Şengal'de DAİŞ çetesine karşı devam eden Özgürleştirme Hamlesi'nde yer alan MLKP'li kadınlar, bölgedeki gelişmeleri değerlendirdi.
Êzîdî kadınların savaşa katılımın örgütlemek için kurulan YPJ-Şengal deneyimini ele alan MLKP'li kadınlar, Êzîdî kadınların hem DAİŞ çetesine hem de kadını ikincil gören değer yargıları ve erkek egemenliğine karşı da yürüttüğü mücadeleyi anlattı.
"Şengal'den MLKP'li Kadınlar" imzasıyla ETHA Haber Ajansı'na gönderilen mektup şu şekilde:

74. katliam olmayacak, çünkü ...

Şengal'de Êzîdî halkına dönük gerçekleşen katliamla tanıdık Êzîdî kadınlarını. Her savaşta ve katliamda olduğu gibi önce kadınlar vuruldu. Binlerce kadın DAİŞ çeteleri tarafından kaçırıldı. Tecavüze uğradı, bedenleri pazarlandı. Ailelerinden çocuklarından koparılarak, göç yollarına düştüler yaşlı gözlerle...
Televizyon kanallarından onları izlerken yüreğimiz kanadı. Kadınları bu vahşet karşısında savunmasız bırakarak silahsızlandıran emperyalist-kapitalist sisteme, erkek egemenliğine, gerici değer yargılarına kinimiz, öfkemiz büyüdü. Acılarını acımız, öfkelerini öfkemiz bildik. Onların yanında olmak, yaralarını sarmak, birlikte savaşmak istedik. YJA Star'lı ve MLKP'li kadınlar olarak Şengal'e gelerek onlarla tanışma ve savaşma şansını yakaladık. Geçen zaman içerisinde Êzîdî kadınlar, kendilerine dayatılan bu koyu karanlığı, zulmü sorgulayarak harekete geçtiler. Şimdi birlikte hayatı yeniden üretirken kavgayı büyütüyoruz cephede, siyasi alanda.
Kamuoyu ne kadarını duydu bilmiyoruz ama 5 Ocak'ta Şengal'de halkın ve kadınların özgürlük mücadelesine askeri savunma ekseninde yeni bir kadın örgütü dahil oldu. YBŞ çatısı altında yer alan Êzîdî kadınları, YPJ-Şengal (Yekîneyên Parastina Jin ê Şengalê) kimliği adı ile kuruluşunu ilan etti.
Şengal'de 6 aydır devam eden savaş sadece askeri boyutta ilerlemiyor, örgütsel çalışmalar da sürüyordu. Êzîdî halkının örgütlenmesi, Şengal'in geleceğini belirleyecekti. Her devrim, her direniş onun asıl sahipleri tarafından sahiplenilip yürütülürse zafer kazanır. Bu kapsamda bilindiği gibi YBŞ örgütlendi. YBŞ örgütlenmesinde ilk dönemler kadınlar yoktu. Bir süre sonra TEV-DEM çalışmalarıyla ve silahlı propaganda gruplarıyla dağlarda kalan aileler ve özelde de kadınları kazanma çalışmaları yürütüldü. Beklenildiğinden daha fazla ilgi gören bu çıkış, Êzîdî erkekleri tarafından da tepkiye yol açmıştı. Her başlangıçta olabilecek yaklaşımlardı. Hele mesele kadınların örgütlenmesi olunca bu durum daha da boyutlanıyor. Çok eşliliğin hüküm sürdüğü Êzîdî toplumunda, kadınlar evde erkeğin adeta kölesi konumunda.
Bunun dışında silahlanan yerel aşiretler vardı. Tahmin edileceği gibi hepsi erkeklerden oluşuyordu. Kadınların savaşta rolü; yemek yapmak, çocuklara ve erkeklere bakmak, odun taşımadan suya... Şengal koşullarında bunlar çok zor işler oluyor. Kadınların erkekler gibi savaşması ise akıllardan bile geçmiyordu. Söz konusu kadın olunca son derece tutucu olan Êzîdî inancı ve kültüründe kadınların örgütlenmesi çok zor koşullarda gerçekleşiyor. Kadınların örgütlenmesinin büyük bir emek ve fedakarlıkla yürütüldüğü, toplantıda yer alan arkadaşlar tarafından da dile getirildi. Örgüt içinde erkek egemen zihniyetin de kaygıyla yaklaştığı "halkın tepki vereceğini"' söyleyerek, çekinerek yaklaştığı bu oluşum, kadın iradesinin ısrarcı ve inançlı duruşuyla ilerledi. İşte bu ısrar ve emek, Êzîdî kadınların kuruluşunu ilan ettiği YPJ-Şengal oluşumu ile ilk ürünlerini verdi. Şehîd Xanê Akademisi'nde askeri eğitim alan Êzîdî kadınlar silahlanıp örgütlendiler. İsmini Avrupa'dan gerilla mücadelesine katılan Şehit Xanê Êzîdî'den alıyor kadın akademisi. En büyük isteği Êzîdî kadınların mücadeleye katılması olan Şehit Xanê, bir süre Şengal'de çalışma yürütür. Rojhilat Mako'ya giderken şehit düşer Xanê.
Şehit Xanê Akademisi'nde şimdiye kadar iki eğitim devresinde 30 kadın eğitildi. Her geçen gün yeni katılımlar olan akademiye toplumun, ailenin tüm gerici yaklaşımlarına rağmen kadınların ilgisi büyük. Akademiden mezun olan kadınların bir kısmı, halkın içinde örgütlenme çalışmasına devam ediyor. Bir kısmı ise askeri birliklerde konumlandırılıyor.
"Şimdiye kadar 73 katliam olduysa, kadınlar mücadelede olmadığı için. 74. katliam olmayacak; çünkü artık savaşan Êzîdî kadınları var." Bu sözler YPJ-Şengal Askeri Konsey Üyesi Dêrsim Şengal'e ait. Êzîdî kadınların örgütlenmesine öncülük eden YJA-Star komutanlarından Berfîn Nurhak'ın da dediği gibi, "Şengal'de savaşan, siyasi çalışma yürüten kadınların temel başarı ölçütü, Şengalli Êzîdî kadınların askeri ve siyasi örgütlenmesi olacak."
Devrimler tarihinin gösterdiği ve doğruluğu defalarca kanıtlanan "her devrime, kadın devrimi eşlik etmelidir" fikri, henüz topraklarını DAİŞ çetelerinden kurtarmaya çalışan Şengal için de ziyadesiyle geçerli. Şengal'i özgürleştirme mücadelesi kadınları kazanma, mücadele saflarında yer aldırma çabası ile de birleşmek zorunda. Toplumun kadını ikincil gören değer yargılarına, erkek egemenliğine karşı da savaşmak zorunda Şengal'in özgürlüğü için savaşan kuvvetler ve Êzîdî kadınlar.

