Almanya Sol Parti federal ve eyalet milletvekilleri ile akademisyen ve sivil toplum örgütü temsilcileri, Türkiye’deki artan çatışmalara ve operasyonlara yönelik kaygılarını yazılı bir basın açıklaması ile dile getirdi.
Basın açıklamasında Alman Sol Parti Federal Milletvekili Heidrun Dittrich, Adrej Hunko, Harald Weinberg, Sol Parti Nordrhein Westfalen Eyalet Milletvekili Ali Atalan, Bärbel Beuermann, Hamide Akbayır, Niedersachsen Sol Parti Yönetim Kurulu Üyesi Yılmaz Kaba, barış üzerine araştırmaları ile tanınan Prof. Dr. Werner Ruf, Atom Savaşının Önlenmesi için Uluslararası Doktorlar Birliği (IPPNW) üyesi Dr. Med Gisela Penteker ve gazetemizin yazarlarından Murat Çakır’ın imzası bulunuyor.
‘Kürt sorununda, bombalama çözüm değil’ başlığını taşıyan basın açıklamasında şu ifadeler yer aldı: „Türk ordusu, Güney Kürdistan’da PKK’ye ait gösterilen alanları bombalıyor, Türk askerlerinin uluslararası hukuku ihlal ederek sınırı geçtiği haberleri geliyor. Erdoğan Hükümeti, ordunun bu hareketliliğini PKK’nin asker ve polislere yönelik saldırılarına karşı bir misilleme olduğunu ileri sürüyor. Kürt sorununun askeri yöntemlerle çözülmesi mümkün değil. Son 30 yıllık süren silahlı çatışma bunu kanıtlıyor.“
Kuzey İrlanda, El Salvador ve Güney Afrika’da sorunların çözümünün, tüm muhatapların katılımı ve diyalog ile gerçekleştiğinin hatırlatıldığı açıklamada, Kürt tarafının son yaptığı ateşkes çağrısının Türk devletince dikkate alınmadığı ifade edildi.

‘AKP tutuklama furyasını başlattı’
Açıklamada, AKP’nin 2011 seçimlerinden sonra Kürtlere yönelik gözaltı ve tutuklama furyasını başlattığına dikkat çekildi.
Açıklamada, „AKP Hükümeti, 2011 seçimlerinden hemen sonra Abdullah Öcalan ve PKK ile başlatılan görüşmeleri de kestiği gibi yoğun askeri operasyonu ve tutuklama furyasını başlattı. 2009’dan bu yana 7 bin 748 Kürt gazeteci, insan hakları savunucusu, belediye başkanı, siyasetçi, ‘KCK operasyonu’ adı altında gözaltına alındı. 1400’ü Haziran 2011’den önce olmak üzere 3 bin 895 kişi tutuklandı. Tutuklananlar arasında 11 belediye başkanı, 10 belediye başkan yardımcısı, 29 encümen azası 4 şehir meclis başkanı, çok sayıda kadın evinde çalışan terapist, ayrıca 2011’de seçilmiş olan 6 milletvekili de cezaevinde bulunuyor“ şeklinde somut bilgi de verildi.
Alman vakıfları ve insan hakları aktivistlerinin de ‘PKK’ye yardım ediyorlar’ şeklinde haksız biçimde suçlandığının vurgulandığı açıklamada, ayrıca Alman Dışişleri Bakanlığı tarafında da Kürtleri ‘terörist’ olarak lanse edildiğine dikkat çekildi. Açıklamada, Almanya’nın bu tutumunun daha fazla kanın dökülmesine hizmet ettiğine yer verildi.

‘Terörist yaftası ile olmaz’

Yazılı basın açıklamasında, enerji kaynakları açısından çok önemli olan Nabucco petrol hattının Kürdistan topraklarından geçtiği, olayı, Türk-Kürt çatışması ya da Kürt tarafına ‘terörist’ yaftası yapıştırmanın bu projenin geleceğin de tehlikeye attığı vurgulandı.
Kürdistan’da politik sahnede ağırlıklı olarak BDP’nin yer aldığına işaret edilen basın açıklamasında, „Kürt bölgelerinde ağırlık olan BDP’nin demokratik çözüm sürecini baltalamak doğru değildir“ ifadesi yer aldı. 
Açıklamada, gerek Avrupa Parlamentosu, gerekse de parlamento üyelerinin sorunun çözme konusunda duyarlı olması istendi, son olarak Çukurca’da yaşamını yitiren asker ve gerilla ailelerine başsağlığı dileklerinde bulunuldu.   

AvEG-Kon’dan çağrı

Bu arada Avrupa Ezilen Göçmenler Konfederasyonu da yazılı bir açıklama ile Kürdistan’da AKP Hükümeti tarafından geliştirilen operasyonları kınadı. ‘Türk devleti savaşta ısrar ediyor’ başlığı ile yapılan yazılı basın açıklamasında, Türk ordusunun Güney Kürdistan’a askeri operasyon girişimin, Kürdistan’ı halen bir sömürge statüsünde tutmak, Kürt halkının varlığını kabul etmemenin bir göstergesi olduğu vurgusu yapıldı. Açıklamada, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik 3 aya yaklaşan tecrit uygulaması ve ‘KCK operasyonu’ adı altında yürütülen gözaltı ve tutuklama furyasına da dikkat çekildi.

HABER MERKEZİ




Prof. Steinbach'tan iç savaş uyarısı

Ortadoğu uzmanı Prof. Dr. Udo Steinbach, Kürt sorununun çözümünde ilerleme kaydedilmediğini belirterek, iç savaş uyarısında bulundu.
Almanya’nın tanınmış Ortadoğu uzmanlarından Prof. Dr. Udo Steinbach, Kürt sorununda artan çatışmalar ile Türkiye’nin işgal girişimini Deutsche Welle Radyosu'na değerlendirdi. Prof. Steinbach şunları kaydetti: "Türk askerinin orada –Kürt bölgesinde- tampon bölge oluşturması ya da uzun süre kalması uluslararası hukuk açısından mümkün değil. Böyle bir girişim uluslararası hukukun ve Irak'ın egemenliğinin açıkça çiğnenmesi anlamına gelir. Siyasi açıdan askeri operasyonun belirli bir gerekçesi olsa da uluslararası hukukla bağdaşmıyor.
Nitekim 2008'de İsrail, Hamas'ın topraklarına roketlerle saldırdığı gerekçesini kullanarak Gazze'ye girdiğinde de uluslararası toplum ve Türkiye Başbakanı bu girişimin kabul edilemez olduğunu vurgulamışlardı. Şimdi benzer şeyi Türk hükümeti Kürt bölgesinde yapıyor.

Patlamaya hazırdı

Temmuz başında iki buçuk haftalığına Türkiye’nin güneydoğusuna gitmiştim. Bu bölgede Türk askeri varlığı büyük ölçüde belli oluyordu. Her an patlamaya hazır bir atmosfer fark ediliyordu. Kürt politikalarında değişim olduğunu ilerlemeler olduğunu yadsımıyorum. Ama son yıllarda Türkiye Başbakanı başka politik hedeflere öncelik verdi ve bu nedenle Kürt sorunun çözümünde ilerleme kaydedilmedi. Eğer Türkiye kendi içinde bu soruna çözüm bulamazsa tırmanışa geçen bu çözümsüz mücadelenin iç savaşa dönüşmesi perspektifi de var."

ANF/BERLİN