunluğunun işine son verildi.
Kürt müziğinde özel bir yeri var
İşine son verilen konservatuvar hocalarından Udi Neşet Güçmen ile Aram Tigran’ı ve sanatını konuştuk. Müziği Aram Tigran’ın ezgileriyle tanıyan, 27 yıldır ud çalan Udi Neşet, ud ve cümbüşe yönelmesinde de Tigran’ın büyük etkisi olduğunu anlattı.
Kürt müziği denilince akla ilk gelen isimlerden birinin Aram Tigran olduğunu dile getiren Udi Neşet, “Kürt müziği denildiğinde aynı zamanda Mihemed Şêxo, Mihemed Arif Cizrawî, Şakiro’yu hatırlıyoruz. Ama Aram Tigran’ın, Ermeni ve Kürt müziği arasında kurduğu bağ nedeniyle özel bir yeri var. Müziğinin melodisine baktığımız zaman hem Kurdevari bir ruh hem de Ermeni ruhunu görebiliyoruz. Her iki kültürden de alarak hazırladığı eserleri bize sundu” dedi.
Yeri doldurulamaz bir sanatçı
Aram’a dair ilk ezgiyi dengbêj olan babasından dinlediğini söyleyen Udi Neşet, “Benim babam ‘Ay dil’ parçasını söylerdi. Ben bu parçayı babamdan öğrendim ve söylüyorum. Şimdi çocuklarım söylüyor. Onun tüm eserleri, Kürt müziği için birer klasiğe dönüştü. Mamoste Aram Tigran yeri doldurulamaz eserler üretti. Biz yaşadığımız, Kürtler yaşadığı sürece Aram Tigran da var olacak” diye konuştu.
Amed’in tüm sokaklarını gezmek istiyordu
Aram Tigran’la Amed’de geldiğinde tanıştığını ve onunla şarkı söyleme şansına eriştiğini söyleyen Udi Neşet o günleri şu sözlerle dile getirdi: “Geldiğinde onunla çok vakit geçirme şansım oldu. Birlikte şarkılar söyledik. Çok mütevazi bir sanatçıydı. Sanatın yapısından kaynaklı her sanatçı bu kadar mütevazi olmuyor. Çocuklarla çocuk, büyüklerle büyük oluyor, sanatçıyla sanatı tartışıyordu. Aram geldiğinde Surları merak ettiğini ve görmek istediğini söyledi. Biz birlikte Diyarbakır Surlarını, burçları gezdik. Diyarbakır’ın tüm sokaklarını gezmek istiyordu öyle bir hasreti vardı. Dicle Fırat Kültür Merkezi’nde birlikte oturup şarkılar söyledik.”
Kayyum kapattı
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından Tigran’ın adını yaşatmak için açılan konservatuvarda 5 yıl boyunca çalıştıklarını belirten Udi Neşet, kendisinin de bu süre boyunca makam, ud ve cümbüş dersleri verdiğini dile getirdi. Konservatuvarın tek başına öğrenci yetiştirme amacını gütmediğini aynı zamanda Kürt müziğine akademik bir çerçeve kazandırmak için de çalışmalarının olduğunu söyleyen Udi Neşet, bununla birlikte bir temel oluşturmak istediklerini; ancak bu imkanın ortadan kalktığını söyledi.
Kayyum ile birlikte konservatuvarın kapandığını ve tüm öğrencilerinin dağıldığını belirten Udi Neşet, “Orada hem çocuk hem de yetişkinler eğitim görüyordu. 400 çocuk ile 120 yetişkin öğrencimiz vardı. 3 yıllık bir eğitim alan öğrenciler, mezun oluyordu. Ben hala oradaki udi öğrencilerim ile ilgileniyorum ama kayyum ile birlikte bu müzikte ilerlemek isteyen öğrencilerimizin elinden bu imkan alındı” dedi.