Savaşta da yerimizi alacağız!

Birinci toplantısını gerçekleştirerek kuruluşunu ilan eden genç Êzîdî kadınlar, belki böyle ortamlara alışık değiller, ancak kadının özgürleşmesinin önünde engel olan erkek egemen anlayışı mahkum edecek bilince ve çetelerden hesap soracak cürete sahipler. Kendi toplumunun kadını küçümseyen yaklaşımını "erkekler diyor; 'kadınlar hiçbir işe yaramıyor'. Nasıl yaramıyor? Evde köle gibi çalışan kim? O işleri hep kadınlar yapıyor, işte savaşta da yerimizi alacağız" cümlesi iyi özetliyor.
Yine toplantıda konuşan başka bir kadın, şehitlere bağlılığını ve savaşta kadının kararlılığını şu sözlerle ifade ediyor: "Bare'de şehit düşenler bizim için savaştılar. Bunları nasıl unutabiliriz. Bizler de onlar gibi savaşacağız. DAİŞ çetelerinin elinde binlerce kadın var, onların kurtarılması gerekiyor."
Çok yerinde sözlerle bu değerlendirmeleri yapan bu genç beyinleri, her birimiz hayranlıkla izliyoruz. Onların heyecanıı, kararlılık ve coşkusu, savaşan kuvvetlere de güç veriyor. Kadın dayanışmasının, kadın dostluğunun belki de en güçlü ifadesini bulduğu savaş koşullarında savaşan kadınlar Êzîdî kadınlara, mücadele saflarında buluşan Êzîdî kadınlar ise bizlere güç veriyor.

Kurucu bir çalışma, özgürleşme yolunda atılan ilk adımların adı oldu kuruluş ilanı. Ama biliriz ki, o kararlı ilk adımlarla başlar o özgürlük yürüyüşleri. Êzîdî kadınları için bu sadece bir örgüt değil, kırılan zincir, yeni özgür yaşama açılan kapıydı, macera dolu farklı bambaşka bir hayattı."

HABER MERKEZİ