Avrupa Birliği (AB) Mayıs 2019’da parlamento seçimlerine hazırlanıyor. Yapılan anketler başta Fransa olmak üzere aşırı sağ partilerin yaklaşık 63 sandalyeyi alma olasılığından bahsediyor. Fransız IFOP araştırma şirketinin yaptığı ankete göre, Marine Le Pen liderliğindeki RN yüzde 21 oy oranı ile AB seçimlerinde birinci koltuğa oturuyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un ‘Yürüyüş Hareketi’ (LREM) ile merkez partisi Modem yüzde 19 oy oranıyla ikinci sırada. Yine merkez sağ partilerinden Cumhuriyetçiler yüzde 13 oy ile üçüncü sıradayken, solun ise esamesi okunmuyor bile. Jean Luc Melenchon’un ‘Boyun Eğmeyenler Hareketi (LFI) partisi ve diğer tüm solun oy oranı yüzde 11. Siyasi partiler, Eylül ayından bu yana yaklaşan Avrupa Parlamentosu seçimlerine kilitlendi. İktidara geldiği günden itibaren yaptığı reformlarla tepki toplayan ve bugünlerde akaryakıt zammı nedeniyle Sarı Yeleklilerin hedefinde olan Macron sürekli puan kaybederken, aşırı sağ yükseliyor. Söz konusu yükseliş bugünlerde Macron’un da dilinde. Avrupa’da yükselen aşırı sağcı hükümetlerin güç kazandığının altını çizen Macron, “Milliyetçilik duygusunun Avrupa’yı 1930’lu yıllara götüreceği” uyarısında bulunurken, AP seçimlerinde halkın bu yükselişe dikkat etmesi gerektiği yönde vaaz veriyor. İktidara geldiği cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Le Pen’e karşı sol dahil herkes Macron’u oylamak durumunda kalmıştı. Macron yine benzer bir hayal peşinde. Anketler, işlerin bu kez benzer bir biçimde ilerlemeyeceğini gösteriyor. Fransa’da sürekli taban kazanan aşırı sağ diğer Avrupa ülkelerinde de benzer bir pozisyonda. Reuters’ın 27 AB üyesi ülkede farklı kurumlarca gerçekleştirilen anketler üzerinde çalışarak ortaya koyduğu analize göre aşırı sağ 2019’da Avrupa Parlamentosu’ndaki (AP) sandalye sayılarını yüzde 60 oranında arttırabileceğini gösterdi. Bir önceki seçimlerde aşırı sağ toplamda 35 sandalyeye sahipti. Fransa’da hükümete karşı gelişen eylem dalgası içerisinde Le Pen puan toplamak için eylem noktalarını dahi dolaşıyor. Sağ dört koldan seçime kilitlenirken, Fransız solu kendi arasındaki tartışmalar ve güç çekişmelerine boğulmuş durumda. Özellikle neredeyse bir önceki milletvekili seçimlerinde seçime girmeyi Komünist Parti seçilmişleri sayesinde sağlayan Boyun Eğmeyenler Hareketi, NPA ve Komünist Parti’yi diskalifiye etmek için her türlü yöntemi devreye sokmuş durumda. Fransız Komünist Parti ise yine solun birlikte hareket etmesinden yana bir tutum içerisinde. Siyasi yelpazedeki bu sallantılar göz önünde bulundurulduğunda bu kez AP seçimlerinde Fransız solu umduğunu bulamayacağı gibi AP içerisinde Avrupa Birliği karşıtları çoğunluğa geçecek.