*  Kürtler keskin bir direniş gösterecek konumdadır. Şu anda bütün gerillalar fedaidir; herkes fedai eyleme başvurmaktadır. O kadar öfkelidir ki, herkes kendisini AKP’nin saldırgan güçleri içinde patlatmak istemektedir. Gerillanın vuruş gücü bu fedailikle on kat, yüz kat artmıştır.

*  Bu gücümüzle mücadeleyi her tarafa yayacağız. Direniş dağda, şehirlerde, metropollerde de olacak. Her yerde AKP hükümetinin/Türk devletinin saldırı güçlerine karşı gereken yanıt verilecektir. Kürt halkı, gerillası, gençleri, kadınları hazırdır.

* Öyle saldırdım, vurdum, öldürdüm, sindirdim dönemi, Kürtler için kapanmıştır. Bunun altını çizerek vurguluyorum. Kim ezerek, vurarak Kürtleri sindireceğini düşünüyorsa tarihi yanılgı içindedir. Bir yerde ezdim dediğinde on ayrı yerde direnişle karşılaşacaktır. 

* Ankara’daki eylemi kimin yaptığını bilmiyoruz. Kürdistan’da sivil katliamlar yapan bir devletin bu eylemler neden yapılıyor, demeye hakkı yoktur. Bu, Kürdistan’da yapılanların yüzde biri bile değildir. Kürtlerin kadını, çocuğu, genci öldürülebilir diye bir kanun mu var? 


KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, ANF’de yayınlanan uzun ve kapsamlı söyleşisinde Türk devletinin Kürtleri varlığı, kimliği, özgür ve demokratik yaşamı olan bir halk olarak kabul etmediğini belirterek, “Kürt yok sayıldığından onun her talebi, her tutumu, her örgütlenmesi zorla, şiddetle bastırılmaktadır. Kürtlere yönelik 20. yüzyıl boyunca hangi politika izlenmişse bugün de izlenen odur” dedi. 

Cizre’de yaralıları, sivilleri katlederek tüm Kürt halkının ibret almasının istenildiğini kaydeden Bayık, “Bize boyun eğecekceksiniz. Direnirseniz yaralı, sivil, çocuk, kadın dinlemeyiz ezeriz, deniliyor. Onları öldürerek tüm Kürdistan toplumuna mesaj vermiştir. Amaç, Kürt halkını sömürgeciliğe karşı sesini çıkaramaz, mücadele edemez hale getirmektir” diye konuştu.


Böcek gibi görüyorlar

Oradaki Türk güçlerinin Kürdistanlıyı böcek gibi görüp insan yerine koymadığını; kafası ezilecek, boyun eğdirilecek yığın olarak kabul ettiğini vurgulayan Bayık, şöyle devam etti: “Klasik işgalci ve sömürgecilerden daha zalimdirler. İşgalciler, sömürgeciler bir yere hakim olmak isterler. Bunlar sadece hakim olmak istemiyor, ‘bu topraklar Kürtlerin değil, bizimdir’ diyorlar. Sömürgeciler işgal ettiklerin toprakların sadece kendi kontrollerinde olmasını isterler; ama Türk devleti sadece Türk siyasi hakimiyetiyle yetinmiyor, ‘Türk toprağıdır, siz de Türkleşmek zorundasınız’ diyorlar. 


Kürtlüğü, ruhunu ezmek istiyor

Cizre Kürtlüğün merkezi! Kürtlüğün neredeyse her bakımdan kaynağı gibidir. Kürt’ün ruhunu veren, yüzyıllar boyu nesilden nesle taşıran Mem û Zîn destanının yaşandığı coğrafyadır. Cizre’yi ezerek, öldürerek aslında Kürtlüğü, Kürt ruhunu ezmek istemişlerdir.


Kürt halkı ders çıkarmalı

Tüm Kürt halkı Cizre’den ders çıkarmalıdır. Kürtler Cizre’yi unutmamalıdır; Cizre’yi bir başucu kitabı gibi görmelidir. AKP’nin o yıldırma ve sindirme politikasına karşı Kürt halkı bırakalım yılmayı, sinmeyi, bu insanlık dışı saldırılara büyük bir öfke duyarak, varlığına sahiplenme ve mücadele kararlılığı içine girerek bundan sonra mücadelesini daha bilinçli, daha örgütlü, daha kararlı biçimde sürdürmesi gerekir. Türk devletine, bu saldırılara, bu katliamlara verilecek cevap; mücadelede daha kararlı olmak, daha örgütlü olmak, daha ısrarlı olmaktır.”


Cumhuriyet tarihinde ilktir

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde Kürt şehirlerinin böyle yerle bir edilmediğini; bunun ilk olduğunu anımsatan Cemil Bayık, “Osmanlı tarihinde de bir ilktir. Tankları, topları yığıp şehirleri böyle bombalamamışlardır. Kadın, çocuk, yaşlı, sivil direnişçi ayırımı yapmıyor. Bu ilki gerçekleştirme AKP iktidarına nasip olmuştur” dedi.


Geri adım atılmayacak

Kürt halkının öz yönetimde kararlı olduğunu; bundan geri adım atmayacağını ifade eden Bayık, “İnişleri olabilir, çıkışları olabilir, şurada şu yöntem uygulanır, şurada bu yöntem uygulanır; ama kültürel soykırımcı bu despotik, merkeziyetçi, totaliter, insanların beyinlerine bile hakim olmayı amaçlayan devlet yönetimine karşı özyönetim direnişi, yerel demokrasi direnişi sürecektir. Kürt halkı bundan geri adım atmayacaktır. 

Hiç kimse Kürt halkının bu saldırılar karşısında sineceğini, öz yönetim talebinden, yerel demokrasi talebinden vazgeçeceğini düşünmemelidir” diye konuştu.


