Mardin’in Savur İlçesi’ne bağlı Serenli (Dengıza) Köyü 1992 yılında güvenlik gerekçesiyle boşaltıldı. Köyün boşaltılmasından 10 yıl sonra köylüler tekrar evlerine döndü ve hayvancılıkla uğraşmaya başladı. Ancak askerlerin tehditleri sona ermedi. Köyde çobanlık yapan 35 yaşındaki Habip Şimşek, 28 Haziran’da Savur Merkez Jandarma Komutanlığı’na çağrıldı. Şimşek’in karakolda tehdit edildiği ve kendisine korucu olması için baskı yapıldığı iddia edildi. Şimşek’in karakolda bulunduğu sırada cep telefonundan bir arkadaşını aradığı ve arkadaşına “Bana ajanlık dayatıyorlar. Korucu olmamı ya da köyden göç ettirilmem isteniyor. ‘Aileni ve seni yok edeceğiz. Hayvanlarını tarayacağız. Evini yakacağız’ tehditlerinde bulundular” dediği öğrenildi.
Oğullarından 3 gündür haber alamayan ailesi endişeli. Baba Reşit Şimşek, köye döndüklerinden beri askerlerin “HPG’lilere yemek veriyorsunuz. Onlara yardım ve yataklık yapıyorsunuz” diyerek sürekli kendilerini tehdit ettiğini söyledi. “Devlet bizden ne istiyor” diye soran baba Şimşek, “Biz zaten 1992’de bir kere göç ettik. Biz metropollerde yaşayacak insanlar değiliz. Bu köy dışında başka yerde yaşayamayız” dedi.
Anne Sultan Şimşek de gözyaşları içinde “Allah Başbakan Erdoğan’ın canını alsın. Ocağını söndürsün. Müslüman bir parti olduklarını söylüyorlar. 13 yaşındaki gencecik bir kıza Lice’de kurşun sıktılar. Kızıltepe’de 12 yaşındaki Uğur Kaymaz’a kurşun sıktılar. Onun adaleti nerede? Biz gariban insanlarız. Köylerimize yeniden göç ettik. Bir an önce oğlumun bulunmasını istiyorum” diye konuştu. 

DİHA/MARDİN