DAİŞ çetecilerinin Kobanê'ye dönük saldırılarının 20'inci günü olan 5 Ekim 2014 tarihinde Kobanê'nin stratejik tepelerinden birisi olan Miştenûr'da gerçekleştirdiği fedai eylemde yaşamını yitiren YPJ komutanlarından Arîn Mîrkan, kentteki işgal girişiminin seyrini değiştirdi. Gerçekleştirdiği eylemi dünyada geniş yankı uyandıran ve Kobanê direnişinin simgesi haline gelen Arîn Mîrkan, erkek egemen zihniyete karşı kadın direnişinin de sembolü haline geldi. 11 çocuklu bir ailenin en küçüğü olarak Efrîn'de dünyaya gelen Arîn Mîrkan'ı, annesi Wahîde Xenan ve ablası Dîcle Gençxemîs anlattı.


'Arkadaşlarını daha çok düşünürdü'

Kardeşinin küçük yaşta bile herkesi şaşırtan bir olgunluğa sahip olduğunu söyleyen Arîn Mîrkan'ın ablası Dîcle Gencxemîs, "Arîn benden 2 yaş daha küçüktü ama o kadar olgun düşünüyordu ki, onun küçük olduğunu bilemezdiniz" dedi. "Onun yaşama bağlılığı, yaşama yaklaşımı hepimizinkinden daha farklı ve gerçekçiydi" diyen Gençxemîs, Arîn Mîrkan'ı şu sözlerle anlattı: "Çok güler yüzlüydü, gülerken kahkaha atardı mesela. Bir ortamda sessiz sessiz oturduğunu göremezdiniz. Çok cana yakındı ve hemen ilişki geliştirirdi arkadaşlarıyla. Çok kitap okurdu. Yoldaşlık duygusu onda çok gelişmişti. Arkadaşlarını kendinden daha çok düşünür ve severdi. Okulda da çok başarılıydı. Sınıfında hep birinci gelirdi. Üçüncü sınıfı da 2 ay okuduktan sonra mücadeleye katıldı."


'Gerçek yaşam dağlarda'

Arîn Mîrkan'ın mücadeleye katılmadan önce sürekli dağlardan bahsettiğini ve gerçek yaşamın oralarda olduğunu söylediğini belirten Gencxemîs, "Hep 'yaşadığımız yerlerde dağdaki gibi gerçekçi bir yaşam yok' derdi. Gerçek hayatın orada olduğunu söylerdi. Rejim güçlerinin baskısına da çok maruz kaldı. Mücadeleye katılmasında biraz da bu etkili oldu sanırım. En son gideceğini söyledi ve sonradan Kobanê'de gerçekleştirdiği eylemi duyduk" şeklinde konuştu.


'Sözlerimi doğruladı'

"Kızımı el bebek gül bebek büyüttüm" diyen Arîn Mîrkan'ın annesi Wahîde Xenan ise, "Küçükken ona hep 'Arîn'a min pir çeleng e, li dinyayê nav û deng e / Arîn'im çok güzeldir dünyada tanınandır' derdim. O da Kobanê'de gerçekleştirdiği eylemle bu sözlerimi doğruladı" dedi. Kızının gerçekleştirdiği eylemle mücadele arkadaşlarının omzundaki çok ağır yükü biraz da olsa hafiflettiğini belirten Xenan, "Arîn'in arkadaşlarının sayesinde önderliğimizi özgürleştireceğiz ve önderliğimizi aramızda göreceğiz. Kanımızın tek bir damlası kalıncaya kadar mücadele etmeye devam edeceğiz" diye konuştu. 


'Mücadelesinden ayrılmayacağız'

Kızının çok bilgili ve arkadaş canlısı olduğunu söyleyen Xenan, "Hiç yerinde durmazdı, çok hareketliydi. Sık sık komşularımıza, amcasının dayısının evine gider gelirdi. 'Niye bu kadar geziyorsun' dediğimde 'Halkımı çok seviyorum. Onların yanında olmak istiyorum' diyordu" şeklinde konuştu. 

Kızının mücadeleye katılacağından haberi olmamasına rağmen bu durumu sezdiğini söyleyen Xenan, "Okula gitmediğinde niye gitmediğini soruyordum. 'Gitmesem de okulda öğretilenleri biliyorum. Evde de kitap okuyorum' diyordu. Gitmeden önceki gün gelip bana sarıldı. Niye sarıldığını sorduğumda 'Senin benim annemsin, seni çok seviyorum' dedi. Ve o gece mücadeleye katılmış. Mücadeleye katıldıktan sonra içinde fotoğrafının da bulunduğu bir mektup göndermişti bize. Orada hep benden bahsediyordu. Arîn'in bir arkadaşı yanıma gelip, Arîn'in 3 gün önce Kobanê'ye geçtiğini söyledi. Ben de onu ne zaman görebileceğimi sordum. "Kobanê özgürleştiği zaman gidip görürüz" cevabını vermişti. Bu konuşmadan 7 gün sonra fedai eylemi gerçekleştirdi. Arin, Kurban Bayramı'nda (2008) evden ayrılıp katılım yaptı, yine Kurban Bayramı'nda (2014) şehit düştü. Arîn'in 4 kardeşi de YPG saflarındadır. Benim için bütün şehitler aynıdır. Kardeşleri de onun yolunda ilerliyor. Kesinlikle onun mücadelesinden ayrılmayacağız" ifadelerini kullandı.