Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan tarafından başlatılan demokratik çözüm sürecinde, en çok gündeme gelen ve tartışılan konulardan biri de bölgede yıllardır askeri yasak bölge ilan edilen alanların halka açılması konusu oldu.


Hayvancılık yüzde 90 geriledi
Hükümetin bugüne kadar somut adım atmadığı, söz konusu yasaklarla ilgili 90'lı yıllarda başta Colemêrg olmak üzere bölgedeki bir çok il, ilçe, köy ve mezra sivillere kapatılmış, bu da beraberinde zorunlu göçü ve bölgenin temel geçim kaynaklarından olan hayvancılığın yüzde 90 azalmasını getirmişti. Sürece rağmen askeri hareketliliğin had safhada olduğu Colemêrg'de yurttaşlar hayvanlarını otlatmak için yaylalara çıkamazken, hemen hemen her 5 kilometrede bir kalekol, karakol, 'güvenlik' yolu-barajı kuruldu. 


90'lı yıllardaki politika sürüyor
Kentin ilçe, köy ve mezralarında askeri izinle yaylaya ve bahçelerine girip çıkan yurttaşlar, asker gölgesinde yaşamanın sıkıntısını yaşıyor.
Çelê'ye bağlı Bilêcan köyünde, 1995 yılında yaylaların yasaklanmasıyla birlikte hayvanlarını satmak zorunda kalan Nebi Erdal, devlet tarafından hayvancılık yapmasına izin verilmediğini söyleyerek, "1995 yılında hayvanlarımızı satmıştık. Şu an 90'lı yıllardaki günlerden geçiyoruz. 'Yaylalar yasak değil' denilse de fiiliyatta yasaklanmış" dedi.
90'lı yıllardaki devlet politikasında bir değişiklik yaşanmadığını söyleyen Erdal, "Barış süreci nedeniyle tekrardan hayvan aldım. Şu an yaylaya çıkaramıyorum. Meskan Dağı'nda olduğu gibi birçok alan askeri bölge ilan ediliyor. Devlet dün de bize baskı uyguluyordu bu gün de. Devlet bizden ne istiyor?" diye sordu.

Karakollar daha çok korkutuyor
Colemêrg'in Dize köyünde yaşayan ve 1989 yılında devlet baskısı nedeniyle hayvanlarını satan Kadir Çiftçi ise, "Devlet bizleri mağdur etmek için elinden geleni yapıyor. Yıllardır yaşanan savaşın mağdurlarıyız. Köyümüzün dışına çıkmaya korkar olduk. Asker önüne geleni tarıyor" dedi. Hükümetin "Yaylaları kapatmadık" söyleminin yalan olduğunu dile getiren Çiftçi, "Devlet yalan söylemeyi bıraksın. Artık kendi topraklarımızda özgür kalmak istiyoruz. Her yerde karakol yapıyorlar. Bu karakollar bizim güvenliğimizi sağlamıyor. Daha çok bizi korkutuyor" diye konuştu.

Gelir kaynakları yok ediliyor

Devletin bölge halkının gelir kaynaklarını yok ederek yoksullaştırdığını da dile getiren Çiftçi, "Yıllar önce devlet baskısı nedeniyle hayvanlarımı sattım. Bugün tekrardan hayvan almak istiyorum. Ama yarın ne olacağını bilmediğim için hayvan alamıyorum. Her gün yanı başımızda gezen askerin gölgesinde yaşamak istemiyoruz" ifadelerini kullandı.
Bölgede gerçek barışın sağlanması için hükümeti adım atmaya çağıran Çiftçi, "Topraklarımızda baraj, karakol yapılmasını istemiyoruz. Askeri ablukanın son bulmasını istiyoruz" talebinde bulundu.  

 DİHA/COLEMÊRG