• Tecridin ne kanunda ne Anayasa’da ne de Türkiye’nin bağlı olduğu uluslararası sözleşmelerde yeri olduğunu belirten DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk, "Hiçbir şekilde iletişim kurulmaması, mutlak tecridin uygulanması da hem işkence hem de insanlık suçudur. Buna artık tahammül göstermeyeceğiz” dedi. 
  • Avukatları, Abdullah Öcalan ile görüştürülene kadar Adalet Bakanlığı önünde olacaklarını belirten Öztürk, şunun altını çizdi: “İmralı’ya yaklaşım, demokrasi, hukuk ve insan onuruna yaklaşımdır. Somut adım atılmalı. Tecrit ölümdür, yok saymadır. Ya hep birlikte bir yol açacağız ya da bir yol bulacağız.” 

İmralı'daki tecride karşı mücadeleyi direnişinin merkezine alan Halkların Demokratik Partisi (HDP), Merkez Yürütme Kurulu toplantısında aldığı kapsamlı eylem kararı doğrultusunda dün Adalet Bakanlığına yürüdü. DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk ile milletvekilleri, sonuç alıncaya kadar eylemlerin devam edeceğini söyledi. 

Kürt Halk Önderi Abdullah’dan 21 aydır haber alınamıyor. Avrupa İşkencenin Önlenmesi Komitesi’nin (CPT) Eylül'de gerçekleştirdiği ziyaretin ardından oluşan muğlaklık,  kamuoyunda kaygıların artmasına neden oldu. Kardeşiyle 25 Mart 2021’de yaptığı kesintili telefon görüşmesinde Abdullah Öcalan, “Bir görüşme olacaksa, hukuksal çerçevede olmalıdır. Bu yaptığınız çok yanlış. Devlet de yanlış oynuyor, siz de. Bu hukuki değil, doğru da değil. Bu asla kabul edilemez. Bu aynı zamanda çok tehlikelidir. Avukatlarımın buraya gelerek benimle görüşme yapmasını istiyorum. Bu hukuki bir şeydir” demişti. Ancak avukatların yaptığı tüm başvurular ya “disiplin” cezası gerekçe gösterilerek reddedildi ya da yanıtsız bırakıldı. CPT, 20-29 Eylül’de İmralı Cezaevi’ni ziyaret ettiğini açıkladı. Ancak Asrın Hukuk Bürosu, bu ziyarete dair, Abdullah Öcalan’ın CPT ile görüşmeye çıkmadığı duyumlarının olduğu yönünde açıklamada bulundu. Başvuruların yanıtsız bırakılması, CPT’nin yaptığı ziyarete dair çelişkili açıklamalarının kamuoyunda yarattığı kaygılar üzerine İmralı tecridine karşı mücadeleyi direnişinin merkezine alan Halkların Demokratik Partisi (HDP), Merkez Yürütme Kurulu toplantısında kapsamlı eylem kararı aldı. 

Adalet Bakanlığına yürüdüler

HDP milletvekilleri, haber alınamama haline karşı yapılan başvurulara rağmen sessizliğini koruyan Adalet Bakanlığına dün yürüyüş gerçekleştirdi. Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Berdan Öztürk ile HDP milletvekilleri Ömer Öcalan, Feleknas Uca, Dilan Dirayet Taşdemir, Şevin Coşkun, Gülistan Kılıç Koçyiğit, Sezai Temelli, Abdullah Koç, Nuran İmir, Hüseyin Kaçmaz, Mahmut Celadet Gaydalı ve Erdal Aydemir’in yer aldığı heyet, Adalet Bakanlığı yakınlarında polislerce engellendi. Yürüyüşte “Tecrit insanlık suçudur”, “İmralı’da hukuk uygulansın” ve “İmralı’ya avukatlar gitsin” yazılı dövizler taşıyan heyet, eylemlerine dair burada açıklama yaptı.

Ciddi kaygılar var

DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk, Öcalan’a yönelik tecridin her geçen gün ağırlaştırıldığını belirterek, “İki seneye yakındır haber alınamıyor. Geçtiğimiz günlerce CPT heyeti adayı ziyaret etti, yalnız kamuoyuna herhangi bir açıklama yapılmadı. Asrın Hukuk Bürosu avukatlarının Sayın Öcalan’ın CPT heyetiyle görüşmediğine dair açıklaması var. Bu halkımızda ayın Öcalan’ın sağlığına, yaşamına ilişkin ciddi kaygılara yol açmış durumda. Bildiğiniz gibi, bu tür bir yaklaşım ile ulusal ve uluslararası hukuku ayaklar altına alan bir yaklaşımdır. Kritik bir aşamaya gelen tecride karşı başta halkımız olmak üzere tüm demokrasi güçlerini hassas davranmaya, söz ve eylemle tecride karşı tepkilerini göstermeye davet ediyoruz” dedi.

Kritik bir aşamaya gelindi

Öcalan’ın demokratik çözüm rolüne işaret eden Öztürk, şöyle devam etti: “Sayın Öcalan’ın sesi ne zaman duyulduysa hem toplumsal barış hem Türkiye’nin geleceği açısından umut verici olmuştur. AKP-MHP iktidarı, Sayın Öcalan’a yönelik tecrit politikalarıyla insanlık dışı unutturma politikası güdüyor. Herkesin buna karşı sesini yükseltmesi gerekiyor. Kritik bir aşamaya gelmiş durumdadır. Hem halkımız için hem Ortadoğu halkları için Sayın Öcalan’ın neyi ifade ettiği, geçmiş pratiklerinden hepimiz tarafından açık ve net bir şekilde biliniyor. Kendisine fırsat verildiği gibi toplumsal barışın sesi olmuştur. Tekrar çağrıda bulunuyoruz. Tecridin ne kanunda ne Anayasa’da ne de Türkiye’nin bağlı olduğu uluslararası sözleşmelerde yeri vardır. Tecrit, bir işkencedir. İki yıla yakındır görüştürülmemesi, hiçbir şekilde iletişim kurulmaması, mutlak tecridin uygulanması da hem işkence hem de insanlık suçudur. İktidara düşen Sayın Öcalan’ın derhal avukatlarıyla görüştürülmesidir, bundan sonra da hukukun Sayın Öcalan’a da uygulanmasıdır. Dolayısıyla bugün bizler de milletvekilleri olarak, kritik bir aşamaya gelen tecridi kabul etmiyoruz. Buna artık tahammül göstermeyeceğiz.” 

Artık somut adıma atılmalı

Öztürk, Abdullah Öcalan avukatlarıyla görüştürülene kadar Adalet Bakanlığı önünde olacaklarını belirterek, şunları dile getirdi: “Tecrit, günlük siyasete malzeme edilmemeli. İmralı’ya yaklaşım, bizler açısından demokrasi, hukuk ve insan onuruna yaklaşımdır. Bundan sonra alacağımız bütün siyasi kararlarda da bu yaklaşımlar etkili olacaktır. Bugüne kadar bizlere karşı tecritle ilgili yapılan açıklamalar, oyalamalar, manipüle niteliğindeki söylemlere itibar etmeyeceğiz, somut adım atılmalı. Sonuç alıncaya kadar eylemler devam edecektir. Tecrit ölümdür, yok saymadır. Ya hep birlikte bir yol açacağız ya da bir yol bulacağız.” 

Gazetemiz baskıya hazırlanırken milletvekillerinin Adalet Bakanlığı önündeki bekleyişi sürüyordu. ANKARA