Musa Anter’in hayatı "Asasız Musa" (Musayê bê asa) ismiyle sinemaya uyarlandı ve geçenlerde vizyona girdi. Daha önce tiyatroda 'Araf’ oyunu ile Musa Anter’i anlatan Aydın Orak, şimdi de metaforlardan ve imgelerden oluşan bir Apê Musa portresiyle karşımıza çıkıyor. Hem yazmış hem yönetmiş Aydın Orak. Yaşam öyküsünden yola çıkıp, özgün bir yorumla Musa Anter’i beyaz perdeye taşımış.

Onu anlatmayı kendisinin ona ve halklara olan bir borcu gibi gören Orak, "Şimdiye kadar, sinemada, edebiyatta, şiirde, müzikte yeterince değil hiç işlenmediğini biliyorum. Onun hakkının iade edilmediği, yeterince işlenmediğini gördüğüm için, biraz da bu nedenle filmi yaptım" diyor.
4 yıllık çalışma sürecinin ardından Mardin merkez, Nusaybin, Akarsu ve Musa Anter’in doğduğu köy olan Ziwinge’de çekilen filmde Anter’in yaşamını 10 oyuncu canlandırıyor.
Turgay Tanülkü, Aydın Orak, Selamo, Şenay Aydın, Murat Toprak gibi oyuncuların yanında Apê Musa’nın çocukları Rahşan Anter, Dicle Anter, Anter Anter de rol almış. Bu süreci filmde rol alan Musa Anter'in kızı Rahşan Anter söyle anlatmış: "Biz kardeşlerin rolleri sembolik oldu. Yönetmenin istediklerini yaptık. Film ekibiyle baba evinde buluştuk. Genç ve idealist bir ekiple karşılaştık. Amatör heyecan ile profesyonellik birleşmişti. Herkes elinden gelen yapmak için yarışıyordu adeta. Bize ne zor şartlar içinde çalıştıklarını hiç belli etmediler."
***
Filmde karakter devamlılığı oyuncularla değil, karakteri simgeleyen fötr şapka, pardösü ve tahta bavul ile veriliyor. Filmde aynı zamanda Anter’in kendi sesinin yer aldığı bölümler de var.  Şunu da belirtelim ki; sevilmiş, halka mal olmuş kişilikleri yazarken ya da filme alırken "beğendirme" konusunda daha işin başında risk alıyorsunuz demektir.
Birileri çıkıp; "bu benim Musa Anter’im değil" diyebilir. Herkes kafasında oluşturduğu Musa Anter'i görmek ister. Ancak burda göz ardı edilmemesi gereken şey; bir sanat eserinin onu yazan ya da çekenin bakış açısı ve imgeleminden şekillendiği gerçeğidir.
Orak, filmiyle bize tam da bunu söylüyor, "Benim kafamdaki  Musa Anter bu" diyor. Bir söyleşisinde, Musa Anter’i tanıyabilmek için 10 yıl Anter üzerinde çalıştığını söyleyen yönetmen Aydın Orak: "Vardığım noktada bu film Anter’i anlatmıyor, onun evrenine girmeye çalıştığım bir yolculuk bu." Diye de belirtiyor zaten. Geleneksel olanın ötesinde, deneysele başvurarak vermeye çalışıyor mesajını. Didaktizmin tuzaklarına düşmüyor, bunu imgelerle metaforlarla yapıyor ve bence bu durum filme derinlik katıyor. Yine kimi epizotlar da olayın belirginleşmesini ve genişlemesini sağlıyor.
Yer yer belgesel tadındaki filmin kimi sahneleri gereğinden fazla uzun tutulmuş gibi. Yine bazı sahne geçişlerindeki bağlantılarda kopukluk sezilse de Ziwinge köyünden başlayarak katledilip düştüğü ana kadar uzanan ömrü boyunca bir mücadelenin daha çok filozofisiyle ilgilenmiş bir bilge kişiliği görünür kılmak adına filme emeği geçenleri kutlamak gerek.