Gözaltında kaybedilen yakınları için 27 Mayıs 1995'ten bu yana her Cumartesi bir araya gelerek kayıplarının akıbetini soran Cumartesi Anneleri, adalet arayışlarının 500'üncü haftasında Galatasaray Meydanı'nda bir araya geldi. Galatasaray Lisesi alanın tamamen dolduğu oturma eylemine birçok vekil, kayıp yakını, sanatçı, yazar, avukat ve edebiyatçı'nın da aralarında bulunduğu binlerce kişi katıldı. Yoğun ilgi gösterilen eyleme destek için İngiltere, Almanya, Avusturya, İsviçre, Avustralya, Kanada, İsveç, ABD, Hollanda, Fransa'nın da çeşitli illerinde eşzamanlı olarak oturma eylemleri gerçekleştirildi.

Hanım Tosun: Yakanızı bırakmayacağız

Açılış konuşmasının ardından başlayan oturma eyleminde kayıp yakınları söz alarak konuşmalar yaptı. Eylemde ilk sözü alan kayıp Fehmi Tosun'un eşi Hanım Tosun, 20 yıldır faillerin bulunması için herhangi bir adımın atılmadığını söyledi. Devlet ve hükümet yetkililerine, "Siz bu analar için ne yaptınız?" diye soran Tosun, "Gözleri kör, kulakları sağır; duymuyorlar bizi. İster duyun, ister duymayın sizin yakanıza yapışacak ve hesap vermeden  yakanızı bırakmayacağız. Hesap verene kadar da bu meydanlardan gitmeyeceğiz" dedi. "Ben burada oturduğumda Fehmi'nin gelmeyeceğini biliyordum. Ama kimse Fehmi Tosun gibi kaybedilmesin diye oturdum" diyen Tosun, 90'lı yıllarda oturdukları meydanda gözaltına alınıp coplandıklarını dile getirdi.
Tosun'un ardından Arjantin'den "Plaza de mayo anneleri"nde gelen mesaj okundu. Mesajda, "Cumartesi annelerini çok seviyoruz. Onları hayranlıkla izliyoruz. Mücadeleleri çok büyük ve mücadelelerini sürdürmeliler. Sonunda adalet, adaletsizliğin saltanatını elinden alacak" ifadeleri kullanıldı.
Mesajın ardından diğer bazı kayıp yakınları ve Cumartesi Anneleri eylemlerinde büyüyen kayıp çocukları da söz alarak konuşmalar yaptı.

Hesap verinceye kadar mücadele

Konuşmaların ardından, bu haftaki oturma eyleminin açıklamasını kayıp Hayrettin Eren'in kardeşi İkbal Eren okudu. Cezasızlık ve adaletsizlik üreten bu sistemin bütününde köklü yasal,idari ve adli değişiklikler yapılmasını isteyen Eren, şunları talep etti: "Cezasızlık politikasına son verilerek, insanlık suçları ve bu suçların failleri görünür kılınsın. Devletin kaybettiği evlatlarımızın akıbeti açıklansın, failleri yargılansın. Türkiye, yılladır imzalamaktan kaçındığı BM'nin'Bütün Kişilerin Zorla kaybedilmeden Korunmasına' dair sözleşmesini imzalasın." Adalet arayışı mücadelelerinden vazgeçmeyeceklerini dile getiren Eren, "Biliyoruz ki biz vazgeçersek asıl o zaman evlatlarımız kaybolacak. İnsanlık onuru asıl o zaman yara alacak" dedi.

500'üncü haftanın oturma eyleminde 19 Ekim 1995 tarihinde Avcılar'daki evinin önünden 34 UD 597 plakalı beyaz Renault araca zorla bindirilerek kaybedilen Fehmi Tosun'un akıbeti soruldu. Eren, "Fehmi Tosun, ailesine teslim edilinceye kadar, onu kaybedenler hesap verinceye kadar biz onu aramaktan, faillerinin peşinde olmaktan vazgeçmeyeceğiz" diye konuştu.

DİHA/İSTANBUL