
Askeri mahkeme önünde
Duruşma ardından mahkeme önünde basın açıklaması yapıldı. "Askeri mahkeme kaldırılsın" pankartını açan grup, Roboskî'de katledilenlerin fotoğraflarını da taşıdı. İHD Genel Başkanı Türkdoğan, "Türkiye'de artık askeri yargı organı görmek istemiyoruz. Askeri mahkemeleri neden istemediğimizi az önce Caner Bahar'ın davasında gördük" dedi.
20 yılda 2 bin 200 'intihar'
Savunma Bakanlığı raporuna göre son 20 yılda 2 bin 200 askerin "intihar ettiğini" ifade eden Öztürk, "Onlar intihar diyor ama biz biliyoruz ki cinayettir" diye kaydetti.
MAZLUMDER Genel Başkanı Ünsal da askeri mahkemelerin kaldırılıp yerine sivil mahkemelerin getirilme talebini yineledi. Askeri Mahkemelerin şüphelinin korunduğu kurumlar olduğunu ifade etti.
'Geciken adalete lanet olsun'
Oğlunu askerde kaybeden Caner Bahar'ın babası Ramazan Bahar askeri yargının taraflı olduğuna 5 yıldır şahit olduklarını belirterek, "Geciken adalet ve adaleti geciktirenlere lanet olsun" dedi.
Roboskî'de yakınlarını kaybeden Veli Encü ise, askeri mahkemenin katliamla ilgili takipsizlik kararı verdiğini hatırlatarak, “Askeri yargı sadece katilleri koruyor" diye konuştu.
Açıklama ardından aileler, CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, BDP Grup Başkan Vekili İdris Baluken ve Meclis İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün ile görüşmek üzere Meclis'e gitti.
Açıklamalar yapıldı
Birçok ilde de kampanyanın startı açıklamalarla duyuruldu. Kampanya çerçevesinde İHD ve MAZLUMDER Amed şubeleri, 2. Taktik Hava Kuvvetleri Komutanlığı önünde bir açıklama yaptı. Ayrıca İstanbul, Siirt, Erzurum, Hakkari’de de basın açıklamaları yapıldı.
TALEPLER
İHD ve MAZLUMDER'in kampanya kapsamında dile getirdiği talepler şöyle:
* Askeri mahkemeler ve bu mahkemelerin temyiz mahkemeleri ve askeri yüksek idare mahkemesi kapatılmalı ve bir an önce yargı birliği sağlanmalıdır.
* Vicdani ret hakkı tanınmalı ve gerekli yasal değişiklikler yapılmalıdır.
* Bu hususta yapılacak Anayasa değişikliği gerçekleştirilinceye kadar askeri kışlalarda meydana gelen her türlü yaşam hakkı ihlali ve vücut bütünlüğüne yönelik ihlallerin soruşturma ve kovuşturması sivil savcılıklar ve mahkemelerde görülmelidir.
* Ceza kanunu tek bir ceza kanunu olarak düzenlenmeli, ayrıca askeri ceza kanunu şeklinde başka bir ceza normu olmamalıdır.
* Askeri mahkemeler sadece disiplin mahkemesi olarak yeniden düzenlenmeli ve sadece askeri disiplin suçlarını kovuşturmalıdır.
* Bugüne kadar askeri kışlalarda meydana gelen yaşam hakkı ihlalleri ile vücut bütünlüğüne yönelik ihlallerle ilgili soruşturma ve kovuşturma dosyalarının tamamı sivil savcılıklara ve mahkemelere devredilerek yeniden soruşturma ve kovuşturma yapılması sağlanmalıdır.
* Askeri kışlalarda meydana gelen yaşam hakkı ihlalleri ile ilgili olarak yaşamını yitiren askerlerin ailelerinin talepleri kabul edilmeli, devlet sorumluluğunu üstlenerek ailelere karşı gerekli her türlü iyi niyet yaklaşımını göstermeli, maddi ve manevi tazminat talepleri ile şehit, dul ve yetim aylıkları hakkında gerekli düzenlemeleri yapmalıdır.
HABER MERKEZİ