
ATK’nin “cezaevinde kalamaz” raporuna rağmen Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan kanser hastası Ahmet Bayar’ın durumu kritikleşti. Bayar ailesi, cezaevi önünde açlık grevi ve oturma eylemi başlattı.
Diyarbakır’da 15 Şubat 2011’de protesto eylemine katıldığı için “örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek” iddiasıyla hakkında açılan davada cezası onaylanınca tutuklanarak cezaevine konulan akciğer kanseri hastası Ahmet Bayar’ın sağlık durumu ciddileşti. Görüş için Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’ne giden ailesi, Bayar’ın tekerlekli sandalye ile görüş kabinine getirildiğini, konuşamadığını ve kendilerini tanıyamadığını aktardı. Bayar’ın bir an önce tahliye edilmesini isteyen ailesi, yaşananları protesto etmek için cezaevi önünde açlık grevine başladı.
Meliha Baykara, “Kardeşimin günleri sayılıdır. Görüşte 2 kardeşi eşi ve kızı vardı. Hiç konuşamadık onunla. Hiçbirimizi tanıyamadı. Ölü yatağından getirmişlerdi. Son günlerini bari evde geçirsin istiyoruz” diye konuştu.
Kızı Selma Bayar ise babasının tutuklandığı gün dahi ışın tedavisi için randevularının olduğunu, ancak evden alıp tutukladıklarını söyledi. Bayar, “Cezaevi şartlarında babam şuurunu yitirmiş. Hiçbir şekilde ihtiyaçlarını karşılayamıyor. Cezaevindeki arkadaşlar kişisel ihtiyaçlarını karşılıyor. Yemek ve içmekten kesilmiş. Bizleri tanımıyor. Ağrılarından dolayı duramıyor. Düşünün bir baba kızını, eşini tanımayacak kadar kötü ama hala cezaevindedir” dedi.
Ailenin cezaevi önündeki bekleyişi sürüyor.