Gerilla aktif olacak

Bundan sonra artık savaşın sadece dağlarda değil, şehirlerde de, metropollerde de, her yerde de süreceğini belirten Cemil Bayık, şunları söyledi: “Kuşkusuz halka yönelik bu saldırıların, bu katliamların hesabı sorulacaktır. Şimdiye kadar gerilla çok sınırlı devreye girmiştir. Baharla birlikte gerilla aktif devreye girecektir. Bundan sonra giderek gerilla sadece baharda, yazda, sonbaharda değil, kışın da eylem yapacak duruma gelecektir. Gerillada mücadelesinde de tarz değişiklikleri yaşanacaktır. Önümüzdeki dönemde gerillanın şehirlerde de daha aktif olacağı yeni bir mücadele dönemine girilecektir.

Öyle sadece gerilla da değil, bütün halk bu mücadelenin içindedir.”


Sömürgecilerin şansı kalmadı

Kürtler tümüyle yok edilmeden direnişini söndürmenin mümkün olmadığını herkesin bilmesi gerektiğini kaydeden Cemil Bayık, şöyle konuştu: “Kürdistan’ın tüm parçaları ayaktadır. Herhangi bir sömürgeci devletin kendi sınırları içindeki Kürtleri ezme şansı kalmamıştır. Ne Türkiye’nin ne İran’ın ne Suriye’nin ne de Irak’ın. Bütünlüklü bir Kürt bilinci, özgürlük tutkusu ve mücadele azmi ortaya çıkmıştır. Hiç kimse Kürt halkından sineceğini, susacağını beklemesin. Cizre’deki katliamlar, Sur’un yakılıp yıkılması, kadınların katledilip çırılçıplak teşhir edilmesi, şehitlerin yakılması, cesetlere hakaret edilmesi, mezarlıkların yakılıp yıkılması direniş gerekçesidir. 


Şu anda bütün gerilla fedaidir

Kürt halkı eskisinden daha fazla, daha keskin bir direniş gösterecek konumdadır. Şu anda bütün gerillalar fedaidir; herkes fedai eyleme başvurmaktadır. O kadar öfkelidir ki, herkes kendisini AKP’nin saldırgan güçleri içinde patlatmak istemektedir. Gerillanın vuruş gücü bu fedailikle on kat, yüz kat artmıştır.


Her tarafa yayacağız

Bu gücümüzle mücadeleyi her tarafa yayacağız. Direniş dağda, şehirlerde, metropollerde de olacak. Her yerde AKP hükümetinin/Türk devletinin saldırı güçlerine karşı gereken yanıt verilecektir. Gerilla buna hazırdır, Kürt gençleri ve kadınları buna hazırdır, Kürt halkı buna hazırdır. Öyle saldırdım, vurdum, öldürdüm, sindirdim dönemi bitmiştir. Kürtler için bu dönem kapanmıştır. Bunun altını çizerek vurguluyorum. Kim ezerek, vurarak Kürtleri sindireceğini düşünüyorsa tarihi yanılgı içindedir. Bir yerde ezdim, vurdum dediğinde on ayrı yerde direnişle karşılaşacaktır. 


Öfkeli Kürt gençleri

Kendini yönetmek isteyen Kürt halkına karşı kirli bir savaş sürdürüldüğünü hatırlatan Bayık, Türkiye metropollerindeki Kürtlerin de mücadele etmesinin meşru olduğunu söyledi. Bu bakımdan Türk devletinin ağır saldırıları karşısında Türkiye’nin birçok yerinde sömürgeci sistemin kurumlarına karşı direniş/eylem olacağını ifade eden Bayık, “Ankara’da militarizmin merkezinde yapılan eylem de halkımıza karşı yürütülen insanlık dışı vahşi soykırımcı katliamlara karşı misilleme eylemi olabilir. Bu eylemi kimler yapmıştır bilemiyoruz. Ancak şu açıktır ki, Kürtlere karşı bu kadar zalimce bir savaş yürütüldüğü ortamda birilerinin misilleme ve tepki eylemleri yapması anlaşılır bir durumdur. Cizre’de genç, sivil katleden bir devletin bu eylemler neden yapılıyor, demeye hakkı yoktur. Bu eylemlerin sonuçları Kürdistan’da yapılanların yüzde biri bile değildir. Cizre’de, Sur’da, Silopi’de, Silvan’da, İdil’de, Gever’de ve Kürdistan’ın birçok il ve ilçesinde tanklarla, toplarla yüzlerce sivil katledildi, yüzlercesi yaralandı. Dünyada sivil yerleşim yerlerine böyle tankla, topla saldırıldığı görülmüş müdür? Bu, insanlık suçu değil midir? Ankara’daki eylemi kimin yaptığını bilmiyoruz; ancak Türkiye’nin aydınları, yazarları, basıncıları, siyasetçileri Türk devletinin bu zalimliğine karşı çıkmazsa; öfkeli Kürt gençleri de bu Kürt halkına yapılan saldırılara misilleme yapabilirler. Türkiye’de ahlaksız ve vicdansız bir çifte standart vardır. Kürt çocuğu, kadını, genci, yaşlısı hunharca, zalimce katledilirken sessiz kalanlar, Türkiye’de, hem de askeri hedeflere bir eylem olunca kıyamet koparıyorlar. Kürtlerin kadını, çocuğu, genci öldürülebilir diye bir kanun mu var? Köyleri yakılıp yıkılarak Türkiye metropollerine sürülen Kürtlerin şimdi Kürt şehirlerinin ve kasabalarının yakılıp yıkılması karşısında sessiz kalmasını kimse bekleyemez. 



 HABER MERKEZİ